• $7,4252
  • €9,011
  • 442.848
  • 1540.21
13 Ağustos 2011 Cumartesi

Kötü gazeteciliğin hikmeti

Ülkenin akla zarar polemik trafiğine ve travmatik gündemine ışık hızında uyarlanan ahalinin köşe yazıları söz konusu olduğunda tezahür eden kılı kırk yarma azmine hayranım. Hem şaşırtıcı hem mutluluk verici. Çünkü yazanın temel isteği, 'ses' duymaktır en nihayetinde. Bu minvalde; önceki yazımın çıkardığı seslerden örneklemem gerekir ki; o utanç verici başlıkla medyada yer bulmuş 'Bu kıza dikkat!' haberi üzerine 'İnsanlığın 12 yaşındaki kızla imtihanı' yazısını kaleme aldım. Sayın köşe yazısı polisi yakaladı derhal twitter'dan; 'Biip sağa çek! Haber yeni değil, neden şimdi gündeme getiriyorsun?!'
Upps, hakkınız var amirim (!) Dünün haberi gibi yazmış bulundum ama hiç de pişman değilim. Hatta gocunmadan itiraf edeyim ki, haber sosyal medyada önüme düşünce tarihine bakmak aklımın ucundan geçmedi. Eren Demir'e de teşekkür edeyim paylaştığı için, yeri gelmişken. Bodos daldım sektirmeden malum konuya. Ki versiyonlarına defalarca rastladığımız ve önü alınamayan aşağılık bir habercilik/medya diliydi söz konusu olan. 2-3 ay önce ya da sonra olması değil zihniyetin kronikliği idi zaten asıl baş belası o haberde. Bu doğrultuda görüp inandığımı aktardım. Tarih karışmış meğerse. Kötü gazetecilik diyebilirsiniz. Acemilik diyebilirsiniz. Atış serbest, sayın yakalayan. Yazıda ifade etmeye çalıştıklarımın tarihten çok daha önemli olduğunda ısrarlıyım hala. 4 aydır orada öylesine utanç verici halde duran haberin sessiz sedasız, özürsüz kınamasız da olsa arşivlerden çekilmesinde bir nebze tuzum olduysa, ne mutlu bana! Haberin kaynağı olan İhlas Haber Ajansı'ndan hala beklediğimiz özür/kınama açıklamasının da peşine aynı hassasiyetle düşmenizi temenni ederim, sayın açık kollayan.

She'ler ve he'ler
Yazarlar var; ismi cismi olmayan mail'i, içinde hayatın sırrı da yazsa açmaz, direkt çöpe yollar. Merakım yazarlığımdan büyük olsa gerek ki ben benimseyemedim o prensibi. İsimsiz bile olsa açarım, hatta cevaplarım veya gerek duyarsam sayın okuyanla da paylaşırım. Misal:
'Bir havayolunun yeni uçaklarına vereceği isimlerin kız isimleri olması hakkındaki yazınızı (!) okuyorum ve üslup, düşünüş ve bilmeden yazışınızdan kaynaklanan içine düştüğünüz aciz durumu görüp üzülüyorum. Havacılıkta bütün uçaklar 'kız'dır... İsim verilse de verilmese de uçaklar, hava trafik konuşmalarında 'she' olarak çağırılır, tarif edilir... Demek ki neymiş, pek de bilgi sahibi olmadığınız bir meslek ya da durumdan (yani teknik bilgi gerektiren) bahsederken böyle cesur ve rahat olmamak gerekirmiş!'
***
Ah be sayın isimsiz okuyan, haklısınız bir bakıma ancak eksik bilgi! Sade uçaklar değil, otomobiller, hatta sörf tahtaları dahil motorlu motorsuz, havada/karada/denizde üzerine binilen ve erkek egemen dünyayı 'uçuran' ne varsa 'she'dir İngilizce konuşan dünyada. Ve fakat bu durum zannettiğiniz türden bir teknik bilgi değil, milyonlarca yıllık ortak bilinçaltının etimolojik göstergeleri sınıfına girmektedir. Hoş, yazının bir köşesinde olsun uçakların zaten 'kız' doğduğunu belirtmeliydim  - ki benim hatam - ama bunu yakalamak da size nasipmiş, yaşasın.
Erkek dünyası, kontrol etmeye soyunduğu risk içeren türlü 'güce' dişiliği yakıştırmaya meyillidir ezelden. Sıtkı sıyrılmış bir hapishane dolusu adam, hangilerinin eve döneceği belli olmayan bir üs dolusu asker ya da kıran kırana geçecek bir maç öncesi kan basıncının had safhada olduğu bir soyunma odası dolusu sporcu da 'she'dir,
girls'tür yeri geldiğinde... Sinematik hafta sonları, mümkün mertebe.

Home Tweet Home: Sürekli tüketerek dünya kaynaklarını tüketen insanoğlunun geleceğinin aynası Afrika'dır. Bir lokma bile bulunamayacak! (twitter.com/denizulusongan)

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında

Dünyanın en saçma yasakları! Bunları ilk kez duyacaksınız