• $ 6,056
  • € 6,7695
  • 248.744
  • 86.796
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Reste ret, göze göz, dişe diş…

Bıyık altından sırıtanlar ve masa altında gizlice el ovuşturanlar, yine amacınıza ulaşamadınız. Bir defa daha hayal kırıklığına uğradınız.

Beklediğiniz gibi teslim olmadı, diz çökmedi ve Sarı Kafanın küstah restine, restle cevap verdi Türkiye

Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Erdoğan, New York Times’tan “sen bilirsin” mesajını gönderdi:

“Tek taraflılık ve saygısızlık trendini tersine çevirmezseniz, yeni dost ve müttefikler aramaya başlayacağız.”

Zaten bir süredir yapıyoruz bunu. Son dönemde Rusya ve Çin’le ilişkilerin alabildiğine artması, Amerika’nın Türkiye’ye karşı izlediği düşmanca politikaların sonucu.

Erdoğan, New York Times’a yazdığı makalede, diplomatik bir dille ABD’nin izlediği bu düşmanca politikaya dikkati çekti. Belki açıktan ve bu şekilde ifade etmedi, ama şu konuların altını çizdi:

-ABD, Türkiye’nin egemenliğine saygı duymuyor.

-FETÖ’ye sahip çıkıyor.

-PKK’ya yardım ediyor.

-Şimdi de Türkiye’ye karşı ekonomik saldırılara başladı.

-Haddini aşan tehditlerde bulunuyor.

Bence vicdanlı bile davrandı. “Bu ülkeyi ele geçirmeyi ve bu milleti esir almayı hedefleyen 15 Temmuz’un arkasında da siz varsınız” demedi.

Demedi, ama söylemesine de gerek yok zaten. Millet bütün olan bitenin farkında.

Amerika, 15 Temmuz’daki o alçak ve sinsi tuzakla ulaşamadığı hedefi, şimdi ekonomik saldırılarla yakalamaya çalışıyor. Türkiye’yi para ile teslim almak istiyor. “Dolardaki ve dövizdeki artış nedir?” derseniz, işte budur!

***

Kullanılan tehdit dili, ABD’nin geleneklerinde var. Daha önce de defalarca yaptı bunu…

1964 Yılı’nda Türkiye, Rumların gerçekleştirdikleri saldırılar sonucu, Kıbrıs’a müdahale etme kararı aldı. 5 Haziran’da ünlü Johnson Mektubu geldi. Çok ağır ve çirkin ifadelerle doluydu. Türkiye, NATO korumasının kaldırılarak, Sovyet işgaline terk edilmekle tehdit ediliyordu.

Gerçekleştiremedik o müdahaleyi.

10 yıl gecikmeli olarak 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a çıkarma yaptık. Ardından Amerikan Ambargosu geldi.

Demem o ki, Amerika geçmişte de milli çıkarlarımızın karşısında oldu. Johnson’un o küstah mektubu karşısında, İsmet İnönü’nün de ünlü “Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de o dünyada yerini alır” sözlerini söylediği iddia edildi.

Bence söylenmedi o sözler, milletin tepkisini azaltmak için uyduruldu. Söylendiyse de gereği yerine getirilemedi. Çünkü, Türkiye ABD’nin dümen suyunda yoluna devam etti.

Ama bugün Erdoğan söyledi. Hatta, New York Times aracılığı ile dünyaya da ilan etti. Gerçekten de bugün yeni bir dünya kuruluyor. Amerika ise uyguladığı emperyalist ve kaba politikalarla, karşısındaki bloğu her geçen gün daha da genişletiyor.

En kadim müttefiki İngiltere ile bile çekişiyor. Avrupa’daki pek çok ülkeyi karşısına aldı. Komşuları ile ilişkileri ortada. Uyguladığı kaba ve saldırgan politikaların sonuçları, BM Genel Kurulu’ndaki oylamalarda görülüyor zaten.

Evet, artık yeni bir dünya kuruluyor. Dünya, 1960’lar ve 1970’lerin dünyası değil. Böyle bir dönemde Erdoğan’ın New York Times’da yazdığı makale çok önemli!

***

Dünyada artık eşkıyalık prim yapmıyor ve eskisi gibi sonuçlar vermiyor…

Bizde ise, tam tersine bir dönüşüm var. Özellikle de kendisine “solcu” adını verenler pusulayı şaşırmış, yalpalayıp duruyor. Yıllarca İnönü’nün söyleyip söylemediği belli olmayan “Dünya yeniden kurulur, Türkiye de o dünyadaki yerini alır” sözleriyle avunup durdular. O sözleri, kendileri için bir hedef olarak ortaya koydular. Hep meydanlarda “Tam Bağımsız Türkiye” diye bağırdılar.

Şimdi de o “Tam Bağımsız Türkiye” yolunda emin adımlar atan Erdoğan düşmanı kesildiler. Sırf bu yüzden ABD’nin ülkemize yönelik saldırılarını savunur hale geldiler. Üstü kapalı da olsa mandacı bir tavır takınmaya başladılar.

Hep birlikte el ele verdiler, Amerika’nın Türkiye’ye yönelik ekonomik saldırılarının üzerini kapatmaya çalışıyorlar. Trump ne yapmaya çalıştığını açıktan söylüyor. Rusya “Bunlar bize de saldırıyor, birlikte hareket edelim” diyor. BM’den bile gerilimle ilgili açıklamalar geliyor.

Bunlar, sırf Erdoğan düşmanlığı yüzünden ABD ile birlikte Türkiye’yi vurmaya çalışıyorlar. Yazık, bütün olan bitene gözlerini kapatıp, embesil rolü oynamayı bile içlerine sindirebiliyorlar.

Malatya´da stres atmak için 240 metre yüksekliğindeki seyir terasına çıkan ve bir anda yükseklik kor

240 metrede emekleyerek yürüdü

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Samsun'da 19 Mayıs'ın 100'üncü yıl coşkusu