• $7,5296
  • €9,0211
  • 409.585
  • 1538.04
09 Haziran 2012 Cumartesi

Yorgunluk ve unutkanlık sebebi: Şeker

Simge Çıtak
Simge Çıtak
YAZARIN SAYFASI

Şeker tüketimiyle ilgili kafamız epey karışmış durumda. Hangi tür şeker bize zarar veriyor? Şekeri hayatımızdan tamamen çıkarmalı mı? Doğal şeker nedir? Şekerle ilgili merak ettiğiniz her şey bu yazıda...

"simge.20120608201617.jpg"

Bu hafta şekerle ilgili okuduğum en yeni çalışmaların sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Aslında her besin gibi, şekerin de azının yarar, çoğunun zarar olduğunu bir kez daha hatırlatan çalışmalar, doğal ve farkında olarak tükettiğimiz şekerin bize zararı değil, yararı olduğunu söylüyor.
Bilinen bir gerçek var ki o da şu; beynimiz çalışmak için glikoza ihtiyaç duyuyor ve beyin hücrelerinin diğer hücrelere göre iki kat daha fazla enerjiye gereksimi var. Bu da günlük toplam enerji ihtiyacımızın neredeyse yüzde 10'una denk geliyor. Bu enerjiyi glikozdan alıyoruz, yani glikoz aslında beynimizin benzini. Dolayısıyla dengeli olarak tüketildiğinde doğal şeker beynimizin düşmanı değil. Bize zarar veren, çeşitli işlenmiş gıdaların içinde farkında olmadan aldığımız şeker...
Yapılan çalışmalar, fazla şeker tüketiminin zayıf hafızaya, öğrenme güçlüğü ve depresyona neden olduğunu gösteriyor. Hatta bunu bir adım ileriye taşıyarak, alkol, sigara gibi şekerin de bağımlılık yarattığını gösteren çalışmalar var. Amerika Tarım Bakanlığı verilerine göre, Orta Amerika'da kişi başına yılda      71 kilo şeker tüketiliyor. Bu,  2,2 kiloluk şeker paketlerinden toplam 30 paket demek.
Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi'nin bir araştırması ise günde kişi başına 27 tatlı kaşığı şeker tüketildiğini ortaya koyuyor. Bu da 440 kaloriye denk gelen bir şeker miktarına işaret ediyor. Yani günlük ortalama 2000 kalorilik bir diyetin neredeyse 1/4'ünün sırf şekerden alındığı anlamına geliyor. Bunlar inanması zor veriler lakin ne kadar şeker tükettiğimizin gerçekten de farkında olmadığımızı net bir şekilde ortaya koyuyor.
Bunları söylüyorum çünkü ne kadar şeker tükettiğinizi fark etmenizi istiyorum. Sihirli kelime farkında olmak! Sağlıklı bir diyette önemli miktarda şekeri, meyve ve ekmek içeriğinden alıyoruz. Bu iyi bir şey çünkü beynimizin çalışması için her gün şekere ihtiyacı var. Ama sorun şu ki, biz bunun dışında işlenmiş gıdalardan da farkında olmadan, üstelik kronik şekilde şeker alıyoruz ve bu gıdalar genellikle hızlı emilen früktoz içeriyor. Bu ikisini ayırmak gerek.
BEYNE ZARARLI
Araştırmalar gösteriyor ki, işlenmiş şeker beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) üretimini azaltıyor. Bu faktör azaldığında, hafıza zayıflıyor ve kişi hatırlama güçlüğü çekiyor.
BDNF seviyesi, şeker hastalarında ve glikoz metabolizması iyi çalışmayan kişilerde düşük çıkıyor. Bu da, BDNF azaldıkça şeker metabolizmasının bozulduğunu gösteriyor. Düşük BDNF'nin aynı zamanda demans (bunama) ve depresyonla bağlantılı olduğu çıkan araştırma sonuçları arasında. Hatta bunun alzheimer gibi başka rahatsızlıkları da tetikleyebileceği düşünülüyor.
Şekerin fazla yemek yemeye neden olduğuyla ilgili çalışmalar da var. Fazla şeker tüketimiyle şişmanlık arasında bir bağlantı olduğunu zaten biliyoruz. Çünkü şeker yüksek kalori içeriyor. Aynı zamanda şeker ağırlıklı besinler bizde daha fazla yemek yeme hissine de neden oluyor. Bunun nedenini geç de olsa kavrayabildik. Bu alanda yapılan son araştırmalar fazla miktarda işlenmiş şeker tüketiminin beynimizin doyma mekanizmasına olumsuz etkilediğini gösteriyor. Söz konusu sistem zarar gördüğünde, kişiler daha büyük porsiyonlar tüketmeye eğilimli oluyor. Bahsettiğim tüm bu çalışmalar, işlenmiş şeker tüketimi fazlalılığının beyne zarar verdiğini gösteriyor. Bu şekilde bakıldığında, işlenmiş şeker tüketiminin sigara ve alkol bağımlılığı kadar ciddi bir sorun olduğu anlaşılıyor. Acı gerçek, bunun sağlığımızı nasıl etkilendiğini daha yeni anlamış olmamız.

Doğal şeker nedir?
Meyvede, balda, sütte ve tahıllarda bulunan, besin değeri olan şeker,
 doğal şekerdir. Ham yani işlenmemiş şeker ise kahverengi, nemli ve yapışkan olur. Pancar suyu kaynatılarak yapılmıştır ve sağlığa zararlı değildir.

NELERE DİKKAT ETMELİ?
1- Açlığınızı bastırmak için meyve, havuç, kırmızı biber, salatalık ve domates gibi yeterli derecede sağlıklı besinler tüketin. Tatlı krizini bastırmak için kurutulmuş meyveler idealdir.
2- Su ve şekersiz içeceklerden mümkün olduğunca çok tüketmeye özen gösterin. Donmuş meyveler, evde yapılmış dondurma çok iyi bir tatlı alternatifi olabilir. Şekeri sisteminizden temizlediğinizde, tat alma duyularınız daha etkin hale gelecek, sağlıklı besinler size daha tatlı ve güzel gelecektir.
3- Kompleks karbonhidratları (sebzeler, tam tahıllılar) tüketmeye özen gösterin. Bu sayede kan şekeriniz aynı çizgide seyredecek ve tatlı krizleriniz azalacaktır. Lifli bir beslenme şekli de aynı şekilde şeker ve tatlı aşermeyi en aza indirebilir.
4-
Günlük olarak yeterli protein almaya dikkat edin. Proteini her gün dengeli aldığınızda şekerli gıda ihtiyacınızın olmadığını anlayacaksınız.
5- Dışarı çıkarken aşırı açlık hissinde olmamaya özen gösterin. Evden çıkmadan yemeye veya yanınıza sağlıklı atıştırmalar almaya çalışın.
6- Sık sık egzersiz yapın, yeteri kadar uyku uyuyun.
7- Stresten ve heyecandan kaynaklanan bir şeyler yeme ihtiyacının sizde nasıl geliştiğini takip edin. Stresinizi yönetmek için farklı yollar geliştirin, böylece atıştırma ihtiyacı duymazsınız. Örneğin; yürüyüşe çıkın, kum torbası yumruklayın, ip atlayın, temizlik yapın...
8- Sizi rahatsız eden duyguları ve düşünceleri belirleyin. Yorgunsanız, dinlenin. Yalnızsanız, arkadaşlarınızı arayın. Sıkıldıysanız, bir hobi edinin. Şeker alışkanlığınızı yenebilmek için vücudunuzun ve duygularınızın neden bahsettiklerini çok iyi anlayabilmeniz gerekir.
9- Aşırı şeker içeren ürünleri evinize almayın.
10- Eğer şekeri abarttığınız günler olursa hata yaptığınızı kabullenin ve bir daha yapmamaya özen gösterin. Unutmayın, şekerli gıdalar tüketmek günah değil sağlıksızdır. Yaptığınızdan utanmayın ama yapmamaya özen gösterin.
11- Kendinize iyi davranın ve dürüst olun. Şeker ile olan mücadelenizi kazanabilmek için vücudunuzu bakıma alın ve duygularınızı anlamaya çalışın. Hiçbir şeyi ertelemeyin, bu durumla hemen şimdi ilgilenin.

<p>Öğrencilerin merakla  beklediği yüz yüze eğitim başladı. Çocuklar eski normale nasıl adapte ol

Yüz yüze eğitim başladı, anne babalar nelere dikkat etmeli?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi