• $7,3527
  • €8,9315
  • 438.108
  • 1545.47
18 Aralık 2012 Salı

Vergileriniz 'yol, su, elektrik' faturası olarak geri döner...

Vergileriniz size yol, su, elektrik hizmeti olarak geri döner' eskimiş popülist sloganın ezberini bozmanın vakti geldi de geçiyor.
'Vergilerinizle finanse ettiğiniz otoyollar, köprüler, elektrik işletmeleri ve su kaynakları her kullanımda size geri dönecek şişkin faturalardır' ifadesi piyasa gerçekliğini daha sıkı kuşatırken, hantal KİT mitolojisine uymayan vızır vızır iş yapan ve gelir getiren otoyollar ve köprülerin özelleştirme tarihi gelip çatmıştı.
Halkın deprem vergilerinin saçıldığı, kamunun finanse ettiği  2.1 milyar dolara varan şık işletme geliriyle 'para makinesi' diye tabir edilen otoyollar ve köprülerin 'özelleştirilmesi' yine görünürde liberal maske takmış kamu kaynak dağıtımı yapan devlet patronajındaki ekonomik modelimiz gereğiydi.  
Muhakkak ki istihdam ve üretimden elini çekmiş milyar dolarlık 'devlet ihaleleri' ve 'devlet tahsislerine' gözünü dikmiş özel sektöre, doğrudan devlet eliyle kamusal sermaye aktarım yolu 'özelleştirmeler' için 'koskocaman devlet otoyol ve köprü mü işletecek' diyenler çıkabilirdi.
Ama unutmamalıydık ki aynı devlet, Cumhuriyet tarihinin en büyük KİT'ini yani TOKİ'yi  kurmuştu...
KİT'LERDEN KURTULDUK MU?
Türkiye'nin tüm kamu arsaları üzerinde tek yetki sahibi yarım milyondan fazla konut üretmiş TOKİ ulusal inşaat ve konut sektörünü yine tek başına yönetiyordu.
Ve TOKİ'nin asli müteahhitleri, taşeronları, taşeronların taşeronları bu merkezi otoriter KİT'le 'piyasalarda devletin işi olmaz' liberal ilkesiyle çelişerek çalışıyordu.
TOKİ tekeli 'afet dönüşüm projesiyle' önümüzdeki 25 yılın tüm konut projelerini kapatırken, yine 'toplu taşım projelerine' isteksiz devletin özel sektöre ihale ettiği 'lüks duble otoyol ve çevre yollar' bitirilir bitirilmez 'özelleştirilme' kapsamına alınıyordu...
Sonuçta halk vergileriyle yapılan Fatih ve Boğaziçi köprüleri dahil 1975 km uzunluğunda köprü ve otoyol 25 yıllığına yaklaşık 5 milyar 720 milyon dolar teklifiyle taltif edilmişti...
Yani kamunun parasıyla yapılan hizmet yatırımları daha sonra 'özelleştirilerek' vatandaştan bu defa 'ticari' hizmetlerinin kabarık faturalarını tahsil eden piyasalara teslim ediliyordu... 
Böylece adaletli vergi sistemini kuramayan ülkemizde halkımız bir yandan ücretlerinden kesilen vergiler öte yandan yeni yılda yine yüzde 14 ÖTV ve KDV artışlı tüketim vergileriyle hem özel sektörü ve hem devlet bütçesini finanse etmek zorundaydı...
PARA MAKİNESİ OTOYOL VE KÖPRÜ AĞI...        
Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale -İskenderun, Gaziantep-Şanlıurfa, İzmir-Çeşme, İzmir-Aydın, İzmir ve Ankara çevre otoyolları gibi 'altın ana hatlar' üzerlerindeki tüm hizmet tesisleri, bakım ve işletme tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer mal ve üretim birim ve varlık işletme haklarıyla adeta 'devasa karlılık ağı' gibi 25 yıllığına devrediliyordu.
Özelleştirme gerekçesi gibi gösterilen 'verimlilik artışı da' artık bu yolları her geçişinde 'kullanan öder' mantığına uygun 'vergileriyle yol, su ve elektrik hizmeti almayı yıllarca bekledikten sonra  yol, su ve elektrik tüketicisine dönüşen' vatandaşların üstleneceği açıktı...


<p>HDP’nin Esenyurt ilçe binasına düzenlenen operasyon  kapsamında terör örgütü elebaşı Abdull

HDP siyasette sona mı yaklaştı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, Elazığ'da deprem konutları anahtar teslim törenine katıldı

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...