• $7,3494
  • €8,9413
  • 437.211
  • 1536.11
15 Aralık 2012 Cumartesi

Hazin entelektüel gösteri

El-Cezire TV'nin Sirte sokaklarında isyancılarca sürüklenen yaralı Kaddafi görüntüleri ve daha sonra defalarca teşhir edilen cesedi hiç kuşkusuz 21. yüzyıl televizuel barbarlık gösterilerinden sadece biriydi...  
Nitekim meczup-otokrat Kaddafi'nin yerlerde tekmelenen bedeni ve trajik akıbeti 'Libyalıların özgürlük tecrübesiyle' özdeşleştirilmiş ve İngiliz Başbakanı da 'Bu bizim değil, sizin devriminiz sözleriyle' kutlamıştı... 
Ne tuhaf ki, evrensel değerlerin kurucusu olma kibriyle kasılan Batılı entelektüel birikim de Libya halkına karşı bu siyasi ve ahlaki şuursuzluğu yani 23 bin sorti, 50 bin Libyalının ölümü ve tarihsel, toplumsal yıkımını ve Libya'nın yeniden 'ekonomik' paylaşımını 'Libya'da demokrasi kazandı' saflığıyla onaylamışlardı...
AL GÜLÜM VER GÜLÜM...
Elbette çağına tanıklık eden, sorgulayan, egemenlere sırt çevirmesiyle ünlü Batı entelektüel geleneğinin son otuz yıldır piyasa tahakküm ve sömürü ilişkilerini 'aklileştiren' acıklı pozisyonuna konumlanışıyla, sosyalist halk kahramanı Kaddafi'nin neoliberal bir despota dönüşmesi aynı zaman dilimlerine denk düşmüştü...
Eski halk lideri Kaddafi 'finans çağına' spekülatif para oyunlarına yatırdığı milyarlarca dolar, Avrupa'nın kırmızı halı serdiği büyük silah alıcısı unvanı ve petrol kaynaklarını küresel devlere tahsisiyle dahil olurken...
Diğer yandan da 'Libya imajını düzeltmekle' görevli Harvard'lı akademisyenleri, Fukuyama'sından Bernard Lewis'e post modern zamanların entelektüellerini istihdam etmeyi de ihmal etmemiş...
London School of Economics'e yaptığı yüz binlerce dolarlık bağışlar piyasacı marka/ teori geliştirme ofislerinde  hoşnutluk yaratmış ama bu entelektüel yatırımlar Kaddafi'nin müstehcen ölüm görüntüleri sonrasında oluşan ani 'rahatsızlık' üzerine iade edilmişti...
HALKLARA 'AHLAKİ' BORCUMUZU ÖDEMEK Mİ?
Şimdi bugünlerde aralarında Orhan Pamuk'un da bulunduğu 6 yazar-düşünür, entelektüel küresel vicdan adına Suriye Devlet Başkanı Esad'a açık mektup yazmışlar...
Ve Suriye halkının kurtuluşu için Esad'a istifa çağrısı yaptıkları bu metinde eğer inat ederse Esad'a sonunun 'Saddam ya da Kaddafi'ye benzeyeceği uyarısını da eklemişlerdi...
İnsanlık tarihinin ortak kazanımları 'demokrasi', 'özgürlük' gibi kavramları başka ülkeleri 'bombalarla' militarist işgalin dili olarak kullanan Batılı güçlerle, zalim Esad'ı 'ilkel şiddet sokak linciyle' uyaran 'angaje entelektüel' çıkış aynı etik zeminsizlikte yükseliyordu...      
Belli ki yaşadığı çağın 'gerçekliğini' kavrayamayan bu ifade sahipleri kapitalist sömürge stratejisiyle bu strateji tarihinin tesis ettiği despot rejimler arasındaki derin varlık ilişkisine oldukça 'yabancılaşmışlardı'...
ABD Dışişleri Bakanı ya da İngiliz Başbakanı'ndan farksız retorikle 'bir sokak lincini' ve ABD markalı 'haklı savaş' doktrinini meşrulaştırmayı da zamanın 'ahlaki' gereklerinden saymışlardı... 
'Medeniyetler arası çatışma' ya da 'tarihin ve coğrafyanın sonu' tezleriyle burkulmuş zihinleriyle vasat popüler kültüre hizmetlerine elbette asla itiraz edilemezdi...
Ama yıllardır Latin Amerika'dan Kosova'ya Irak'tan Afganistan'a Libya'dan Mali'ye defalarca kurulan standart planı daha da tahkim eden 'Suriye halkını kurtarma'  apolitik naif söylemi en başta eleştirel entelektüel tarih bağışlamazdı...
Ve bu halklara olan 'adalet borcumuzu' silmeye bütün Ortadoğu ve Körfez'in 'petro dolarları' yetmezdi...

<p>İstanbul'da kaçak yollarla ülkeye sokulan oyuncakların bulunduğu depoya baskın düzenlendi. Bağcıl

Kaçak oyuncak deposuna baskın anı görüntülendi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında