• $ 8,094
  • € 9,5768
  • 496.481
  • 1144.45
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Ölüm gerçeği ile yüzleşen çocuk

Zor günlerin bıraktığı izler, beraberinde “Süreci çocuklara nasıl aktaracağız?” kaygısını da yanında getirdi. Hayatın gerçekleri ile yüzleşmek yerine, çoğu kez farkında olmadan kaçmayı seçen yetişkinler, var olan durumu çocuğuna nasıl aktaracağının izini sürmekte…

İlişkileri kuvvetlendirmenin en önemli noktası; güven. Çocuklara her ne olursa olsun yalan söylenmemeli ve onların yetişkinlerden çok daha kolay adapte oldukları da unutulmamalıdır. Yaşadığımız bu dönemde karşımıza çıkan en üzücü gerçek “Ölüm”. Ölümü çocuğa nasıl aktaracağımızı çocuklar ile çalışan Uzman Psikolog Fatma Betül Dilmen şu şekilde yorumluyor: “Bizler yetişkin olarak bu süreci bir şekilde atlatmaya çalışıyoruz, fakat çocuklarımız için 'Acaba nasıl anlatabilirim?', 'En az şekilde etkilenmesi için ne yapmalıyım?' soruları, bu üzücü durumu yaşayan her ebeveynin aklından geçen sorular. Toplumsal olarak çocukların ölümü anlayamayacağı veya çabuk unutacağına yönelik yanlış bir inanç geliştirdiğimiz gerçeği ortada. Bu inanç, ölümü anlatmaktaki girişimlerimiz de çocuklara doğru olmayan bilgiler vermemize neden oluyor. 'Amcan yurt dışına gitti!' gibi çocuğu daha az etkilemek için söylenen doğru olmayan bilgiler, sanılanın aksine daha büyük yaralar bırakıyor. Çocuklar yaşanan acıyı fark eder, bir şeylerin yolunda gitmediğini bilmek onları daha zor bir duruma sokacaktır.”

ÖLÜMÜ NASIL ANLATACAĞIM?

“Nasıl anlatacağım?” kaygısı durumu anlatmayı zorlaştırır ve geciktirir. Öncelikle bilinmesi gereken çocukların bunu anlayabileceği ve kabul edebileceğidir. 2-3 yaş çocukları ölümü; sonu gelmeyen bir uyku olarak düşünürler. 4-5 yasta ise artık ölüm; kabul edilen bir gerçektir. Ölen kişinin geri gelmeyeceği bilinir. Somut örnekler vermek işinizi kolaylaştırır.

Ölüm anlatılırken çocuğun anlayabileceği somut durumlardan bahsetmek gerekir. İlkbahar da yeşeren yaprakların, sonbaharda solması gibi… Geçen sene alınan su kaplumbağasının öldüğü için artık geri gelemeyeceği gibi, hayvanlar ve bitkiler üzerinden örnekler verilebilir. Bu örnekler durumu daha anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir hale getirir. Bu süreçte 'Melek oldu', 'Melekler onu aldı götürdü' gibi soyut açıklamalar yapmak gereksizdir.

SEN DE ÖLECEK MİSİN ANNE?

Çocuklara ölüm anlatıldıktan sonra yetişkini en çok sarsan soru 'Sen de ölecek misin?' sorusudur. Bu soru karşısında 'Kendimi sağlıklı hissediyorum, kalbimin atışını dinleyebilirsin' şeklinde verilen yanıtlar kaygıyı azaltacaktır. Ölüm sonrası evde bir matem havası olmamalıdır. Fakat çocuğun duygularını ifade etmesi için cesaretlendirilmesi önemlidir. Ölen kişi hakkında konuşmak, onu üzmez. Duygularını paylaştıkça daha iyi hissettiğini göreceksiniz.

HAYAT DEVAM EDİYOR!

Çocuk devam ettiği spor, sanat faaliyetinden geri kalmamalıdır. Akraba ve yakınlardan destek almak her zaman durumu kolaylaştırır. Kuzenleriyle vakit geçirmek ona çok iyi gelecektir. Hayatın devam ettiğini unutmamalı ve unutturmamalıyız.

Günlük rutinin devamı, normalleştirmeyi hızlandıran bir durum olduğundan özellikle de çocukların ruh sağlığını korumasında oldukça önemlidir. Gerçeğin acı olması çocuğa karşı tutumun değişeceği anlamına gelmemelidir. Her daim öz şefkat ile kucakladığınız çocuğunuzun beraberinde psikolojik dayanıklılığının güçlenmesi beklenen bir olgudur. Bugün zorlandığını gördüğünüz her bir yara, yarının dayanma gücüdür.

Altında ve piyasalarda son durum

Altında ve piyasalarda son durum

İsviçre'den bisikletleriyle yola çıkan iki turist Kırklareli'ne u

İsviçre'den bisikletleriyle yola çıkan iki turist Kırklareli'ne ulaştı

Adana'da kocasının kıskançlık nedeniyle eve kilitlediği ka

Adana'da kocasının kıskançlık nedeniyle eve kilitlediği kadın koruma altına alındı

Başkan Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Progra

Başkan Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı'na katıldı