• $13,4715
  • €15,2456
  • 796.985
  • 1910.29
24 Şubat 2013 Pazar

Ketçap, mayonez ve kolestrol piyasası...

Açlık, istek, keyif ve memnuniyetten oluşan karmaşık bir döngü var insanın yaşamında… Sonuçta memnuniyete ulaşsak da, keyifle sağlıklı yaşam arasındaki ters orantılı ilişki ne olacak? Lezzet düşkünleriyle sağlıklı beslenmecilerin zor anlaştığı konuların başında, “Bu geçici mutluluğun bir bedeli var mı?” sorusu geliyor. Geçtiğimiz cuma günü birbiriyle alâkalı gibi durmasa da, kimilerine göre birbiriyle yakından ilgili iki haber peş peşe düştü ekranlarımıza… Bir gün sonra da gazete sayfalarında ayrıntılarını okuduk. Bunlardan ilki ünlü yatırımcı Warren Buffett ile ilgiliydi. 

Buffett, ketçap ve mayonezleriyle Türkiye’de de tanınan ABD’li gıda devi Heinz’ı satın alıyordu. Ünlü yatırımcının şirketi Berkshire Hathaway, yatırım şirketi 3G Capital ile birlikte Heinz’ı 28 milyara alacaktı. ‘Heinz’ şirketinin CEO’su, Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkanı William R. Johnson, “Heinz markası küresel gıda endüstrisinin en çok saygı duyulan markalarından biridir ve bu tarihi birleşme Heinz hissedarlarının çıkarınadır” diye konuşmuş. Lezzet düşkünleri için okunup geçilesi bir haber… 

KÖTÜ KOLESTROL, KÖTÜ MÜ?
Paradan para kazanmaya çalışan yatırımcılar içinse, ikinci haber çok daha önemli… Fransız Prof. Philippe Even demiş ki, “Kötü kolesterol o kadar da kötü bir şey değilmiş.” 
Prof. Even’in bu sözleri kimilerine şaşırtıcı geldi; çünkü adı üstünde ‘kötü’ kolesterol… Üstelik tıp bilimi, kötü kolesterolü yaratan şeyler arasında ayaküstü gıda endüstrisi ve bu endüstrinin ayrılmaz paketçikleri olan ketçap ve mayonez arasında yakın ilişki kuruyorken… 
(İki haber arasında ‘manipülatif’, ‘spekülatif’, bir anlamda ‘yönlendirilmiş ilişki’ aramak, belki fazlasıyla kuşkuculuk olarak karşılanabilir. Belki de karşılanmalıdır. Ama unutmamak gerekir ki, iletişimin giderek daha da küçülttüğü bir dünyada yaşıyoruz artık; yani olmaz diye bir şey yok…)

NEDİR BU KETÇAP?
Ketçap aslında bir İngiliz-Anglosakson çeşnisi… Memlekette daha çok hamburgercilerden öğrenilen bu lezzetin sadece domatesten yapıldığını sanıyoruz ama aslında bizim mutfağımızda az rastlanan türde tatlı-ekşi bir sos… 
Az ya da çok baharatlı, mantar ve cevizden yapılan çok sayıda ketçap türü de var. Sadece fast-food kültürünün ayrılmaz parçası olmasının ötesinde, Anglosakson dünyada evlerde mutfakların da vazgeçilmezi. Ketçap türleri, çeşitli et soslarına katılıyor, haşlanmış ya da kızartılmış yumurtanın üzerine dökülüyor, ‘pate’ yapılırken temel malzeme olarak kullanılıyor, balık kızartmalarının yanında, pilav ve makarnanın üzerinde tüketiliyor. Ancak özellikle de domateslisinin ayrı düşünülmeyeceği yiyecekler, patates kızartmasıyla sandviçler ve hamburgerler… Türkiye’deki sandviç büfelerinde, ketçap-mayonez ortaklığına karşı geliştirilmiş bir salça-turşu dostluğu vardır ama dünyada ne büyük bir pazar olduğunu yazının başında sözünü ettiğim haberden anlamak mümkün…
Tanımlarken bilim insanları pek anlaşamasalar da, fast-food beslenmenin sağlıksız olduğunda bir fikir birliği var. 

FAST-FOOD EŞİTLİĞİ
Tüm gelir gruplarından insanların git gide daha fazla hazır gıdaya yöneldiği de açık… Hatta ‘fast-food eşitliği’ diye bir felsefe bile var. Öyle ya, fast-food deyince, fakir de zengin de aynı şeyi yiyor sonuçta... Ancak işin tatsız yanı, sanayileşmiş ve bilgi toplumuna geçmiş ülkelerde, yemek pişirme alışkanlıklarının kaybolmaya yüz tutmuş olması... 
Televizyonlarda, çalışan insanlara yönelik yemek programları giderek artıyor ama durum yine de vahim… Her an ulaşılabilen, kolay hazırlanan hatta hemen tüketilebilen ürünler dünyayı öylesine sarmış durumda ki, “Bir gün yemek yapmam gerekirse kursa gidiveririm” diyen gençlerin sayısı hızla artıyor. Bunun bir adım sonrası, “Yemek yapmayı bilmem gerekmez” olacak diye korkuyorum.  

YE VE KOŞ GİT!
Modern fast-food zincirleri, “Eat and run” (Ye ve Koş-Git) sloganıyla adeta yemek okullarına savaş açmış gibiler. On beş saniyede sunulan bir hamburger mi, yoksa taze malzemeyle emek verilerek hazırlanmış mayhoş yaprak sarması mı? Her ikisi de aynı sürede mideye indiriliyor; ama ikincisinin verdiği haz bence hiçbir şeye değişilmez. Israrla fast-food tüketenlerin ise bu durum pek umurunda değil… 
İşte şimdi burada, ‘kötü kolesterol’ü sevimli göstermeye çalışan Fransız profesörün sözlerine dikkat etmemiz gerekiyor. Baksanıza, o kadar da korkulacak bir şey yokmuş; kolesterolün kötüsü olmazmış… 
Türkçe meali şu: Fast-food’a, ketçaba, mayoneze devam… 
Milyar dolarlar havada uçuştukça kim korkar hain kurttan? Mösyö Even’e, AKŞAM yazarlarından Nihal Kemaloğlu en güzel cevabı vermiş aslında. Kemaloğlu’nun sözleriyle bitireyim ben de yazımı: “Bizler gerçekten ‘sağlığımız’ için kötü olanın sadece kolesterol olduğuna emin miydik?”                 (http://www.aksam.com.tr/yazarlar/kotu-olan-sadece-kolesterol-mu/haber-169965)

ÇOCUKLARIMIZA KEÇİ SÜTÜ DE İÇİRELİM
Okulların açılmasıyla birlikte ‘Her çocuğa süt’ kampanyası yeniden başladı. İzmir’de üç yıldır aralıksız uygulanıyor zaten. Hem süt üreticileri hem de öğrenciler kazanıyor… Sütler derelere dökülmekten kurtuluyor. Biraz araştırınca öğrendim ki, çocuklar keçi sütünü neredeyse hiç tüketmiyorlar. Ama aslında dünya âlem biliyor ki çocuklara en yararlı süt keçininki… Üstelik bizdeki keçi sütü üretimi de hiç fena değil. 
Memleketimizde bir zamanlar anlamsız bir keçi düşmanlığı vardı. Bu düşmanlığın sebebini daha sonraları anladık; meğer bize inek satmak isteyen ülkelerin dezenformasyonuymuş (yani bilgi çarpıtması). Artık keçilerin orman alanlarındaki yararlarının görmezden gelindiği, yeni ekim alanlarında ve rehabilitasyon alanlarındaki zararlarının da abartıldığı ve ormandan uzaklaştırıldığı günler geride kaldı. Yani aklımız başımıza geldi. Keçinin ormana zarar vermediği yarar sağladığı anlaşıldı. İnek sütünü, ‘kazein’ parçacıklarının yapısından dolayı sindiremeyen ve ‘alerjik reaksiyon’ gösteren bebek ve çocuklar keçi sütünü kolayca sindirebilmektedirler. Bu yönleriyle keçi sütü inek, koyun ve manda sütlerine oranla insan sütüne (yani anne sütüne) daha yakın sayılmaktadır.  
Çocuklara keçi sütü… Lütfen…

<p class='MsoNormal'> </p>

Galatasaray kötüye gidiyor

Hurdalıktan alınan arabanın muhteşem değişimi

Sırları çözülemeyen birbirinden ilginç fotoğraflar! Gerçek oldukları iddia ediliyor

Kendisi küçük etkisi çok büyük! Kansere savaş açıyor