• $9,2669
  • €10,8117
  • 531.683
  • 1432.8
14 Nisan 2013 Pazar

Pîrî Reis haritasındaki o ‘garip’ insanları gördünüz mü?

İtiraf edin; “Pîrî Reis” denince aklınıza üzerinde minik minik ‘bir şeyler’ olan, kırmızılı-yeşilli, geometrik şekilli açık kahverengi bir parça; belli bir şekil geliyor değil mi? Ya da 10 TL. Peki haritadaki ‘o garip insanları’, egzotik hayvanları gördünüz mü? Bu harita, bu hayat niye önemli düşündünüz mü?

Adı üstünde ‘Muhteşem’ Süleyman; onu eleştirmek herhalde bana düşmez. Ama ne zaman hakkında biraz da ‘hikâyeleştirilmiş’ bir şeyler okusam, onun ‘gözden adam çıkarabilme’ özelliği dikkatimi çeker… Hani siz, biz, yıllar yılı yanımızda olan, pek çok iyiliğini, başarısını, yakınlığını gördüğümüz insanları kolay kolay silemeyiz ya… Hani silsek, bu, içimizde bir küskünlükle, kırgınlıkla uzaklaşmak olur ya… O -tabii biraz da padişah olmasının etkisiyle- tez kelle ister! Hani kolay da sinirleniverir. 
Misal; Mimar Sinan, Süleymaniye, Kanuni, nargile hikâyesi pek meşhurdur. Özellikleri malum, ortada Mimar Sinan gibi bir adam var. Bir dahi… Çalışkan, ömrünü hizmete adamış bir adam… Kanuni bir gün, bir laf işitir… “Padişahım, sizin o çok sevdiğiniz Mimar Sinan var ya, yeni caminin mihrabında nargile fokurdatıyor!” 
Şimdi! Süleymaniye Camii’nin inşası sırasında Mimar Sinan’ın yaşı 60’ı geçmiş artık, olay sırasında tahminim 65’inde; (bunu ‘yaşlı’ demek için söylemiyorum, hele de 99 yaşında öldüğü düşünülürse) o zamana kadar neler neler yapmış, kendini ispatlamış. Hâlâ mı tanıyamadık adamı da, “Ne… Nasıl yapar bunu?” diyoruz! Hani, “Sinan yapmaz bunu” ya da “Yapıyorsa bir nedeni vardır” diyemez miyiz? Biz deriz, padişah demez!  Küplere biniyor! Neyse ki,  “Tezzzz…” diye başlayan cümleyi kurmadan önce, herhalde o gün Saray’da asayiş berkemal, camiye gidiyor Sultan Süleyman. Bir de bakıyor, Mimar Sinan nargileyle… Ama neymiş? Üstat, tütünsüz nargilenin fokurtusu ile akustiği test ediyormuş…

FARK ETMEZ, PADİŞAH AFFETMEZ
Tabii Mimar Sinan kadar şanslı olmayan, pek çokları) var; biri de Pîrî Reis. 1552’de Umman ve Basra üzerine 30 gemiyle çıktığı seferde, Hürmüz Kalesi’ni kuşatıyor Pîrî Reis. Portekizlilerden aldığı haraç karşılığı kuşatmayı kaldırıp Basra’ya dönüyor. Tamire muhtaç donanmayı bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır’a dönmesi, gemilerden birinin de yolda batışı sonu oluyor! 
Önce hapis, sonra da ‘dedikodular’, padişaha verilen olumsuz raporlar ve yaşı 80’i geçkin Pîrî Reis, savunması bile alınmadan, Kanuni Sultan Süleyman’ın fermanı üzerine 1554’te boynu vurularak idam ediliyor… 
Efsanevi 1513 ve 1518 haritalarını, Kitab-ı Bahriye’yi ortaya çıkarmış; donanma ile pek çok başarıya imza atmış bir denizci, meraklı bir adam, az biraz korsan ve çok iyi bir kartograf olabilir. Fark etmez; padişah affetmez…

500 YILLIK GİZEM Mİ DEDİNİZ?
Konuya geliş amacım, ne UNESCO’nun 2013’ü Pîrî Reis’in 1513 tarihli dünya haritasının 500. yılı ilan etmesi, ne de Google’ın ‘doodle’ı. Konu, Tophane-i Amire’de açılan ‘Pîrî Reis ve 1513 Dünya Haritası: 500 Yılın Gizemi’ adlı sergi.
Tabii bir serginin, 500 yıllık gizemi çözmesini bekleyemem ama keşke sergi beni yeni ‘çok bilinmezli’ denklemlere götürmeseydi...

NE! ANTARKTİKA YOK Mİ?
Biraz daha açayım; sergiye girdiğiniz andan itibaren çarpıcı haritalarla karşılaşıyorsunuz… 
“İstahri’nin İslam Haritası, Horasan”, “İbn-i Havkal’ın Dünya Haritası”, “Ptolemy Avrupa Haritası”, “1235, Ebstorf”, “Kaşgarlı Mahmud’un Dünya Haritası, 1072”, “El İdrisi Dünya Haritası”.. Ve böyle sürüp gidiyor… Muhteşem renkler, etkileyici şekiller… Peki bu haritalar niye oradalar; nasıl bir seçki ile oraya konmuşlar? 
Kimisinde yıl yok; aynı adam yuvarlak dünyayı, ovalden sonra mı yapmış? Sık sık haritaların mantığını, içini, ölçeğini anlamaya çalışıyoruz… Haritalar Türkçe değil ki! Ya da Pîrî Reis’in hangilerinden ne oranda, etkilendiği düşünülüyor? Malum bugün en fazla merak edilen konulardan biri bu; Pîrî Reis nasıl biliyordu? Hâlâ muamma! Biz “Pîrî Reis, Antarktika Kıtası’nın buzulsuz halini nasıl gördü de çizdi?” diyoruz mesela. Rüyaya yattığını düşünenler bile var (İhsan Oktay Anar kitapları sağ olsun, türlü hikâyeler dönüyor kafamızda). Erich von Daniken başta, nice yazar, nice bilim insanı bu gizemin efsanesini yürütürken, geçenlerde Atlas Dergisi’nin davetlisi olarak Türkiye’ye gelen ve 30 yıldır Pîrî Reis’i araştıran ABD’li kartograf Gregory McIntosh “Pîrî Reis haritasında Antarktika yok ki baksalar görürler” demez mi! Şok, Şok, şok... 
Merak ediyor insan…
Sonra bir vitrin, o kitaplar ne? Einstein hangi kitaba ön söz yazmış? Anlayabilene aşk olsun. Serginin girişinde olması gereken bilgilendirme tablosu sona yakın, ortada. Tabii Boyut iki kitap yapmış ki, muhteşemler; Pîrî Reis 1513 ve Kitab-ı Bahriye (fiyatları el yakıcı ama alabilsek değer). Onun devasa boyutunu da koymuşlar (başında birileri yoksa) çok şeyi anlayabiliyorsunuz… Çıkıştaki hediyelik eşya bölümü gerçekten takdire şayan.   
Serginin, Pîrî Reis gizemini çözdüğü söylenemez ama önemli bir adım o kesin! Bu arada, devasa boyutlarda bulmuşken, haritaya dikkatle bakın, çok ilginç ayrıntılar göreceksiniz, eminim... 

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Üsküdar'da istinat duvarı çöktü,  faciadan dönüldü. O anlar kame

Üsküdar'da istinat duvarı çöktü

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor