• $8,5492
  • €10,0853
  • 495.469
  • 1351.59
1 Aralık 2019 Pazar

Türkiye'nin gücüne 'en az üç' katma vaktidir!

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
YAZARIN SAYFASI

“Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı geçtiğimiz günlerde ülkemizdeki doğurganlık hızıyla alakalı çok önemli bir rapor hazırlayarak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ne sundu.

Rapora göre ülkemizde son 12 yılda çocuk sayısı 3 puan azalarak yüzde 31,60’tan yüzde 28’e, doğurganlık hızı 1,99’a düşmüştür.

Ülkemizde çocuk nüfus sayısı 22 milyon 820 bin civarında ve pek çok hanede tek çocuk bulunuyor.

Ayrıca konu ile ilintili şu istatistiklere de bir göz atalım istiyorum.

“Türkiye İstatistik Kurumu 2018 yılına ilişkin “İstatistiklerle Yaşlılar” çalışmasının sonuçlarına göre 2014 yılında 6 milyon 192 bin 962 kişi olan yaşlı nüfus 5 yılda yüzde 16 artış göstererek geçen yıl 7 milyon 186 bin 204 kişi olmuştur. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2014 yılında yüzde 8 iken, geçen yıl yüzde 8,8’e yükselmiştir. Yaşlı nüfusun yüzde 44,1’ini erkekler, yüzde 55,9’unu kadınlar oluşturmuştur.

İstatistikler bize haber verirler.

Tıpkı depremi haber veren sismografı gibi…

İyi ama bu tablonun sebebi nedir?

Bireysel hayata özendirilen ve aile mefhumu ile aralarına uçurumlar inşa edilen Batı medeniyetinin ülkemize sıçramış kıvılcımlarıdır bunlar.

Özgürlük anlayışını aile dışı yaşam plânları ile tertip etmeye çalışan Batı menşeli yaşam tarzı maalesef ki aile yapısı ile ayakta duran aziz milletimizi de tehdit altına almış genç kalması ile dünya zemininde dinamizmi ve çalışkanlığı temsil eden Türk tanımını değişime uğratmaya başlamıştır.

Evlenmeyen, evlense de çocuk yapmayan, çocuk yapsa da “Bir yeter, ikincisi için hazır değiliz” diyen çiftlerimiz düşünmez mi ki, bir erkek ve bir kadının oluşturduğu evlilik müessesi çocuksuz ya da bir çocukla neye, ne kadar ve nasıl hizmet edecektir?

İki insanın evliliği beraberinde çoğalmayı getirmiyorsa elbette ki azalmayı kaçınılmaz kılan ve evliliğin amacına hizmet etmeyen bir müesseseyi ayakta tutacaktır sadece.

Eğer ki bu tabloya dikkat kesilmez ve aile mefhumuna gereken önemi gösteremezsek yaşlanan, tüketen ve dolayısıyla tükenen bir Türkiye olarak düşman sevindirmekten başka bir şey yapmış olmayacağız.

Bu bağlamda, her fırsatta “en az üç çocuk” vurgusu yapan Sayın Cumhurbaşkanı’mızın öngörü ve çabasının ne denli yerinde olduğunu da bu vesile ile bir kez daha anlıyoruz.

Evlilik bir özgürlüktür sevgili okurlarım; İki yarımın tamamlanmasıdır.

Çocuk, bu yürüyüşün ayak bağı değil geleceğe atılan imzası, yarınların yol arkadaşıdır.

Aile kurmaktan, çocuk sahibi olmaktan korkarsak dünya ne ile anlam kazanacak, yarınlarımızı imar etmek için ne gibi bir sebebimiz olabilecektir?

Kendi için yaşayan insan kendinden başka bir dünyaya dokunmadan ellerini kurutmuş olmaz mı?

Hayat tek kişilik emellerin değil, bir ve birlikte atan kalplerin oluşturduğu senfoninin adıdır...

Bu vesile ile duygu ve düşüncelerimi derlemem icap ederse; evlilik müessesinin gerekliliği ve çocuk sahibi olmanın ülkemiz geleceği açısından ehemmiyeti aşikardır...İyiyi yapmak için önce kötüye engel olmak muhakkaktır. Evliliğin ve çoğalabilmenin karşısındaki en büyük engel ise; yalnızlığın özendirilmesi ve boşanmadır.

Şimdi geleceğe, geçmişimizden beslenerek yürüme zamanıdır... Büyüyen Türkiye’de büyüyen çocuklarımızın sayısının artması ümit ve duası ile...

Merak Ediyorum;

Eskiden maruz kaldığımız nüfus plânlama politikaları ile kastedilen, sağlıklı çoğalma mıydı, yoksa başka bir planın parçası mıydı?

Sağlık ve afiyet içinde kalınız.

<p>Başkan Erdoğan Ayasofya Camii'nin ibadete açılışını sosyal medya hesabından video ile kutladı. Er

Başkan Erdoğan'dan 'Ayasofya'nın Dirilişi' paylaşımı

2020 Tokyo Olimpiyatları görkemli törenle açıldı

Bayraktar TB3, TCG Anadolu'da birlikte görev yapacak

Metabolizmayı hızlandıran besinler nelerdir?