• $7,3718
  • €8,9815
  • 443.274
  • 1551.57
09 Aralık 2012 Pazar

İKSV Salon, salomanje!

O, kimi zaman 'Türkiye'de benden başka kaç kişi dinliyordur?' diyebileceğiniz, dünyanın öbür ucundan kaliteli müzisyenlerin, kimi zaman da çokça bilinen ekiplerin sahneye çıktığı İKSV Salon'un Direktörü... Bengi Ünsal, yeni müzik keşiflerini dostlarıyla 'kapalı devre' paylaşırken şimdi bunu blog'una da taşıdı. Biz de bu vesileyle yeni nesil müziği ve Salon'u biraz daha tanıyalım istedik.
Bengi Ünsal, 30'larında, şehirli ve pek çok kişinin 'Ne kafa hatun' diyebileceği akıllı biri... İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme bölümü mezunu. Ama hep müzikle ilgili bir şeyler yapmak istemiş; üniversite yıllarından itibaren, Number One TV'den Universal Müzik ve Doublemoon'a pek çok kurumda yönetici konumunda çalışmış; H2000'de, İstanbul Caz Festivali'nde önemli organizatörlerden biri olmuş... Minicik 'İKSV Salon'un, büyük ses getirmesinde payının büyük olduğu kesin. Şimdi artık mekanda tiyatro da var; bu sezon DOT ile ilk işbirliklerini gerçekleştirdiler... Öte yandan "1.20121208203305.jpg"edebiyat sohbetleri ve Murat Beşer ile müzik muhabbetleri, workshoplar ve film gösterimleri de söz konusu...
Ünsal'ın özellikle çok sevdiği müzikler var ama tür ayrımı yapmıyor, 'Salon'un da bir tarzı var ama çizgisi keskin değil, bir tek mekana uygun olmadığı için klasik anlamda klasik müzik olmadığını söyleyebilirim' diyor. Kendisi de DearHead adıyla, ayda iki kez DJ'lik  yapıyor. Şimdilerde 'seçkilerini', her güne bir şarkı eklediği http://bengoftheday.tumblr.com/ adresli sitesinden paylaşıyor.
MÜZİSYEN SEÇİMİ...
Hazır o, müzik anlamında keşiflerini, sevdiklerini paylaşır hale gelmiş, benim değimimle 'Salon, salomanje yayılmışken' soruyorum:
'Nasıl buluyorsunuz o isimleri? Yeni isimler keşfederken nedir sizin için zihin açıcı olan?'... Şöyle yanıt veriyor: 'Anketlerde çıkan isimler, seyircimizin bize 'Getirin' dediği sanatçılar, satış ve popülerlik kriterlerine bakıp çıkarttığımız liste ile turneye çıkan sanatçı listelerini karşılaştırıyoruz. Danışma kurulumuzun, müzik yazarlarının fikrini alıyoruz. Doğru gruba, doğru zamanda, doğru teklifle gitmeye çalışıyoruz. Devamlı olarak yeni çıkan her şeyi takip etmeye çalışıyoruz. İnternet ve sosyal medya ile artık takip çok kolay aslında. Öte yandan bazen gerçekten az kişinin tanıdığını düşündüğümüz çok yeni bir grup bizi bilet satışı olarak çok şaşırtabiliyor. Çok tanındığını düşündüğümüz bir gruptan daha çok insanı Salon'a çekebiliyorlar mesela. Mümkün olduğunca bu dengeyi tutturmaya çalışıyoruz. Topladığımız bilgiler ve birazcık da tecrübe ile yıllar içinde oluşmuş tarifi imkansız bir his. Bilinen ve beklenen grupların yanı sıra kesinlikle kayda değer grupları ve sanatçıları da sahneye çıkartmaya çalışıyoruz.'
GRUPLARIN KåŞİFİ KİM?
Bu arada 'Salon' isminin 'cuk' oturduğunu düşündüğümden 'İsim velisi kim?' diye soruyorum Bengi Ünsal'a, 'İsim babası Görgün Taner'dir. Ben cuk otursun diye elinden geleni yapan kişiyim' diyor. Ben olsam kimi gruplar için 'Ben keşfettim' hissi yaşayabilirdim ama Bengi'nin bu konuda çizgisi de net: 'Öyle bir hissim yok. Birileri keşfedip bu müziği yayınlamaya değer bulduğu için, o sayede biz keşfedebiliyoruz. Başkaları keşfedebilsin, müzik paylaştıkça yayılsın diye buradayız.'
'BENİ SAHNEYE ÇIKAR ABLA'
Soruyorum ''Beni de keşfet abla'cılar çok mu?' diye 'Olmaz mı, çook' diyor; 'Kuzey ülkeleri müzikte atağa kalktı mı?' soruma ise 'Öyle bir şey diyemem. Kanada'dan çıkan müzikleri seviyorum, Kuzey'den çıkanları da ama Afrika'yı da seviyorum. Müziği sınıflandırmama taraftarıyım' yanıtını veriyor.
PEKİ, YERLİ GRUPLAR?
'Mor ve Ötesi, Sertab Erener, Göksel, Replikas, Nekropsi, Gevende, Elif Çağlar, Vega... Ayda yaklaşık 4 adet yerli müzik konserimiz oluyor. Elimizden geldiğince yerli üretimi desteklemeye çalışıyoruz. Salon'un bir kalite çizgisi var. Bu çizgide olduğunu düşündüğümüz gruplara sahne vermeye çalışıyoruz. Daha çok bu grupların yeni albümlerini ilk kez canlı çaldıkları yer olmaya çalışıyoruz' diyor.
YA BİZ GETİRMEZSEK?
 Popüler bir köşeyazarının 'Adını bile bilmediğimiz grupları getiriyorlar' eleştirisini aktarıyorum, soruyorum...
 'Bu eleştiri Jack de Johnette, Deus ve Hooverphonic gibi sadece dünyada değil İstanbul'da da gayet bilinen ve türlerinde takdir edilen sanatçıların yer aldığı bir program için gelmişti. Pek katıldığım bir eleştiri değil yani. Kaldı ki amacımız ufukları genişletmek, geliştirmek. Mesela Get the Blessing konseri var. İngiltere'nin yeni dönem en iyi caz gruplarından biri. Zımba gibi çalıyorlar. Seyirci çığlık çığlığa... Az insan biliyor ama çok, çok, çok iyi grup. Şimdi bunu getirmeyelim mi? Biz getirmezsek, kim getirecek?'
HAYAL BU YA TOM WAITS..
'Baştan beri kovaladığınız bir efsane isim ya da efsaneler var mı?' diyorum; (Ben mesela mekana Tom Waits'i çok yakıştırıyorum!) Bengi Ünsal şöyle diyor:
'Yeni ve farklıdan öte iyiyi kovalamak gibi bir kaygım var daha çok. Efsane isimler pahalı olabiliyor. Yani ahneye çıkartmak bizim gibi ufak mekanlar için zor. Suzanne Vega'yı kovalamıştım. Efsane sayılmaz ama başından beri kovaladığım isim Chilly Gonzales.'
BAŞKA ŞEHİRDE BİR SALON
Salon'daki performanslar kaydediliyor ama yayın kalitesinde değil, bu yüzden ekipleri DVD'de de izlemek zor gibi... 'Peki, Anadolu yakasında bir Salon düşünülüyor mu?' diyorum; Kadıköy'den geçiş çok kolay belki başka şehir olabilir' diyor Bengi Ünsal...

SON DÖNEM FAVORİ MÜZİSYENLER
× DIIV
× Dustin O'Halloran,
× Efterklang,
× Grizzly Bear,
× Neil Cowley Trio,
× Patrick Watson,
× Crystal Castles,
× Chilly Gonzales,
× Godspeed you! Black Emperor,
× Bobby Womack
'Bir kısmı daimi favori' diye de ekliyor Bengi Ünsal.

SALON'DA ÇIKMIŞ FAVORİLER
× Midlake,
× Patrick Watson,
× John Grant,
× Olafur Arnalds,
× Nils Frahm
× Dustin O'halloran
× Lamb
× GusGus

Yazıcıdan 3 boyutlu heykeliniz çıksa ne dersiniz!
"4.20121208203544.jpg"Fütürist Dr. Michio Kaku'nun BBC Four için hazırladığı 'kült' niteliğindeki belgesel serisinde görmüştük; 3 boyutlu yazıcılardan böbrek bile çıkartılabiliyordu! Gelecekte otomobilden gitara ne istiyorsak 3 boyutlu çıktılardan alabilir miydik? Japon yaratıcılık ekibi Party'nin son işini görünce buna inanmak hiç de zor değil.


Ekip, insanların fotoğraflarını çekip -tabii ki özel bir makineyle- bunu bilgisayara aktarıyor; ardından 3 boyutlu minik beyaz heykeller yapıyorlar. Bunlar fotoğrafın aslına uygun da boyandı mı, işte size 3 boyutlu minik heykeliniz!

"2.20121208203608.jpg"
Party ekibi, bu işlerini şimdi kasım sonunda Tokyo'da açılan ve 14 Ocak'a kadar sürecek bir sergide gösteriyorlar. (İşlemin baştan sona tüm aşamalarını ve güzel örneklerini de YouTube'a 3D Photo Booth - WORLDS FIRST - HOW IT WORKS kelime gruplarını yazarak seyredebilirsiniz).

"3.20121208203639.jpg"
Sergide kendinizin 3 boyutlu bir heykelini sipariş edebiliyorsunuz; heykeller 10, 15 ve 20 santimetre boyutlarında üretiliyor ve fiyatları 450 ile 500 TL arasında değişiyor. Çiftler ve gruplar için de özel indirimler var!

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Josep Borell ile görüştü

Enerji timlerinin zorlu öesaisi