• $33,1952
  • €36,0226
  • 2551
  • 11156.2
4 Ağustos 2022 Perşembe

“Hayatım boyunca o günü hiçbir zaman unutmayacağım…”

28 Haziran 1989... Yugoslavya'nın pek çok yerinden ve hatta Avrupa ve Avustralya'daki diasporadan yüz binlerce Sırp Kosova'da düzenlenecek miting için toplanmıştı. Miting için tespit edilen gün öyle herhangi bir gün değil. Türklerin Balkanlar'daki büyük fetihlerinin en önemli aşamalarından birisi olan 1. Kosova Meydan Muharebesi'nin tam 600. Yılı.

"600 yıl önce Sırplar Kosova'da kendilerini Türklere karşı kahramanca savundular ama aynı zamanda da Avrupa'yı savundular. Sırbistan o zaman Avrupa kültürünü, dinini ve genel olarak Avrupa toplumunu savunan bir kale burcuydu." Miting meydanına böyle hitap ediyordu, daha sonra Bosna'da soykırıma, Kosova'da katliamlara imza atacak o dönemki devlet başkanı Miloseviç.

Bu konuşmanın üzerinden 9 yıl geçti...

5 TEMMUZ 1999

Kosova'da ellerinde bayraklarıyla yine on binler toplanmış, bekliyordu. Kalabalık Prizren'in caddelerini hınca hınç doldurmuş, askeri konvoyu bekliyordu. Devamını yıllar sonra o günü anlatan bir Kosovalı'dan dinleyelim:

"Osmanlı'nın buradan gidişi 1912 yılındaydı. Tam 87 yıl sonra Kosova'mıza Mehmetçik geliyor, Türk askeri geliyor! O dönem ne cep telefonu var ne telefon çalışıyor. Çünkü savaşta her şey bombalanıyor, cereyan bile az veriliyor. Ama o dönem millet Türk askerinin geleceğini nasıl, nereden duydu? Hâlâ çözemedim. Akın akın doldu, millet meydanda toplanmaya başladı. Ve ben hayatımda ilk kez o kadar Türk bayrağını bir arada gördüm. O kadar bayrak bugüne kadar neredeydi?"

Bir başka Kosovalı da şöyle diyordu:

"Kosova'da yaşayan Türkler, Arnavutlar, Boşnaklar... On binler bir aradaydı. Hayatım boyunca o günü hiçbir zaman unutmayacağım..."

Miloseviç'in Türk düşmanlığı, soykırım ve etnik temizlik hareketlerini başlatmış. Başta Srebrenitsa olmak üzere Bosna'da yapılan soykırım neticede Bosnalı Müslümanların mücadelesi ve Dayton Anlaşması ile birkaç yıl sonra ancak durdurulabilmişti. Sonrasında Miloseviç durmamış, egemenliğini tam olarak tesis etmek istediği ve öncesinde özerk bir yapıya sahip, nüfusunun çoğu Arnavutlardan oluşan Kosova'ya gözünü dikmişti. Arnavutların da bağımsızlık talepleri bulunmaktaydı ve UÇK altında örgütlenmeye başlamışlardı. Miloseviç bu bağımsızlık taleplerini kanla bastırmaya kalkınca daha önce Bosna'daki sessizliklerinin tersine Batı kamuoyu ve NATO duruma erken müdahil oldu. İçinde Türk uçaklarının da olduğu NATO Sırbistan'a bomba yağdırdı. Kosova'dan çekilen Sırplar doğal koruyucuları olan Rusya'nın desteğinden de mahrumdu. Sovyetler'in dağılması sonrası büyük sorunlarla uğraşan Rusya zayıftı. Putin Kosova'nın elden gidişi karşısında Rusya'nın etkisiz kalışını ise hiçbir zaman unutmadı. Hatta Ukrayna'nın işgalinde bile zaman zaman buna atıflar yaptı.

Neticede Kosova NATO müdahalesiyle kurtarılıyor, halk katliamdan ve baskı rejiminden korunuyordu. 5 Temmuz 1999 günü Türk askerinin Kosova'ya barış gücü olarak girişi ise halkın büyük coşkusuyla karşılanmıştı. Bu karşılama sadece Kosova için sürpriz olmamıştı. O anları takip eden Türk medyası ve canlı yayında seyreden Türkiye'deki vatandaşların çoğu için de büyük sürprizdi. Sonuçta uzun yıllar Türklük kavramını Edirne – Kars arasına sıkıştırmış, dış Türkleri terk etmiş ve unutturmuş resmî ideolojinin tornasından geçilmiş, etkisi altında kalınmıştı. Hatta birçoğu bu sahneleri anlayamamıştı bile...

KOSOVA'NIN BUGÜNÜ

Sonrasında kurulan Kosova Cumhuriyeti'ni ise Batı blokunun çoğunluğu ve Türkiye başta olmak üzere birçok devlet tanıdı. Ülkenin genelinde Kosova Devleti'nin egemenliği tesis edilmişken, ülkenin kuzeyinde Sırpların çoğunlukta olduğu Mitrovica bölgesinde Kosova devletinin egemenliği tanınmıyor, bölgede Sırp paramiliter gruplar hakimiyet sağlıyor, araba plakalarından pasaportlara kadar bölgedeki Sırplar Kosova devletine değil Sırbistan'a tabi davranmaya devam ediyorlardı.

Bu durum sadece Sırbistan'ı değil; Avrupa'nın yanı başında, Bosna ve Kosova'nın Sırpların çoğunlukta yaşadığı bölgelerinde adeta Donetsk ve Lugansk'taki gibi fiili durum yaratıp bölgeyi müdahale edilebilir kılmak isteyen Rusya için de bir imkân olarak görülüyordu.

Bugünlerde Kosova bölgede tekrar egemenliğini Mitrovica'da tesis etmeye çalışmaya karar verince de tekrar bölgede savaş sesleri duyulmaya başladı. Kosova topraklarında egemen bir devlet olabilecek mi? Batı – Rusya mücadelesinin bu yeni sahasında nelerle karşılaşacağız? Türkiye nerede duracak?

Devam edeceğiz...

<p>Esenköy beldesinde kıyıların ve açıklarında çok sıkılıkla görülen yunuslar bu kez drone ile kamer

Yalova'da ortaya çıktılar... Görsel şölen böyle görüntülendi

Ticaret Bakanlığı ekipleri İstanbul'da market ve restoranları denetledi

Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50'nci yılı! TCG Anadolu Gemisi geçit törenine hazır

Kastamonu'da şaşırtan olay! Söğüt ağacının gövdesinde kiraz ağacı büyüdü