• $7,3546
  • €8,9369
  • 438.617
  • 1543.31
08 Şubat 2011 Salı

'AĞIR ABİ' Fenerbahçe

Kim ne derse desin F.Bahçe tecrübesi ile artık ligde daha 'ağır' basıyor. İki hafta çok kritik maçlar var ama ligde müthiş bir yarış yaşanıyor. Şampiyonluk 34. haftaya kalır

Müthiş bir lig yaşıyoruz. Gerçekten müthiş. İlk yarının sonunda Trabzon'u 'Banko' şampiyon görüyorduk. Çünkü 2. yarı ile birlikte 3 maçta 7 puan yitireceğini, 9 puanlık farkın Bursa ile eşitleneceğini, Fenerbahçe'nin bu iki ekibe bu kadar kısa sürede yaklaşacağını düşünmemiştik. Kimin aklına gelirdi ki ilk yarının en golcü takımlardan Trabzon, 2. yarıda sadece bir gol atabilecek, gene ilk yarının deplasman fakiri olan Fenerbahçe, ikinci yarıda deplasmanlarda 2'e 2 yapacak.
Trabzonspor'da her şey olumsuz gidince, Bursaspor istikrarını koruyunca, Fenerbahçe açıkçası beklenmedik bir atak yapınca, zirve yarışı üç hafta gibi çok kısa bir sürede 'Arapsaçına' döndü... Açık konuşalım, hesabıyla kitabıyla, özellikle son haftalardaki müthiş mücadelesi ile bu lig tadından yenmez. İkinci yarıda henüz galibiyetle tanışamayan lider Trabzonspor iki deplasmana birden çıkıyor. Önce Sivas, sonra Manisa. Ligin ilk yarısını deplasmanlarda sadece bir beraberlikle geçen, diğerlerinin tamamını kazanan Trabzonspor'un geri dönüşü için bu iki deplasmnan son derece önemli bir fırsat.

ALO LAZIM ALO!
Ancak Trabzonspor'un -gene söylüyoruz- orta sahanın iki beyni Colman ile Selçuk'u, acilen ilk yarıdaki çizgilerine çıkartması gerekiyor. Bu nasıl olur bilemem. Onu Şenol Hoca bilir. Ancak orta alanı toparlayan Colman ile Selçuk, ilk yarıdaki golcülüğüne bürünen forvet ve daha etkin biçimde kullanılacak Alanzinho ile Trabzon ilk yarıdaki hızını kazanabilir. En azından ayağını frenden çekip gaza basabilir.
Bursaspor'un, Trabzonspor'dan daha iyi oynadığını söylemek mümkün değil. Ancak iki takım arasında bir fark var. Trabzon kazanamadı, Bursaspor kazandı. Futbolun şansına da inanmak gerekiyor. Üstelik Bursaspor ilk yarıdaki suskun golcülerini görünce Miller ve Altidor gibi çok önemli iki golcüyü kadrosuna kattı. Bursa bu hafta Eskişehir'de, haftaya içerde Gaziantepspor'la. Bursaspor'un Eskişehir'den puan alacağını, hatta galibiyet ile dönebileceğini düşünüyorum. Ama Gaziantepspor maçı derseniz, Gaziantepspor'un yeni kadrosu ile kiminle oynarsa oynasın her maçta şansı olduğunu düşünüyorum.

CİDDİ MOTİVE
Fenerbahçe ligin 'Ağır Abi'si. Kabul edelim ki, şampiyonluk yarışında Trabzonspor ve Bursaspor'a oranla daha deneyimli. Hatta gücüyle, medyasıyla belki de daha avantajlı. Hele üç maçta 9 puan yaptıktan sonra ciddi bir özgüven de kazandı. Ancak gerçekçi olmak gerekiyor. Fenerbahçe halen çok etkili oynamıyor. Elbette ilk yarıdan çok daha iyi ama yeterli değil.
Fenerbahçe, peşinden gelen Kayseri'yi bu hafta yenebilir mi, elbette yenebilir. Ama karşındaki takım Kayseri. Öyle kolay değil. Bir sonraki hafta da İnönü'de Beşiktaş karşısında. Fenerbahçe büyük maçlardan hep iyi sonuçlarla çıkıyor ama bu Beşiktaş başka bir Beşiktaş. Ne kadar geride kalmış olursa olsun, ligin en etkili oynayan takımı. Elbette savunma zaafları var ama etkili takım.

TADINDAN YENMEZ!
Şampiyonluk yarışının uzunca bir süre Trabzon, Bursa ve Fener arasında süreceği belli oldu. Belli olan bir başka şey daha var. Bu mücadele, lig bitmeden bitmez. O zaman da bu yarış tadından yenmez. Kalan sürede lider belki de sıkça değişebilir ama 34. Haftaya kadar şampiyonun adı konmaz, bu üç takım buna izin vermez.

G.Saray kolay kaybetmez
G.Saray üstündeki ölü toprağını attı. Bana göre bundan sonra kolay kaybetmez. Hagi geldiği günden beri istediği, düşündüğü 'Savaşan orta sahayı' çabuk kurdu. Culio, Cana, Sabri, Neill gibi oyuncuları ile hem çabuk, hem sert oynuyor. Tempo yapıyor, çok koşuyor, koşarken topu iyi kullanıyor. Culio gibi bu kadar koşan bir oyuncuyu yakın zamanda Türkiye'de görmedim. 1. dakika başlıyor, 90. dakika bitiriyor. Hiç durmadan, hiç ara vermeden. Üstelik nerede oynadığı belli değil. Sürekli geziyor. Bir sağda, bir solda, bakıyorsunuz ortada, savunmada, hücumda, her yerde Culio var. Müthiş bir oyuncu.
Tam isabet. Yeter ki, İstanbul'da malum tuzaklara düşmesin. Yeter ki, bu fizik gücünü korusun.
Stancu önemli, Kazım gelişiyor, Kewell kalitesi takımı hemen etkiledi. Baros dönüyor, Arda geliyor. G.Saray'ın bundan sonrası iyi. Ben kolay kaybedeceğini sanmıyorum. Futbol bu, elbette kaybedebilir ama teslim olmaz, pes etmez. Hagi'nin isyankar ruhuna uygun bir G.Saray'ın ilk işaretlerini almaya başladık.

HARİKA BİR STAT
Ancak Zapata derseniz, henüz aranan kaleci diyemiyorum. Buna rağmen ortada hızla iyiye giden bir Galatasaray ve müthiş bir stat var. Açıkçası bu hafta G.Antep'le oynayacakları maçı çok merak ediyorum...

Ağlamayı bırakın

Büyük takımlar hep konuşuyor ama asıl hakkı yenen diğerleri. Artık hakem edebiyatı bitmeli. Tabii hakemler de toparlanmalı

Yıllardır izlediğimiz film gene vizyonda. Geride kalan bağırmayı, isyan etmeyi, faturayı başkalarına kesmeyi sürdürüyor. Puan olarak çok geride kaldığında Fenerbahçe bağırıyordu. Şimdi sırada Beşiktaş ile Galatasaray var.
Beşiktaş-Karabük maçının hakemini savunacak halim yok. Berbat maç yönetti. Ama elinizi vicdanınıza koyun. Kimin hakkı daha fazla yendi, Beşiktaş'ın mı, Karabükspor'un mu?

İNCE İNCE...
Elbette Karabükspor'un. Buna rağmen Beşiktaş bağırıyor, Karabükspor susuyor. Hakemler Beşiktaş'ın önünü niye kessin. Berbat bir maç yöneten hakem, Beşiktaş'ın önünü kesmeye çalışsaydı, Toraman'ı, Üzülmez'i, kaleci Hakan'ı oyunda tutar mıydı? Görme özürlülerin bile gördüğü penaltıyı görmezden gelir miydi?
Gaziantep kupa maçından sonra Galatasaray başkanına ve yönetimine bakıyorum, maçın hakemine isyan halindeler. Niye? Ne yaptı hakem. 90+3'te Gazintepspor'un mutlak bir penaltısını vermedi. Bu kupa maçı, bir golle eliyorsun, eleniyorsun. Buna rağmen Gaziantepspor susuyor, G.Saray yönetimi 'Hakem bizi ince ince doğradı' diye ortalığı inletiyor. Nedir bu 'İnce ince doğrama.'
Ne demişler, 'Eski alışkanlıklar paslanmış çiviye benzerler. Söküp atmak zordur.' Büyükler yıllardır alıştı. Hakemler, medya, federasyon herkes kendilerine çalışacak. Bugüne  kadar da çalıştı. Ama artık bazı şeyler radikal biçimde değişiyor, büyük-küçük makası daralıyor, büyükler bundan rahatsız oluyor.

VİCTOR HUGO DER Kİ!
Küçükler çok önceki yıllarda, büyükler karşısında 'Çanakkale geçilmez' yaparlardı. Yani 1-9-1 oynarlardı. O devirler geçti, şimdi maça asılıyorlar, gelip İstanbul'da, Trabzon'da puan alıyorlar. Büyüklerin artık buna alışması lazım...
Ancaaak hakemlerin de artık kendini toparlaması gerekiyor. Büyüğü koruyacağım diye küçüğü ezdirme, küçüğü koruyacağım diye büyüğün hakkını yemeye karşıyım. Eskisi kadar değil ama bu anlayışı sürdüren hakemler, az sayıda olsa da gene var.
Hakemlere bir Victor Hugo özdeyişini hatırlatıp noktayı koyayım:
'İyi olmak kolaydır, zor olan adaletli olmaktır.'
Sevgili hakem kardeşler, sağa sola iyi görüneyim, şirin görüneyim diye adaleti, eşitliği elden bırakmayın. Kural ne diyorsa onu yapın. Sizden daha fazlasını isteyenlere de kulaklarınızı tıkayın.

Beşiktaş'ın ŞANSI VAR
Schuster bolluktan sanki işi eline ayağına dolaştırıyor

Şaka söylemiyorum, Beşiktaş'ın bu yarışta hala şansı var. Bana şaşırabilir 'Bu adam ne söylüyor' diyebilirsiniz. Söylediğimin, yazdığımın farkındayım. Beşiktaş'ın şansı var diyorum. Niye olmasın? Beşiktaş, F.Bahçe, Trabzon gibi üstünde olan takımlarla İnönü'de oynayacak. Sadece Bursa'ya gidecek. Bunlar 6'şar puanlık maçlar. Üç haftada 9 puan kapandığına göre 14 haftada 12 puan niye kapanmasın?

ERNST'İ BOZDU 
Ama Beşiktaş'ın hakemi falan bir tarafa bırakıp, bu kadronun hakkını vermesi gerekiyor. Beşiktaş gerçekten insanı etkileyen bir iştahla oynuyor. Mücadelesi iyi, görselliği iyi. Ama halen bunu sonuca çevirmekte zorlanıyor. Savunmada ise gol yerken hiç zorlanmıyor.
Beşiktaş'ta yenilerin oynaması elbette iyi. Ama yeniler oynayacak diye takımın temel direği Ernst'i kulübeye çekersen, bunun açıklaması olmaz. Beşiktaş'ı yıllardır sırtında taşıyan Ernst, Karabük maçında sahanın en kötü adamıydı? Niye, adamın psikolojisi bozuldu. Schuster bolluktan sanki işi eline ayağına doluyor gibi. Kadronun hakkını verdiğini düşünmüyorum. Yine de 2000'li yılların G.Saray'ından sonra unuttuğumuz zevki bizlere hatırlatan takım Beşiktaş...

<p>Taceddin Kutay Kafa Konforu'nda bu hafta, hayatın tekliflerine karşı aldığımız pozisyonu nasıl ta

'Refik'in kadar kıymetlisin hayatta...'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yüksek Hızlı Tren testlerini yapan tren Sivas'a geldi

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında