• $7,3644
  • €8,9582
  • 440.608
  • 1563.52
24 Kasım 2011 Perşembe

Bu dalgaya da 'Kürt siyasetini susturmak' mı diyeceksiniz?

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Tuhaf ve oldukça sisli günlerden geçiyoruz hakikaten. Özün gözden kaçırılmaya, demokrasi, özgürlük ve barış diyenlerin şiddet isteyenler tarafından karalanmaya çalışıldığı; ideolojik düşmanlıkların insanların gözünü kör ettiği günlerden... Öyle günler ki bunlar, Kürt meselesinde en özgürlükçü noktada duranlara 'statükocu' damgası yapıştıran statükocular çıkıyor ortaya. Sırf AK Parti düşmanlığı nedeniyle sağlıklı düşünemeyip, terör propagandasına kadar işi vardıran CHP'liler görüyoruz. Ve her hukuk devletinde yargılanması şart olan durumlara sırf siyaset icabı karşı çıkan 'muhalifler'le karşılaşıyoruz...
***
KCK operasyonlarını yer yer eleştiren bir yazarım. Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu gibi isimlerin tutuklanmasının sürece zarar verdiğini, TMK'nın bugüne kadar çoktan değiştirilmiş olması gerektiğini, 'terör örgütü propagandası yapmak' gibi son derece muğlak ve ifade özgürlüğünü zedeleyici düzenlemelerin demokratik bir ülkeye yakışmadığını her fırsatta söylüyorum. Ancak... Bunları söylerken özün gözden kaçırılmaması gerektiğini de vurguluyorum. Zira KCK soruşturmasında mercek altına alınan çok vahim bilgi ve belgeler var...
Salı günü gerçekleşen son gözaltıları ele alalım örneğin.  Bu dalga çok önemli, çünkü gözaltına alınanlar siyaset akademilerinde ders vermek ya da terör örgütü propagandası yapmak gibi, etik olarak sorgulanabilir olsa da ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilebilecek faaliyetleri nedeniyle değil, bizzat terör eylemi planlamak, gerçekleştirmek ve örgüt yönetmek iddialarıyla soruşturmaya dahil edildiler.
Abdullah Öcalan'ın avukatlığını yapmış 40 kişiden bahsediliyor örneğin. Bu kişiler içinde dağda, elinde Kalaşnikof'la bir PKK operasyonu ya da tatbikatında görüntülenenler, PKK'nın birçok eylemi için talimat taşıyan ya da yeni talimat üretenler de olduğu ileri sürülüyor. Soruşturmadan çıkan tablo çok vahim: Mart 2010'da başlatılan süreçten itibaren Öcalan söz konusu avukatlarla 56 görüşme gerçekleştirmiş ancak savcılığın yaptığı incelemeye göre bu görüşmelerde Öcalan'ı ilgilendiren davalarla ilgili konuşulan tek bir konu yok! Onun yerine ne konuşulmuş? Güvenlik güçlerine yönelik eylem yapılması, sokak gösterilerinin tırmandırılması, sivil vatandaşların katledilmesi...
Bu talimatlar sonuç vermiş görünüyor maalesef. Zira Öcalan ve avukatlarının talimatlarının doğrultusunda 132 güvenlik görevlisi ve sivil şehit olmuş, 471 kişi de yaralanmış...
***
Peki ama bu 'uzaktan kumandalı yönetim' metodu nasıl işlemiş? Bunun için de epey detaylı bir plan ve koordinasyonla hareket edildiği anlaşılıyor. Zira avukatların bağlı bulunduğu hukuk bürosu üzerinden Kandil'e, KCK yürütme konseyinin üst düzey yöneticilere talimatlar gönderildiği, daha sonra bu talimatların telsizden uygun bir dille örgüt mensuplarına okunduğu, ardından da gerekli düzeltmeler vs yapılarak PKK'nın yayın organı Fırat Haber Ajansı'na postalandığı iddia ediliyor.
Ortaya çıkan tabloda söz konusu zincirde zaman zaman avukatlar Öcalan'ın talimatlarının dışına çıkarak daha çok şiddet ve eylem telkin etmiş, terörü tırmandırmak, savaşı büyütmek için bizzat talimat vermiş görünüyorlar. Kısacası salı günü gerçekleştirilen operasyon kapsamında mercek altına alınan çok ciddi bir yapı var. Bu yapı Kürt meselesini bırakın çözmeyi, kan ve şiddetle tırmandırmak ve bunun üzerinden iktidar baronluğunu devam ettirmek isteyen bir yapı. Şimdi bu yapıya önemli ölçüde zarar verildiği söyleniyor. Bunun doğru olup olmadığını göreceğiz... Ancak şunu da hatırlayalım ki Yıldıray Oğur'un önceki gün ileri sürdüğüne göre PKK ve devlet arasındaki görüşmeler yeniden ve yapıcı bir şekilde başladı ya da başlayacak gibi görünüyor. Bunun mümkün olmasını ben örgütün şiddet ve savaş kanadının zayıflamasına, devletle masaya oturmaya mecbur hale gelmesine bağlıyorum.
***
İşleyişte sıkıntılar, TMK gerekçe gösterilerek ifade özgürlüğünü zedeleyici yanlışlar yapılıyor maalesef. Bunları sonuna kadar eleştirelim. Ama her hukuk devletinde yargılanması gereken fiilleri de bu kapsama sokup, tamamen iktidar karşıtlığı refleksiyle KCK'yı sütten çıkmış ak kaşık gösterenlere de prim vermeyelim!  Bazı kesimlerin tümden dengesinin şaştığını, şiddet ve terörle aralarına mesafe koymayı tamamen göz ardı ettiklerini görelim...

<h3>Başkan Erdoğan: Görev değişiklikleri mutlaka olacak</h3><p>Başkan Erdoğan 2 ilde düzenlenen AK P

20 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Yılanların yuttukları dev canlılar

Ticaret Bakanlığınca ''fahiş fiyat'' denetimi yapıldı