• $32,2017
  • €35,028
  • 2506.65
  • 10895.3
8 Mayıs 2023 Pazartesi

Dijital faşizm, dijital emperyalizm ve dijital terörizm

Gün geçmiyor ki dünya kamuoyunda Türkiye bir yalan haber bombardımanına, bir itibar suikastına maruz kalmasın. Gün geçmiyor ki emperyalist güç merkezleri, onların medya ile sosyal medyadaki uzantıları ve taşeron olarak kullandıkları terör örgütleri oluşturdukları trol şebekeleriyle hem Türk devletine hem de Türkiye'nin bağımsızlığı konusunda millî tavır ortaya koyan insanlara yönelik bir dijital saldırıda bulunmasın.

Son günlerde kamuoyuna yansıyan haberlere bazı uluslararası kapitalist şirketlerin Türkiye'deki seçimler öncesi muhalefet lehine birtakım hesapları kirli yöntemlerle ele geçirip kullandığı yansıdı. Daha çok "köleleştirilmiş hesaplar" olarak tanımlanan bu duruma ek olarak bir de özlü sözler, edebiyat ve yemek gibi alakasız konularda açılmış hesapların kritik zamanlarda bu şebekeler tarafından operasyonel bir aparata dönüştürülmesi de söz konusu. Onun dışında zaten birtakım belediyelerde maaşa bağlanmış ve bir trol ordusu gibi çalışan örgütlenme de kamuoyunun malumu.

Yalan haberler üzerinden provokasyon, itibarsızlaştırma, nefret söylemi ve terörizm propagandası bu hesapların çoğunun ortak özelliği. Konu ne olursa olsun alt kimlikler üzerinden kışkırtmaya gidecek; terör örgütlerinin ve suç örgütlerinin paylaşımlarının yayılmasını sağlayacak bir şebeke bu. Tabii bu şebekelerin koordineli olarak görev paylaşımında olduğu başka bir şebeke de kerametleri kendilerinden menkul şarkıcı, oyuncu, manken, komedyen tayfası. Türkiye düşmanı odakların paylaşımlarını sempatik göstermek, popüler hâle getirmek için türlü değişik yöntemle paylaşım yapan bu şebeke sadece seçime yönelik değil, aynı zamanda da orman yangınından depreme ve sığınmacılarla ilgili konulara kadar sistematik dezenformasyona ve karanlık odakların piyonluğuna tevessül ediyor.

Türkiye'nin millî meselelerine sahip çıkmasıyla bilinen isimlere yönelik oluşturulan sistematik linç mekanizmaları da bu şebekenin en büyük marifetlerinden biri. Bazı merkezlerden talimatlarla yönetilen toplu linç ve nefret ayinleri ile âdeta bir linç makinesi gibi çalışan bir sisteme sahipler.

Toplamda milyonlarca takipçiye ulaşan bu şebekelerin her biri birbiriyle koordineli örgütlenmelerden oluşan bir bütün olarak hareket ediyor. Bu şebekelerin yaklaşan seçimler öncesi muhalefetle sahip olduğu ilişki de iyice somutlaşmış durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kaybettirmek üzere bazı uluslararası şirketlerden, istihbarat servislerinden ve terör örgütlerinden oluşan bu yapılar daha önce de pek çok ülkede bu yöntemlerle operasyon yapmışlar; Brezilya ve Mısır gibi bazı ülkelerde neticeler alabilmişlerdi.

Birtakım trol şebekeleri üzerinden siyasi netice elde etmeye çalışmak, aslında bir çaresizlik sendromu. Bir bakıma bu tarz şeylerden medet ummak, Türkiye'nin bağımsızlığı, demokrasisi ve Türk milleti yerine uluslararası şebekelere güvenmenin tercih edildiğini gösteriyor. Türkiye'de kendisini muhalefette gören insanların da buna eleştiri getirmesi, ses çıkarması beklenmekte ama tepkisizlik hâli dikkati çekmektedir. Bu trol ordularının saldırılarına karşı onların sessiz kalması, bunu onayladıkları anlamına gelecektir. Bırakın tepki göstermeyi büyük bir iştahla yalan haberleri gerçek kabul edip yayan bazı muhalif kesimlerin tavrı ise çok üzücü.

Bunların yanında küresel sosyal medya şirketlerinin birtakım algoritma oyunlarıyla küresel bir dizaynın sonucu olan bir algoritma diktatörlüğü ile de karşı karşıyayız. Muhalefet liderinin bir videosunun 100 küsur milyon izlenmesinin, hapishanedeki teröristin on milyonlarca görüntülenme almasının teknik olarak mümkün olmayacağı düşünüldüğünde nasıl bir algoritma diktatörlüğü ile karşı karşıya kaldığımız ortadadır.

Türkiye'nin demokrasisine kasteden küresel şebekenin ortaya koyduğu dijital bir faşizmle ve uzantısı olan dijital terörizmle her an her saniye burun buruna yaşıyoruz. Bu, Türkiye'deki seçmen iradesini, tercihlerini hiçe sayan bir anlayıştır ve sadece hukuka aykırı değil, aynı zamanda da demokratik ve siyasi ahlaka da aykırıdır.

Türk milletinin iradesini yok sayan, birtakım şebekeler ve algoritma oyunlarıyla hakikate savaş açan bu dijital emperyalizm aynı zamanda Türk demokrasisine ve bağımsızlığına da savaş açmıştır. Bunlarla mücadele hem bir hakikat mücadelesi hem bir demokrasi mücadelesi hem de bir bağımsızlık mücadelesidir.

<p>Adeta bir soru işareti sarmalına giren İran'da olayın kaza  mı, sabotaj mı olduğu tartışmaları ha

İran'ı neler bekliyor?

Donmuş tavuk çözenler dikkat! Eğer sıcak suda bekletilirse…

Kayseri'de kamyonetler çarpıştı! 1 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi de yaralandı

''Türkiye'de Yılın Otomobili'' yarışmasının test sürüşleri gerçekleştirildi