• $8,1653
  • €9,7198
  • 452.829
  • 1375.91
10 Ocak 2021 Pazar

Yeni denklem ve Türkiye

Pandemi sonrası nasıl bir Dünya ile karşılaşacağız?

Bunun ilk örneklerini izlemeye hazır olalım. Önümüzdeki günlerde ABD’de yaşanacaklar bize önemli ipuçları verecek çünkü.

ABD bir kaç saatlik “Kongre Baskını” ile kelimenin tam anlamıyla afalladı.

Bunu sadece “imaj kaybı” ile açıklamak yeterli olmaz.

Dünya’ya korku salan bir imparatorluktan söz ediyoruz.

Şimdi kendisi korkuya teslim olmuş durumda.

Hem de ne korku!

Baksanıza...

ABD Başkanı Trump’ın sosyal medya hesapları kapatıldı.

Taraftarları “terörist” ilan edildi.

Ekspres “azil süreci” taleplerinden geçilmiyor.

Bir güç odağı düşünün...

ABD Başkanını bile sessizliğe mahkum edebilecek kudrette ama aynı zamanda “Amerikan Rüyası”nın bir anda kabusa dönüşebileceğini vehmedecek kadar korkak ve kırılgan...

Bu psikolojinin altı boş değil.

Dünya’daki siyasi, askeri ve ekonomik hakimiyetini başka güçlere kaptırma endişesinin yaşattığı sancılar...

Diz çöktürmek istediği ülkeleri “çerçeveleme” yoluyla yani güdümündeki komşu devletler ya da örgütler ile kontrol altında tutma stratejisinin artık işlemiyor oluşu...

Pandemiden kaynaklanan ölümler, ekonomik kayıplar...

Bulutları delen gökdelenlerin arasında her gün katlanarak büyüyen açlık, sefalet ve sağlık hizmetlerinden yoksunluk gerçeği.

En ufak bir provokasyon sonucu sokaklara taşan yıkıcı öfke yüzünden güçlü, sağlam, kararlı kamu otoritesine ihtiyacın giderek daha da artması...

Ve daha nice sebep ABD’yi yeni dönemde ucu bucağı belirsiz maceralar yerine “sağlamcı” adımlar atmak zorunda bırakabilir.

Bunun bizi ilgilendiren tarafına gelince...

Beklenenin aksine, yeni dönemde Türkiye’nin egemenlik haklarına ve terörle mücadelesine daha “saygılı” bir ABD ile karşılaşma ihtimalimizin hiç de az olmadığını söyleyebiliriz.

Tabi “akıl” devre dışı kalmazsa...

ABD’nin yönetimi değişecek.

Aşılar sayesinde pandeminin etkisi azalacak.

Böylelikle Dünya’da yeni bir denge arayışı da başlamış olacak.

Türkiye bu kulvara özgüvenle giriyor.

Çünkü 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimine rağmen bölgesel güç olduğunu hem sahada hem masada defalarca ispat etmeyi başardı.

Yani eski zamanlardaki gibi Türkiye’yi darbeyle, terörle hizaya getirme düşüncesi ham hayal olmanın ötesine geçemez.

Ama bu gerçeğe rağmen kritik süreçler söz konusu olduğunda Türkiye’de yeni kaos senaryolarını devreye sokma hevesleri de hiçbir zaman bitmez.

Şimdi buraya dikkat...

Dünya’da tüm kartlar yeniden karılırken “Türkiye’ye zarar verme” kadrosundakilerin son günlerde fazla mesai yapmaları boşuna mı?

Gündelik siyasi tartışmalardan ve parti politikalarından da bağımsız olarak bu soruya odaklanmanın tam vaktidir.

<p><span>Geçmiş duygusal yaraların sağlıklı bir onarım  süreci yoksa kaybetme korkusunun yeri sağlam

İlişkilerde kaybetme korkusunu aşmak

Azerbaycan'da 'Savaş Ganimetleri Müzesi' açıldı

Ramazan davulcuları ilk mesailerine başladı

Yerin metrelerce altında ilk sahur böyle görüntülendi