• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
10 Şubat 2011 Perşembe

Ben olsam Özkök'le nasıl dalga geçerdim

Aslında bir dost sohbetinde geçti ama yazılmasında sakınca yoktur herhalde.
Ertuğrul Özkök'ün eşi Tansu Özkök bir süredir yeni bir zanaatla meşgul. Kendi eliyle sürahiler, tepsiler yapıyor. İnanın, hangi malzemeyle bilmiyorum. Bu işlerden hiç anlamam. Ama bence bayağı da güzel oluyor...
Neyse, geçenlerde yine bir tepsi yapmış. 'Bu tepsiye Ertuğrul'un resmini çizeceğim, başından da bir ip geçireceğim, millet nasıl adam asılır görsün' dedi; bir yemekteydik, hepimiz kahkahalarla güldük.
Ertuğrul Özkök'ün kendisi dahil olmak üzere.
Neden bu hikayeyi anlattım?
Özkök böyle komplekssiz, kendisiyle dalga geçen, hatta aklınıza ilk gelen şeyi bile kolaylıkla yüzüne söyleyebileceğiz, 'Aman kırılır mı, aman haddimi bileyim' diye filtre uygulama gereği duymayacağınız biridir. 'Büyük egolar meydanı' olan Türk medyasının en kuvvetli konumunda 20 yıl yer alan bir insanın bana kalırsa asıl başarısı da budur.
***
Bunu neden anlattım peki?
Geçenlerde yazdı ya; 'ihlsozluk' diye muhafazakar gençlerin ağırlıkta olduğu bir İnternet sitesi var. Onlarla buluştu... Gençler de bugünün anısına alternatif bir Hürriyet birinci sayfası hazırlamışlar.
Önceki gün haber7.com sitesinde bu sayfayı gördüm. Manşetinde '28 Şubat'ın 1000. Yılı' yazıyor; Hürriyet'in o dönemki tutumuna bir eleştiri.
Sağ sürmanşette kocaman bir Cüppeli Hoca fotoğrafı var. Hemen yanında bir tane daha. Ayrıca sürmanşette epey büyük bir Ergenekon haberi, Şevki Yılmaz ve Hüsnü Mübarek fotoğrafı da yer alıyor...
Özkök'ü tiye almaya çalışan, ama saygıdan da ödün vermeyen bir birinci sayfa: Ama bu 'Kırmayalım, ayıp olmasın' hissi ellerini korkak alıştırmalarını sağlamış. Yaklaşımları biraz klişe olmuş...
Sözlük yazarlarından birinin haberini 'yayın kurulu' sansürlemiş; birinci sayfada yer bulamamış. Özkök de geçen gün köşesinde 'Keşke koysalarmış' diye yazıyordu.
Belki de sansürlenen haber en yaratıcı seçim olacaktı.
***
Kendi kendime 'Ertuğrul Özkök bu birinci sayfayı nasıl yapardı' diye düşündüm.
Bir kere birinci sayfaya asla ve asla bu kadar çok erkek koymazdı. İlla ki güzel bir kadın olurdu. Estetiğe, sayfaya baktırmak için: Çünkü gazete sayfasında kadın güzel durur.
Ergenekon haberini hayatta bu kadar büyütmezdi; Ergenekon haberleri artık merkez okur kitlesinin ilgisini çekmiyor, okunmuyor.
Birinci sayfada kendinden konuşturacak bir haber mutlaka yer alırdı: 'Kendinden konuşturma' Özkök gazeteciliğinin olmazsa olmazıdır. O gün mutlaka her sohbette gündeme gelecek bir köşe yazısı, bir fotoğraf, bir söyleşi anonsu... Artık yazıişleri masasında ne varsa; olmadı habere takla attıracak başka bir açıdan yaklaşılırdı.
Bu formül neden 'Anti-Özkök gazetesinde' de uygulanmasın?
Medyada kendinden en çok söz ettirmiş bir gazeteci,  bir 'Press Bey' olarak, Ertuğrul Özkök'le ilgili herhangi bir malzeme sıkıntısı yok.
İnanın, kendi aleyhine de olsa içinde zeka barındıran parıltılı bir fikri ilk alkışlayan da Özkök olurdu: Yaratıcılığı takdir etme konusunda taraf tutmaz çünkü...
İlk aklıma gelenleri söyleyeyim: Bir 'Leydi'nin topuk sesleri', bir 'Olmadı gözüm' manşetinden, Sharon Stone, Tavşan Kardeş alter-ego'su, şaraba ilgisi...
***
Keşke, 'İmam Hatip Lisesi Sözlüğü'ndeki arkadaşlar da biraz daha cesur olsalardı. Yaratıcılığı 'ayıp olur' korkusuyla, dengecilikle köreltmeselerdi. Zekanın önüne engel koymasalardı, 'Uçuş serbest' diye düşünüp klişeyle sonuna kadar savaşsalardı.
Özkök için yapılan gazetede bu yüzden özellikle dikkatimi çekti: Giderek tutuculaşan Türk basınının bir yansıması adeta. Medyada 'yaratıcılığa düşman' kültür, ihlsozluk.com gibi çıkış amacı son derece yaratıcı olan bir fikrin mimarlarını bile esir almış demek ki...
Ne olur bu zinciri kırın. Kimseyi incitmemek, herkesle iyi geçinmek, kendinizi sevdirmekle uğraşmayın; zeka ve yaratıcılıktan korkmayın.

Bu karikatür hiç olmadı
Dün, AKŞAM'ın birinci sayfası...
Vedat Kemer, Süheyl Batum'u çizmiş. Gözbebeklerinin içinde swastika yani Naziler'in simgesi gamalı haç parlıyor... 'Asker kağıttan kaplanmış' diyen Batum'un gizli bir Nazi olduğunu ima ediyor.
Vedat Kemer, çok başarılı bir arkadaşımız. Çizgisini, esprilerini beğeniyorum. Hatta açık açık yazdım da bunu.
Ama dün bu karikatürü görünce irkildim...
Samimiyetime inandığını düşünüyorum; ona övgülerimde ne kadar netsem, bu karikatürün beni rahatsız ettiğini de açık açık söylemek isterim.
Hiç ama hiç olmadı... Bir kere politik açıdan yanlış; ikincisi haksız ve orantısız.
Birine Nazi demek çok ağır bir ithamdır; esprisi bile yapılırken birkaç kere düşünmek gerek. Naziler, tarihin en büyük soykırıma imza atmış, kadın-çocuk dinlemeden, sadece ırka bakarak insanları yok etmiş katillerdir. Avrupa tarihinin en büyük utancıdır Nazizm... Birini Nazi diye yaftalamak da bu kadar basit olamaz, olmamalı.
Nazizm'i bu kadar kolay telaffuz edip, bu olguyu sıradanlaştırma hakkımız da yok; bu zulüm altında hayatını kaybetmiş milyonlarca insana ayıp öncelikle.
Süheyl Batum da Nazi'ye benzetilmeyi son hak eden insan olmalı. Sözünün de Nazizm'le uzaktan yakından ilgisi yok.
'Yazının şehveti' gibi karikatürün de bir şehveti var demek ki.
Gazetemizin en parlak isimlerinden birine dostça sitemimdir bu...

Kısa kısa...
- Yılmaz Özdil'in her biri birer şaheser tadındaki köşe yazılarının en iyileri kitap oluyor... Nisan ayı gibi bu kitap okurla buluşacak. Bu yazıların birçoğu köşe yazısını tanımını fersah fersah aşan, yaşadığımız çağa dair gündelik hayat denemeleri adeta... 
- Zorlu'nun Zincirlikuya'ya yaptığı tesislerde İstanbul'un en büyük Beymen'i açılacak. Beş bin metrekare... İlginç olan bu değil. Bu alan için daha önce New York'un ünlü mağazası Saks Fifth Avenue'yle görüşüldü, tam anlaşma sağlanacaktı ki son anda olmadı.
- Beyaz TV'nin 'Genel Müdürü' (asla sahibi demiyoruz) Osman Gökçek'in ilginç icraatları konuşuluyor. Gökçek, kendisine aşçı tutmuş ve her gün özel bir mönü hazırlatıyormuş... Başlangıçtan tatlıya kadar geniş bir mönü... Basında Güneri Cıvaoğlu ekolü geri mi dönüyor acaba?
- Son dönemde medyada 'mecburen' içkiyi bırakma modası var. Ankara'dan yayılan bu modanın öncüleri Başbakan'ın uçağında seyahat eden bazı isimler. Bu modaya son katılan isim de Sabah'tan Haşmet Babaoğlu. Gazetesinin yöneticisi Serhat Albayrak'la Cipriani'de yediği yemekte önünde duran kola '2011 Kış sezonu' aksesuarı gibiydi.

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşısına dai

Bakan Koca paylaştı: Aşı uygulaması hakkında pratik bilgiler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de aslan yavrusu bulundu

İran, Hint Okyanusu'ndaki temsili hedeflere uzun menzilli balistik füzeler fırlattı