• $7,2801
  • €8,783
  • 404.818
  • 1527.45
23 Haziran 2012 Cumartesi

Obeziteden hormonlar sorumlu

Simge Çıtak
Simge Çıtak
YAZARIN SAYFASI

Bu hafta çok ilginç bir belgesel seyrettim; 'The Truth About Fat' (Şişmanlık Hakkındaki Gerçekler). Hepimizi yakından ilgilendiren şişmanlıkla ilgili belgesel, biri acıktıran diğeri tok hissettiren iki hormonun keşfinden bahsediyor.

Son 20 yıldır ağırlığımızın artmasının en önemli nedeni, artık her tür yiyeceğe çok kolay ulaşabilmemiz ve dolayısıyla gereğinden fazla besin tüketiyor olmamız. Her gün ihtiyacımız olanın yaklaşık 200 kalori fazlasını tüketiyoruz. Ama buna rağmen bazılarımız zayıf kalabilirken, bazılarımız şişmanlıyor. Benzer yaşam koşullarına sahibiz, aynı şekilde besleniyoruz ama aslında farklıyız. Peki, farklı olan ne? Yani şişmanlık tam olarak neyle ilgili?
Bugüne kadar şişmanlığın çözümü için önerilenler hiç değişmedi: Az yemek yiyin ve egzersiz yapın. Bu iki tavsiye hala doğru ve şişmanlığı engellemenin aslında en önemli iki yolu. Ancak sorunun kesin çözümünde yeterli değil.
Seyrettiğim belgeselde şişmanlıkla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Doktor Gabriel Weston, şişmanlıkla ilgili yeni ipuçları bulmamız gerektiğini söylüyor. Ne yiyeceğiz? Ne kadar yiyeceğiz? Bedenimizde bulunan ve bu kararı şekillendiren nedir? Ve bu kararları nasıl değiştireceğiz?' 'The Truth About Fat' (Şişmanlık Hakkındaki Gerçekler) adlı belgeselde Weston, bu sorulara cevap bulmak üzere, şişmanlığın çözümü için çalışan bilim insanlarıyla görüşüyor.
SADECE İRADE DEĞİL
Buna göre, bilim insanları beynimizin midemizle konuştuğunu gösteren, biri acıktıran diğeri ise tok hissettiren iki yeni hormon keşfetmiş ve bu hormonların, kişinin ne yiyeceğine karar verdiğini saptamışlar. Zayıf insanların bu iki hormonu normal çalışırken, şişman bireylerde bu hormonların tam olarak aktif olmadığını fark etmiş bilim insanları. Araştırmalara göre şişman insanlarda 24 saat açlıktan sonra bile açlık hormonu çok yüksek olmadığı ortaya çıkmış. İşin garibi yemek yedikten sonra dahi bu kişilerde tokluk hormonu artmamış. Bu sonuç, şişman bireylerin tam olarak tokluk yaşamadığını, bu nedenle daha fazla yediğini gösteriyor. Özetle, bu iş sadece irade meselesi değil, aynı zamanda hormonlarla alakalı.
Bir başka araştırmacı ise şişmanlık konusunu, biri zayıf, diğeri şişman tek yumurta ikizlerinde incelemiş. Tek yumurta ikizleri, bilimin ilerlemesinde çok etkili. Çünkü çevresel faktörlerin insan üzerindeki etkilerini anlamamızı sağlıyorlar. 'Her şeyleri aynı olan iki kişinin kilosunu farkı kılan nedir?' sorusunun cevabının araştırıldığı bu çalışma, genlerin her şeyi açıklayamadığını ortaya koymuş.
Araştırmada söz konusu ikizlere genetik farklılıkları bulmak için birtakım testler yapılmış ve bu testlerin sonuçlarına göre aynı gene sahip olmanın yeterli olmadığı, aynı zamanda genin aktif olması gerektiği tespit edilmiş. Ancak bu genleri tam olarak neyin aktif hale getirdiği saptanamamış. Bilim insanları, bu geni neyin aktif hale getirdiği saptanabilirse, şişmanlıkla daha kolay başa çıkabileceğimizi düşünüyor.
Şişmanlık, karmaşık bir konu. Genlerimiz, hormonlarımız ve beynimizle bağlantılı bir durum. Bu araştırmalar, her zaman savunduğum gerçeklerin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor aslında:
Duygusal olarak yemek yememeliyiz. Beynimizde besinlerin anlamlarını değiştirmeliyiz. Yiyeceklere yüklediğiniz anlamları, sizi engelleyen inançlarınızı fark etmeliyiz. Gerçekten istediğiniz zaman, sisteminiz isteklerinize cevap verecektir!

<h3>ÇALIŞANLAR İSTİFA METNİ YAZARKEN DİKKAT!</h3><p>'Kısa Çalışma Ödeneği'nin biteceğinin açıklanmas

Kısa çalışma sonrası çalışanlar nelere dikkat etmeli?

Niğde'de kaçak kazı yapan 4 kişi suçüstü yakalandı

Akkuyu Santrali'nde ikinci ünitenin konsol kirişinin kurulumu tamamlandı

Adıyaman'da ''Gastropod'' nesline ait hayvan fosili bulundu