• $7,3698
  • €8,9749
  • 441.977
  • 1551.57
09 Ocak 2021 Cumartesi

Biden ile “3. Obama Dönemi” mi başlıyor?

ABD’deki “Boynuzlu Kongre Baskını” yüzünden süngüsü düşen Trump geri çekilmek zorunda kaldı. 

Kimi yorumlara göre bu, müesses nizamın “taktik” bir hamlesiydi. 

Böylelikle yaranın üzeri geçici olarak kapatıldı. 

Ama bu yara, koskoca ABD’yi karpuz gibi ortadan ikiye yarabilecek kadar derin. 

Trump varlığını sürdürür ya da sürdürmez. 

Belki yargı süreçleri ile elini kolunu bağlayabilirler. 

Ama Trump ile sembolleşen toplumsal talepler ne olacak? 

ABD aslında şu an en konforlu günlerini yaşıyor.

Niye?

Çünkü Trump 20 Ocak’a kadar iktidarda ve bu yüzden taraftarlarının “muhalefet” tavrı sergilemesi imkansız. 

Bunun böyle olduğu Kongre baskınıyla tescillendi. 

Acayip kıyafetleri ile ortalığı savaş alanına çevirenlerin eylemleri “demokratik hak talebi” değil “demokrasiye karşı darbe” olarak görüldü. 

Belki de yaşananlar “böyle görülmesi” içindi.

Bir tarafta seçilmiş başkan Biden ile demokrasiye bağlı kitleler diğer tarafta seçimi kaybettiği halde iktidarı bırakmamak için direnen Trump ve taraftarları... 

İşte bu denklem 20 Ocak’tan sonra yani Biden yönetimi devraldıktan sonra bozulacak ve ABD için asıl sıkıntı o zaman başlamış olacak. 

Çünkü o günden sonra ABD siyaseti belki ilk kez dinamik bir toplumsal muhalefet ile birlikte yaşamayı tecrübe edecek. 

Bizler de, karıştırmak istediği ülkelerin seçilmiş, meşru hükümetlerine karşı o ülkelerin muhalefeti ile ortaklaşma siyaseti güden ABD sisteminin kendi muhalefetine karşı nasıl bir tutum takınacağını görmüş olacağız. 

Bir gerçeğin altını çizelim, Biden “içeride” bütünlüğü sağlama adına “uzlaşmacı” tavırlar sergileme mecburiyetinde... 

Küresel salgının etkileri ve ekonomik kriz ile mücadelede ortaya güçlü bir performans koyabilmesi için bu şart.

Peki “dışarıda” ne yapacak? Yani Biden ile birlikte “3. Obama Dönemi” mi söz konusu olacak? 

Mümkün değil.

Biden bu gerçeği, Kasım 2020’deki bir röportajında “3. Obama dönemi imkansız çünkü artık çok farklı bir dünya ile karşı karşıyayız” sözleriyle ortaya koymuştu. 

Yani Biden eski günlerdeki gibi “elini kolunu her yere keyfince uzatamayacağının” farkında.

Gelelim Türkiye-ABD ilişkilerine... Obama döneminde yaşananlar tekrarlanır mı?

İmkansız.

Kendi ifadesiyle “çok farklı bir dünya” ile karşı karşıya olduklarını dile getiren Biden, Türkiye’nin de “o eski Türkiye” olmadığını görmek durumunda.

Trump yönetimi, Türkiye’nin 15 Temmuz’dan kalan alacakları için “ o eski yönetimin sorunu” diyebilme lüksüne sahipti. 

Devletlerde devamlılık esastır gerçi ama evet öyle bir lükse sahipti. 

Ama Biden’ın durumu farklı. Karşımıza Türkiye’ye borçlu bir başkan olarak oturacak. 

Biden yönetimi Trump dönemindeki “Lider Diplomasisi” yerine “Devlet Diplomasisi” ile yürümeyi tercih ederse karşısında bu kez FETÖ ve benzeri ajan unsurlardan arınmış bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti görmüş olacak. 

Bunun ne anlama geldiği yakında fark edilir.

Bizdeki muhalefetin “Biden bizi diskoya götür” havasına gelince...

Onlar adına üzgünüm ama o hava “gazozun gazı” gibi kaçtı.

Ama dert etmesinler “Boynuzlu Kongre Baskını” yüzünden ABD’nin karizmasının çizilmesine Amerikalılardan fazla üzülmeleri herhalde not edilmiştir.

Bekledikleri “aferin” mesajı üç vakte kadar gelir. 

<p>Trump'ın ayrılışının ardından ABD'nin 46'ncı başkanı Joe  Biden ailesiyle birlikte yemin ederek r

Joe Biden, AB ile buzları eritir mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılanların yuttukları dev canlılar

Beyaza bürünen Horma Kanyonu muhteşem manzaralar sunuyor