• $ 8,2907
  • € 9,6987
  • 497.367
  • 1126.99
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Normale dönen anormallikler

Sabredilen ve beklenen günler geldi. Kendimize bu süreçte neler yaşadığımızı, sürecin bizi olgunlaştırıp olgunlaştırmadığının analizini yapmadan, hiç bir şey olmamış gibi hayata karışmak ne kadar doğru? Almamız gereken önlemlerin bitmediği hatta ikinci bir dalganın geleceğine dair duyumlarımız mevcut. Bu kadar hızlı bir şekilde normale dönen hayatımızın ‘anormal’ olduğu aşikâr. Peki, bu neyin inkârı? Olması gereken bu hızda mı olmalı? Hayatımızı normale döndüren; hastalığın bitmiş olması değil, dünyanın ekonomi anlamında olumsuz etkilenmesi… Risk hâlen bir risktir, önlem risk olduğu sürece devam etmelidir!

‘Sıkıldık’ kelimesi kullanıldığında hiçbir şey olmamış gibi davranışlar artış gösterirken, hastalığı yaşayan ve hayatına bu hastalığın iziyle devam etmek zorunda kalanların hatırlanması, o kelimenin anlamının ne kadar boş olduğunu vurgulamaktadır. Sıkıl ki üretebil, sıkıl ki mevcut durumun konforundan çıkabil, sıkıl ki bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark edebil… Bilinçli davranışlar için yasak olmak zorunda değil. Her insanın bireysel sorumlulukları mevcuttur. Uyulması gereken kurallara herkes uymak zorundadır. Kimsenin bir başkasının hayatını riske atmaya hakkı yoktur. Lütfen, empati yapalım ve kaybedecek çok şeyi olan insanları düşünelim…

Yavaş yavaş atılan adımlar kendinden emin adımlardır. Davranışı sergilemeden önce düşünmek, kendinle tartışmak atılan adımın olgunluğudur… Gerek ekonomi, gerek ruh sağlığı, gerek sosyallik yavaş yavaş iyileşecek, yaranın kanaması bir anda durmadığı gibi acısı da bir anda geçmeyecek. Hızlanan hayat akışında kaybettiğin benliğini, yavaşladığında bulduğun an; kendi istek ve önceliklerinin önemi kadar bir başkasının da önceliğinin önemli olduğunu fark edersin. Artık yaşam paylaştıkça güzelmiş algısını benimser, kişisel gelişimin adına çaba sarf etmeye başlarsın. İnkâr, yaşanılanların kabul edilmeyip fark edilmemesidir. Bu durumda krizi fırsata çeviremezsin. Değişmesi gereken sen, aynı kaldığında büyüyemez ve acının olgunluğuna da erişemezsin. Acı öğretir, öğretmelidir…

KENDİNE HATIRLATMAN GEREKENLER

· Dünyanın neredeyse durduğu bu salgından psikolojik olarak ne kadar etkilendin?

· Bireysel sorumluluklarını yerine getirdin mi?

· Salgın bittiğinde bu süreci nasıl atlattığının, neleri değiştirmen gerektiğinin ve önceliklerinin listesini yaptın mı?

· Kendine bu süreçte ne gibi yatırımlar yapmaya çalıştın?

· Olumsuz etkilendiğini düşündüğün hangi durumda psikolojik destek aldın ya da almayı düşündün?

· Yaşadığın kaygı normal miydi yoksa onu besleyerek büyüttün mü?

· Kendi çıkarımların ile süreci değerlendirdiğinde kendini olgunlaşmış hissediyor musun?

· Kontrolünü kaybettiğini düşündüğün zamanlarda neler yaptın?

· Hayat amacını tekrar sorgula?

· Stresli olduğun bu dönemde hayatın ile ilgili büyük kararlar aldın mı? (Stresli olunan durumlarda büyük kararlar alınmamalıdır.)

· Psikolojik dayanıklılığını güçlü kılmak için neler yaptın?

Tek tek bu soruları kendine sorup cevaplarınla yüzleşmeye ihtiyacın var. Yazarak fark edebilmek daha mümkündür. Yaşanılan salgını yok sayarak değil, fark edip büyümene izin vererek atlatmış sayılırsın.

MSB'den cumhuriyetin 97. yılına özel video

MSB'den cumhuriyetin 97. yılına özel video

30 Ekim 2020 burç yorumları yayında

30 Ekim 2020 burç yorumları yayında

İstanbul'da şiddetli yağış hayatı felç etti! Yollar

İstanbul'da şiddetli yağış hayatı felç etti! Yollar göle döndü

Van'da 210 düzensiz göçmen yakalandı

Van'da 210 düzensiz göçmen yakalandı