• $7,3504
  • €8,8914
  • 414.503
  • 1471.39
15 Aralık 2010 Çarşamba

Şampiyonluğu kim hak ediyor

Bugünkü görüntü ile şampiyonluğu en fazla kim hakediyor: Trabzonspor... Eğer camia kendi kendine sorun çıkarmaz kendi ayağına kurşun sıkmazsa geriden gelenlerin hiç şansı yok

Trabzonspor müthiş bir hava yakaladı. Tünelin ucunda şampiyonluk gözüküyor mu?
En iyi savunmayı kim yapıyor: Trabzonspor... En iyi hücuma kim çıkıyor: Trabzonspor... En iyi kim mücadele ediyor: Trabzonspor... En iyi takım oyununu kim oynuyor: Trabzonspor... En coşkulu seyirciye kim sahip: Trabzonspor... Bugünkü görüntü ile şampiyonluğu en fazla kim hakediyor: Trabzonspor...
Daha ne olsun... Trabzonspor çok uzun bir süredir şampiyonluğu bu kadar hiç yaklaşmamıştı. Tamam daha ligde 18 haftalık çok uzunca bir süre var ama uzak ara önde olan Trabzonspor... Yani kazanmaya devam ederse geriden gelenlerin hiç şansı yok... Yeter ki Trabzonspor camiası kendi kendine sorun çıkarmasın. Kendi ayağına kurşun sıkmasın.

2 İSTANBUL MAÇI ÖNEMLİ
Bu arada önemli bir konu daha: Trabzonspor şampiyon olmak istiyorsa, özellikle İstanbul'da oynayacağı Fenerbahçe ve Beşiktaş maçlarında iyi sonuçlar alması gerekiyor. Özellikle Fenerbahçe maçı, ikinci yarının ilk karşılaşması. Ortaya çıkacak sonuç Fenerbahçe'yi umutlandıracağı gibi, Fenerbahçe'nin şampiyonluk yarışından kopmasına da neden olabilir. Beşiktaş maçı için de aynı şeyler geçerli. Trabzonspor'un bu iki deplasmandan alacağı iki beraberlik bile kendisi için büyük avantaj olur. En azından rakipleriyle arasındaki puan farkını korur.

Yobo'nun makyajı döküldü
Alex yine oyundan çıktı, Fenerbahçe yine 60'tan sonra çöktü. Aykut Kocaman neyi göremiyor, niye çözüm bulamıyor?
Alex'İn oyundan çıkması ile Fenerbahçe'nin çökmesi arasında direkt bir bağlantı yok. Fenerbahçe'nin 60. dakikadan sonra çöktüğünü Alex'in çıkışı değil, rakamlar çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Attığın 39 golün 27'si ilk yarıda, 12'si ikinci yarıda. Yediğin 21 golün, 7'si ilk yarıda, 14'ü ikinci yarıda. İlk yarı sonuçlarına baktığınızda Fenerbahçe'nin 39 puanı var. Yani lider Trabzonspor ile aynı puanda. Ama maç 90 dakika oynanıyor. O zaman Fenerbahçe, lider Trabzonspor'un 9 puan gerisinde ve sonuç olarak son 11 yılın en kötü Fenerbahçesi...
Kış geldi, Fener'in Afrikalıları durdu. Niang, Dia, Yobo'nun form düşüklüğünü buna bağlayabilir miyiz?
Fenerbahçe'nİn geriden gelip öne geçtiği maç belki yok, ama öne geçip kaybettiği maç çok. Rahat bir takım Fenerbahçe. Kendine güvenen, rahat ama kırılgan bir takım. Savaşmıyor, mücadele etmiyor, ısırmıyor. Oysa kazanmak için, başarı için, rakibi sindirmek için öpüp okşayan değil, vuran, hırpalayan, savaşan ve dağıtan bir Fenerbahçe'ye ihtiyaç var. Bugüne kadar sahada böyle bir Fenerbahçe gördünüz mü?
Hep söylüyorum, yenik durumdayken bile hırslanıp bir vites ileri attığına tanık oldunuz mu? Ha galip, ha mağlup değişen bir şey yok. Tempo, hep aynı tempo. Gazetede okudum. Ankaragücü maçı sonrası Aykut Hoca futbolculara 'Spor programlarını izlediniz mi, sizi acımasızca eleştiriyorlar' demiş. Futbolcular da hırs yapmış, 'Sezon sonunda görüşürüz' demişler. Aferin, hoşuma gitti. Ama bu hırsı, sizi eliştirenlere yapacağınıza, rakiplerinize yapsanıza.

LUGANO DA İYİ DEĞİL
BİR eliniz yağda, bir eliniz  balda, buna rağmen açlıktan inim inim inleyen takımlar karşısında perişan oluyorsunuz. Yetenek sizde, imkan sizde, şan, şöhret, seyirci sizde, ama sizde olmayan tek şey, hırs, mücadele, istek ve arzu. Eee kimseye de adı için, şöhreti için puan vermiyorlar, maç vermiyorlar. Adının arkasına saklanmayacaksın, oynayıp, savaşıp kazanacaksın. Öpen Fenerbahçe'den döven Fenerbahçe'ye geçeceksin. Var mı böyle bir umut? Bana göre yok...
İDDİA ediyorum, herkesin çok güvendiği Lugano iyi oynamıyor, iki maçta tanrı katına çıkardığımız Yobo'nun makyajları dökülmeye başladı. Fenerbahçe'nin her golü soldan yemesi bir raslantı mı? Koca Fenerbahçe sol kanat savunmasını yapamıyor. Caner yok, Stoch inanılır gibi değil. Fırtınaydı, Fenerbahçe'ye geldi, rakipler için  tatlı bir melteme döndü.

HEP YATAN FUTBOLCU!
Dİa alınırken, Fransa Ligi'ni yakından izleyen arkadaşlarıma sormuştum... 'Bir maç oynar, beş maç yatar' demişlerdi. Dia bir maçta oynamadı. Gördük ki, Dia 15 dakika oynuyor, oynadığı sürenin gerisinde yatıyor. Hücumda çoğalamıyor, defansta kalabalık olamıyorsanız, demek ki, orta sahanız da 20-30 metrede yalandan oynuyor. Üstelik bıktırıcı bir yan pas trafiği. Sağdan sola. Soldan sağa. Bir daha sağdan sola, bir daha soldan sağa. Üstelik yüreme tempsunda. Olacak şey mi?

Demirören doğrusunu YAPIYOR
Yıldırım Demirören, Lig TV'ye salı günü çıktı, haftaya 3 yıldız geldi. Bu transferler için ne söylenebilir?
CAMİALAR kulübün ne kadar borcu var, bakmaz, aldırmaz. Genel kurul üyeleri rahatsız olur ama, onlar da bu borçlanmaya rağmen içten içten transfer isterler. Bu bağlamda Başkan Yıldırım Demirören doğru olanı yapıyor. Üstelik Beşiktaş, yıldız oyuncu konusunda yıllarca F.Bahçe ve G.Saray'ın gerisinde kaldı, şimdi atağa kalktı, öne geçti. 
BEŞİKTAŞ bugün liderden 12 puan geride olmasına rağmen ben ciddi bir şampiyonluk şansı olduğunu düşünüyorum. Yeter ki, Schuster saçma sapan işler yapmasın. Günübirlik Eskişehir'e gitmek gibi, oynatacak santraforu yokken, Fatih'i 18 kişilik kadroya bile almamak gibi...
ÜSTELİK Beşiktaş Avrupa Ligi'nde de iyi bir ivme yakaladı. Bu yolda yürüme şansı var. Ancak gördüğüm kadarıyla kamuoyunda yeni aldığı 3 yabancıyı da, Avrupa'da oynatır diye bir görüş var. Bu doğru değil. Simao'nun geldiği A.Madrid Avrupa Ligi'nde oynadığı için, oynaması söz konusu değil.
AlmeiDa ile Fernandes'in takımları da Şampiyonlar Ligi'nde oynadı. UEFA bu durumda iki oyuncudan birine izin veriyor. Yani Beşiktaş Avrupa Ligi'nde ya Fernandes'i tercih edecek, ya da Almeida'yı. İkisi birden olmuyor. Ama eldeki  kadro yeterli. Sezon başında bizi ekrana yapıştıran Beşiktaş'ı hatırlayalım. Aynı Beşiktaş niye olmasın...

G.Saraylı futbolcular sopa yemekten kan revan içinde
Hagi'nin 'Bana kişilikli oyuncu lazım' lafı takım ile köprüleri atmasına yol açmaz mı?
G.saray'da futbolculara vuran sadece Hagi değil ki. Hafta boyunca medya vuruyor, maçta kendi seyircisi vuruyor, maç sonrası Hagi vuruyor. Galatasaraylı futbolcular sürekli sopa yemekten kan revan içinde. Bu takımdan nasıl motive olmasını beklersiniz, nasıl iyi oynamasını beklersiniz. Futbolcuları elbette savunmuyorum ama, çare bu değil. Hagi alsa alsa kaç futbolcu alacak. Ya  üç, ya dört.
Sonuçta çoğunluğu bu oyunculardan oluşan bir kadro ile devam edecek. O zaman her maç sonu 'Kişilik-karakter' konuşması yapmak yerine bu futbolcuların performansı nasıl artar ona bakmalı. Daha ilk yarım saatte kaptanına küfür etmeye başlayan bir seyirci önünde bu takımın iyi oynamasını nasıl beklersiniz? Gelen vuruyor, giden vuruyor. Futbolcuların her yeri yara- bere içinde. Acil tedavi lazım, pansuman lazım. Devre arası büyük bir ameliyata gireyim derseniz, Allah korusun hasta ameliyat masasında kalır.

ÇIKIŞ YOLU ASLINDA BELLİ
Üstelİk ortada açık bir sorun var. Eğer Hagi, önümüzdeki sezon da devam edecekse, kimi istiyorsa alın. Ama Hagi transferleri yapar, sezon sonu giderse ne olacak? Yeni gelen hoca, Hagi 'nin alığı oyuncularla çalışacak mı? 'Gönderin bunları' derse ne yapacaksınız? İkinci yarı için Arda'yı, Baros'u kazanın, ilk yıl için parasını ödediğiniz Misimoviç'i kullanın, elinizde milli takımın savunması var, vurup yıkacağınıza ayağa kaldırın.
BİR futbolcu zirveden geriye gidiyorsa, burada sadece futbolcu suçlanmaz, gözler Hagi'ye de çevrilir. Çözüm kadrodakileri iyi bir çizgiye çekmek.

Benim bildiğim Emre karıncayı zor incitir
Emre'nin futboldan çok saha dışındaki olaylara karışmasını doğru buluyor musunuz?
TANIMASAM, sahadaki izlenimine bakıp yanlış yargıya varacağım. Emre özel hayatında karıncayı zor incitir. Ama sahadaki aşırı hırsı, çoğıu zaman kendisini sevimsiz hale getiriyor. Kontrol etmeli kendini. Çünkü yok yere sevimsiz ve antipatik duruma düşüyor.

<p>İletişim Başkanlığı'nın düzenlediği 'Nakkaş Osman Surname-i Hümayun Dijital Minyatür Sergisi' ilg

Osmanlı'nın Başnakkaşı Nakkaş Osman ve minyatür sanatı

Hafta sonu kısıtlamasının ardından yurt genelinde hareketlilik başladı

Avni Yıldırım ve Saul Alvarez müsabaka öncesi tartıldı

Konya'da mısır hasadının yapıldığı tarlada 40 metre derinliğinde obruk oluştu!