• $7,4097
  • €8,997
  • 445.429
  • 1569.35
10 Ağustos 2012 Cuma

Gerçekten de önce ekmekler bozulmuş

Nedim Atilla
Nedim Atilla
YAZARIN SAYFASI

Emine Şahin, yıllarca ekmek hammaddeleri ve üretimi üzerine araştırmalar yapmış bir uzman. Gerçek ekmeğin peşine düşerek İtalya’dan Kanada’ya, Letonya’dan Finlandiya’ya, Yemen’den Suudi Arabistan’a diyar diyar gezmiş.

‘Gerçek Ekmek’ adlı kitabı ekmeğe bakışınızı değiştirecek; merakınızı konuyla ilgili detaylara kadar giderecek.

‘Önce Ekmekler Bozuldu’, Oktay Akbal’ın 1946’da yayınlanan ilk kitabı. Annesinin sattığı Tophane’deki evin parasıyla bastırmış ustamız bu kitabı. O zamanlar yayıncılık âleminin olanakları çok sınırlı; kitabını kendi bastıran o kadar çok yazar var ki… Oktay Akbal’ın kitabı önemli bir sıklıkla gönderme yapılan bir metafor aynı zamanda. Emine Şahin’in yazdığı ‘Gerçek Ekmek’ adlı kitabı karıştırırken, ister istemez “Oktay Akbal haklıymış, önce ekmekler bozulmuş hem de önce Türkiye’de değil, bütün dünyada” dedim.

Yıllardır, yediklerimiz içtiklerimizin sağlık açısından önemi konusunda bizi uyaran hocalarımız var. Bunların başında Prof. Mustafa Kaymakçı geliyor. Emine Şahin’in yazdıklarına ilave olarak Kaymakçı Hoca’nın dediklerine de kulak vermek gerek. Hocam, özetle şöyle diyor: “Tam buğday unundan yapılmış ekmekler, insanı birçok hastalıklardan koruyor, ya beyaz ekmek? Beyaz ekmek, kanseri tetikliyor. Beyaz ekmeğe, beyazlatmak ve dayanıklılık süresini artırmak amacıyla üretim aşamasında çok yoğun biçimde katkı maddelerinin eklenmesi de sağlıkta önemli sorunları ortaya çıkartıyor. Beyaz ekmek tüketimi, şeker hastalığının ortaya çıkmasında da birinci derecede etken. Şeker hastalığının yanı sıra obeziteyi  de neden oluyor.”

‘GERÇEK’ EKMEĞİN PEŞİNDE
Elimizdeki ‘Gerçek Ekmek’ kitabı aslında, ‘gerçek’ peşinde koşanlar için bir seri olmalı. Peşinden ‘gerçek peynir’, ‘gerçek domates’, ‘gerçek zeytinyağı’ gibi kitaplar da gelmeli ki, memlekette bir ‘gerçek gıda’ uyanışı yaşanabilsin.

Bu kitap insanın ekmeğe bakışını değiştirecek nitelikte. ‘Hakiki tam un’, ‘doğal ekşi maya’ ne demek önce onları öğrenmek gerek. Yıllardır yediğimiz o beyazlatılmış ekmeklerin ne kadar gerçek olduğunu da anlama fırsatı veriyor. Gerçek nedir, ‘sahte’ nedir anlamaya çalışmak gerek. “Ekmek sağlıklı mı, sağlıksız mı?” sorusuyla başlıyor. “Buğdayı doğal mı hibrit mi, unu rafine mi taş değirmen mi, ekşi mayalı mı yoksa katkı maddeleriyle şişirilmiş mi?” sorularıyla devam ediyor. “İşte en sağlıklı gerçek ekmekler böyle yapılır” önerileriyle sona eriyor.

Emine Şahin, yıllarca ekmek hammaddeleri ve üretimi üzerine araştırmalar yapmış. Gerçek ekmeğin peşine düşerek İtalya’dan Kanada’ya, Letonya’dan Finlandiya’ya, Yemen’den Suudi Arabistan’a diyar diyar ekmek fırınlarını gezmiş. ‘Ekmek dostu’ şehirlerdeki ustalar tecrübelerini ve özel sırlarını paylaşabildiği kadar paylaşıyor. Kitapta mutlaka okunması gereken, ‘Ekşi Hamur ve İntolerans Hastalıkları’, ‘Uzaklardaki Ekmek Dostları’ ve ‘Türkiye’deki Ekmek Dostları’ bölümleri de var.

10 YILLIK DENEYİM
Emine Şahin’i merak ederseniz, 10 yılı aşkın süredir ilgi alanları olan gıda kimyası, ekmek bilimi, artisan ekmekçilik, fonksiyonel ve geleneksel gıdalar, organik tarım ve organik ürünler, yerel beslenme ve sağlığa etkisi, doğal tedavi yöntemleri konularındaki araştırmalar yapıyor. Bu konularda yurtiçi ve yurtdışına geziler yaparak, eğitim ve seminer programlarına katılıyor…

Bir Vejetaryen Manifestosu
Yemek yerken huzursuz olmak istiyorsanız- ki biraz huzursuz olmakta yarar var- işte huzursuz edecek bir kitap: ‘Hayvan Yemek’. Bunun sebebi konunun herkesi ilgilendiriyor olması. Hayvan Yemek, ünlü romancı Jonathan Safran Foer’in bir vejetaryen manifestosu olarak adlandırılmalı belki de. “Bir ton balığı yakalamak için ‘hedef dışı av’ olarak adlandırılan ve öldürülen 145 ayrı deniz canlısını (bunların büyük çoğunluğunun da neslinin tehlikede olduğunu) düşünün” diyor.

Fena halde sert bir dili var, ama hakaret etmeden... Birçok vejetaryenle konuyu tartıştığınızda sizi vahşi olmakla suçlayacaktır. Foer bunu yapmıyor. Söylediği şey şu; “Et yemek değil vahşilik; ama o yediğimiz eti sağlayan hayvanı yetiştiren sınai çiftliklerin uyguladıkları yöntemler vahşilik!” Suçlamıyor Foer, “Durup düşünün” diyor. “Yediğimiz şeyin nereden ve nasıl geldiğini düşünün” diyor.

Başka soruları da var: “Neden kahvaltıda makarna yemiyoruz? Yemek yerken aldığımız kararları, neye dayanarak alıyoruz? Neden kuzu eti yiyoruz ama köpek eti yemiyoruz?

Köpeklerini seven Fransızlar, bazen atlarını yer. Atlarını seven İspanyollar, bazen ineklerini yer. İneklerini seven Hintliler, bazen köpeklerini yer.”

Alain de Botton, “Hayvan Yemek’i (eğer bu, uygun bir sözcükse) büyük iştahla okudum” diyor.

Müslüman’ın Diyeti
Gıda Hareketi Lideri gazeteci Kemal Özer’in yeni bir eseri. ‘Müslüman’ın Diyeti’; Hz. Muhammed’in tüketim biçimini esas alan bir çalışma. Kur’an’ın tavsiyelerine ve Hz. Muhammed’in yeme içme adabına göre oluşturulmuş bir diyet kitabı. Kemal Özer, hileli ve şaibeli gıdalar konusunda Türk kamuoyunun en çok güvendiği ve fikirlerine en çok başvurduğu isimlerden biri. Özer, yeni kitabı Müslüman’ın Diyeti’nde haz eksenli tüketim biçiminin ve kirletilmiş gıdaların, şişmanlık, obezite ve diğer hastalıklarla olan ilişkisini ele alıyor. İnsanları şişmanlıktan ve mutsuzluktan kurtarmak için ‘temiz ve sağlıklı’ bir beslenme modeli inşa ediyor. Nefsinizi, az ve öz yemeye ikna etmenin yolunu gösteriyor.

Kemal Özer’e göre, kitaptan sadece Müslümanlar değil herkes faydalanabilir: “İslam, sadece kendine inanan Müslümanların değil, tüm insanların ve gezegende yaşayan tüm canlıların sağlığıyla ilgilenir. Ben de Müslüman’ın Diyeti’ni herkese yazdım. Şifa arayanlara, iyileşmek isteyenlere, az yemeyi başaramayanlara, hazcı tüketimden sıkılanlara, hayatında ‘temiz’ bir sayfa açmak isteyen herkese…”  Kemal Özer, “Soframız nasıl olmalı?” sorusunu, “Sofranız, evinize misafir olan Hz. Peygamber’in de yiyebileceği bir sofra olmalı!” şeklinde yanıtlıyor. Kitapta ayrıca Ramazan için de özel bir bölüm var. “Sahur ve iftarda hangi yiyecekleri, hangi sırayla, hangi miktarda ve ne kadar arayla yemeli?” sorusuna net yanıt veriliyor bu bölümde.

<p>Son yıllarda, teknoloji ile ilgilenenlerin sıklıkla duyduğu kavramlar arasında büyük veri (big da

WhatsApp'la kayıp giden 'Prozodimiz'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Türksat-5A'nın alt sistem testleri tamamlandı

Ankara buz kesti