• $15,923
  • €16,8935
  • 945.479
  • 2372.35
22 Kasım 2011 Salı

Esad rejiminin domino taşları

'Dünya bize yardım etmezse biz başımızın çaresine bakacağız. Siviller silahlanıp kendilerini savunacaklar.' Bu sözler sürgündeki, Suriye eski devlet başkan yardımcısı Abdülhalim Haddam'a ait. Ülkede Esad rejiminin uyguladığı terörle ölenlerin sayısı 3000'i buluyor. Rusya dahil diktatör rejimler bile artık yaşananlara bir kılıf bulamıyor ve Esad'a çekil çağrısı yapıyor ama Suriyeli diktatörde hala değişen bir şey yok... Beşşar Esad 'gerekirse ölene kadar savaşırım' demeye devam ediyor!
Peki ama bunca baskıya rağmen koltuğuna ve şiddetine devam eden rejimin bu keyfiyeti nereden geliyor? Suriye nasıl dengeler üzerine oturuyor? Bu soruların cevapları için yapının nasıl oluştuğuna bakmamız gerek. Ülkede güvenlik dört ayrı organın üzerine oturuyor: Askeri istihbarat, Hava Kuvvetleri İstihbaratı, Devlet Güvenliği ve Siyasi Güvenlik teşkilatları. İlk ikisinin başında Nusayri kökenli Abdülfetah Kudsiye ve Cemil Hasan var. Devlet Güvenlik ve Siyasi Güvenlik teşkilatlarını ise Sünni kökenli Ali Memluk ve Deeb Zeytun yönetiyor. Bu birimler Ulusal Güvenlik Konseyi şemsiyesinin altında General Hişam İhtiyar'a bağlı olarak çalışıyor. Ancak... Yapı her ne kadar katmanlı ve hiyerarşik görünse de uygulama farklı.
***
Esad Ailesi ile bağlantılı olanlar hiyerarşide aşağıda bile görünseler yöneticilerinden fazla söz hakkına sahipler. (Burada aklıma KCK yapılanması geliyor maalesef. BDP'li belediye başkanlarını arkalarındaki güce dayanarak rehin alan KCK'lı belediye işçileri vs) Mesela Devlet Güvenliği birimine bağlı çalışan, Esad'ın kuzeni Hafız Mahluf kararlar üzerinde birimin başındaki isimden çok daha etkili. Zaten Esad yönetimini de çekirdek bir kadro şekillendiriyor: Mahluf, Mahir Esad, Esad'ın kayınbiraderi Asıf Şevket ve diğer kuzeni, güvenlikten sorumlu Zu el Hima Kalich. Bugünkü duruma gelinmesinden sorumlu olan kadro bu isimlerden oluşuyor. İçlerinde en acımasızı hava kuvvetleri istihbaratı. Bu birim Esad rejimine en demokratik yollardan seslerini çıkaranları bile tutuklayıp akıl almaz işkencelerden geçiriyor...
***
İşte şimdi can çekişen, bu çekirdek kadronun uyguladığı zorbalık sistemi. Sistemin yıkılması için kadronun koordinasyonunun bozulması şart. Şayet bu başarılırsa Esad rejimi de domino taşı gibi devrilecektir...

Metiner'in çağrısı
CHP'li Hüseyin Aygün'ün açıklamalarıyla parti içindeki tartışma sürerken cumartesi günkü yazımda Ahmet Altan'dan alıntı yaparak Sabiha Gökçen'i hatırlatmıştım. Dersim'deki sivil halkı bombalayan Gökçen'in isminin bir havaalanına verilmiş olmasının yarattığı travmadan bahsetmiştim. Meclis'ten, hislerimize tercüman olan biri çıktı: AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner...
***
Metiner şöyle dedi: 'Meclis'te Dersim katliamıyla ilgili bir araştırma komisyonu kuralım. Bu komisyonumuz o döneme ilişkin bütün iddiaları araştırmalı, arşivler açılmalı. Bir kışlaya verilen Mustafa Muğlalı isminin kaldırılmasına benzer biçimde, İstanbul'daki Sabiha Gökçen isminin de havaalanından kaldırılmasını teklif ediyorum. Bu somut iki teklife CHP de sıcak bakıyorsa, Dersim'le ilgili tarihsel yüzleşmeye hazır hale geleceğimizi ve bir özür faslının başlayacağını da düşünebiliriz.'
Bu çağrıya CHP'nin açık yüreklilikle karşılık vereceğini beklemiyorum elbette. 'Kutsallarımıza dokunmayalım' refleksiyle konuşmayı yasaklayan bir güdüye sahip ruh, partinin özünden kopmasına müsaade etmiyor. CHP parti içi savaşa devam ettikçe batıyor. Battıkça ulusalcı-faşist kanat daha da güçleniyor maalesef. Ancak çağrı yerini bulmasa da Metiner'in sözleri Sabiha Gökçen meselesini gündeme taşımak açısından önemli. Mustafa Muğlalı ayıbının ardından Gökçen ayıbına da bir son verelim artık...

<p>CATS, İnsansız  Hava Araçları, helikopterler ve uçaklar dahil sabit kanatlı veya döner kanatlı  h

İnsansız hava araçlarının gözü 'CATS'

Akıncı Toyu 2022 Uluslararası Atlı Okçuluk Yarışması başladı

Türkiye'nin en pahalı Tofaş'ı! 250 bin liraya satıldı

Türkiye'nin kültürel mirası 35 bin eser dijitalle dünyaya açılacak