• $ 5,8139
  • € 6,4399
  • 273.295
  • 109301
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Referandum ve geleceği yeniden kurmak

16 Nisan Pazar günü yapılacak referandumun nasıl bir ‘tarihsel dönüm noktasını’ olduğunu anlamak için Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde halk oylamalarının oynadığı role, çözdüğü sorunlara da bakmak gerekmez mi?

Referandumlarla ilerleyen bir ülkeyiz… Yakın tarihimize bakıldığında bunu açık bir şekilde görmek mümkündür. “Demokratikleşmeye karşı bu kadar dirençli bir siyasal düzenin değiştirilmesi için adım adım doğrudan halk desteğine dayanan reformlar yapmak gerekmektedir ve referandumlar bu aşamalarda büyük bir ivme yaratırlar.” 2007 Referandumu, 61 Anayasası’nın militarist düzeninde halka karşı bürokrasinin kendisi için ebedi olarak koruma altına aldığı Cumhurbaşkanlığı müessesini, bürokratik tahakküm geleneğinin ‘bir numaralı mevziinin’ elinden alarak doğrudan halkın seçimiyle gerçek sahiplerine geçmesini sağlamıştır. Bir başka ifadeyle sadece 367 krizi çözülmemiş, halka karşı devlet iktidarını ele geçiren bir iktidar zümresinin önemli kurumlarından biri milli iradeye geçmiştir.

2010 Referandumu’nda devlet düzeninde yine 27 Mayıs Anayasası’yla tahkim edilmiş bulunan Meclis’in ve seçilmiş hükümetlerin üzerinde bürokratik iktidar elitinin tahakküm aracı olarak konumlanan MGK’nın değiştirilmesi başta olmak üzere birçok yapısal reformun önünü açılmıştır. Yapılan diğer değişiklikler yanında MGK’da yapılanın büyük bir reform olduğunun anlamak için o MGK toplantılarında daha önce yaşananları hatırlamak yeterli olabilir.

Değişimi devlette başlatmak

Seçilmiş hükümetlerin başbakanı ve bakanlarının katıldıkları MGK toplantılarında nelerle karşılaşacaklarını bilmedikleri, gündemi militer unsurların kendi iradelerine göre şekillendirip, belirledikleri, atanmış bürokratların aldıkları kararları başbakanlara dikte ettirdikleri, imzalamaya zorladıkları günleri düşününce, böyle bir yönetim yapısında Meclis’in hükmünün ne olduğu sorusu akla gelecektir.

Dikkat edilirse her referandum sonrası yapılan reformlar demokratikleşme sürecinde yeni bir hamle olarak yeni düzenlemeler üretmiştir. Bir anlamda militarizminin darbelerle müdahalelerle devletin işleyişine ve kurumsal yapısına ‘musallat ettiği kurumlar’ ya tasfiye edilmekte ya da yerlerine demokratik mekanizmalar ikame edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında 16 Nisan halk oylamasının bu eski yapıda kökten bir değişimi sağlamayı amaçladığı açıktır.

Devletin hem işleyiş biçiminin hem de kurumsal mekanizmasının hiyerarşisinin yeniden şekillendiği bir reform söz konusudur. “Siyasal sistemlerde yapılan reformlar gerçek anlamda iktidarın meşruiyet alanıyla işleyiş biçimi arasındaki tutarlılığı ortaya koyması bakımından da önemlidir. Demokrasi, devlet içindeki bütün kurumsal yapıların, bütün erklerin meşruiyetini milletten aldığı sistemlerdir. Sadece yasamanın, sadece yürütmenin değil yargının da meşruiyet kaynağı millettir.”

Değişimi toplumla yaşamak

16 Nisan halk oylamasının getireceği neticelerden biri yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni siyasetin birinci kurumu olarak konumlandırılmasıyla, siyasi tarihimizde demokratikleşmenin önündeki en büyük engeli, militarizmin meclisin üstünde konumlandırmaya çalıştığı tüm tortuların tasfiye edileceği bir büyük reformun son halkası olacaktır.

Türkiye yeni bir geleceğe doğru yürümenin arifesindedir. Devlet içindeki iktidar yapısını halka karşı olmaktan ‘halkın iktidarı’ olmaya dönüştürecek büyük değişim dalgası, 17 Nisan sabahı bu büyük yürüyüşün bahar sevincini bütün ülkeye yansıtacaktır. “Bu değişim dalgasında devlet ile toplum arasındaki tarihsel çatışmadan tarihsel entegrasyona, devlet içindeki çatışmadan kurumlar arası uyuma geçilince, bunun meydana getireceği en önemli dinamizm piyasa ile rekabet gücü kazanmış ekonomik aktörlerle ekonomide, siyasi olarak da icraatta yürütmenin etkinliği ile ortaya çıkacaktır.” Yeni bir gelecek kurmak için bunu talep eden bütün toplumsal kesimlerin bu değişime hazır olduğunu şimdiden söylemek için kâhin olmaya gerek yoktur.

Ağrı Büyükşehir Belediye Başkanı Savcı Sayan Paylaştı: Devrim Yaptık

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

İşte 2019'da Twitter'a damgası vuran isimler

Dünya metrolarında görülmüş en garip yolcular