• $13,4654
  • €15,3281
  • 770.707
  • 1857.4
7 Temmuz 2013 Pazar

Kim bu çapulcular?

Kim bu eylemciler, neden sokaktalar, neyi protesto ediyorlar, nasıl buluşuyorlar? Kriminoloji uzmanı olmaya, uluslararası komplo teorilerinden medet ummaya gerek yok. İşte geçen hafta Takvim gazetesinin attığı mide bulandırıcı manşetin başlattığı eylemin hikâyesi... 
Erkek şiddetine uğramış genç kadının kanlar içindeki fotoğrafına,”nakavt” başlığını uygun gören Takvim, sosyal medyayı çalkaladı. Twitter’a içini dökenler arasında üniversiteden arkadaşım akademisyen Selda Tuncer de vardı. O anlattı. 
  “Manşeti görünce şoke oldum! Hemen twitter’a yazdım. Birçok insan benzer tepkiler verince ‘Haydi yarın Ankara’da, Takvim’in önünde buluşup gazeteyi manşetten özür dilemeye çağıralım’ dedik. Evde birkaç döviz hazırladım. O insanlarla gazetenin önünde buluşup tanıştık, 5 gün eylem yaptık.” 

ÇOCUĞUNUN ÖNÜNDE ANNEYİ TOKATLAYAN POLİS! 
Kendiliğinden gerçekleşen eylemde, kadına şiddeti protesto eden kadınlar da polis şiddetine uğradılar! Selda o an’ı da anlatırken hâlâ şoktaydı. 
“Barışçıl bir eylem yapıyorduk. Emniyet Foto Film Merkezi’nin kamerası sürekli kayıttaydı. Rahatsız eden tavırlar içindeki bir sivil polis, cep telefonuyla burnumuzun dibine girerek bizi çekmeye başladı. Kameranız kayıtta, siz niye şahsi telefonunuzla çekiyorsunuz, o zaman biz de sizi çekelim deyince üzerimize yürüdü, arkadaşımız Yonca’ya tokat attı. Yonca’nın 10 yaşındaki oğlunun orada olmasını umursamadı!Takvim’in bir yazarı, uğradığımız polis şiddetini kınayacağına bize eylem ahlakı öğreten bir yazı yazmış. Medya acınacak halde!” 
Yonca S.’nin (soyadını yazmamı kendisi istemedi) yere düşen ve kayda devam eden cep telefonu görüntüleri internette var. Öyle fütursuz ki o polis. Tıpkı Gezi eylemcilerini ya da Lice’deki protestocuları başından, gözünden, sırtından vuranlar gibi... 

DURANKADIN LİCE YOLCUSU 

Savcılığa suç duyurusunda bulunan Yonca S. meğer Ankara’daki “durankadın”mış. 
İngiltere ve Kanada’da okumuş sosyal iletişimci Yonca S.’den durankadın’ı dinledim. 
“Ethem Sarısülük’ün öldürüldüğü gün ben de Kızılay’daydım. Vurulan ben de olabilirdim. Cenazesine katılmamızı polis engelledi. Evine gitmemizi de belediye. Vurulduğu yere gidip dua etmek istedim. Baktım süpürüyorlar. Bir çöp gibi! Canım acıdı! Ne yapacağımı bilemez halde kalakaldım ve sabah televizyonda gördüğüm duranadam gibi durmaya başladım. Bir taksi şoförüne çektirdiğim fotoğrafı twitter’dan paylaşıp “Ethem için duruyorum” dedim ve durankadın oldum.” 
Yonca S. perşembe günü Lice yolcusu. Karakol yapımını protesto eden kalabalığa açılan ateş sonucu hayatını kaybeden Medine Yıldırım’ın öldürüldüğü yerde durmaya ve ailesine başsağlığı dilemeye gidiyor. “Benim ardımdan, Gezi eylemlerinde hayatını kaybedenlerin yakınları da Lice’ye gelecek” diyen Yonca S.’nin son sözü ise: 
Lütfen yazın, hiçbir partiye, örgüte üye değilim; vicdanım için duruyorum! 

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı