• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
30 Haziran 2011 Perşembe

Aynı yerde durarak çözemezsiniz

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

Devletin ve sisteminin mağdur ettiği bir halk Kürtler. Defalarca, sistematik bir şekilde haksızlığa uğramış ve uğramaya devam eden kardeşlerimiz. Kimlikleri önünde engeller bulunan ülkedaşlarımız. Kürtlerin mağduriyetleri bu gün hala devam ediyor. Üstelik bu da yetmiyor,  tekrar tekrar yeni mağduriyetler ekleniyor üzerlerine. Hatip Dicle meselesi örneğin... Yaptığı bir konuşma yüzünden 'terör örgütü propagandası' nedeniyle yargılanıp mahkum oluyor. O mahkumiyet vekil seçildikten sonra hatırlatılıp, vekilliği iptal ediliyor. Yani konuşma yüzünden mahkum olma, mahkum olma yüzünden siyasetten uzaklaştırılma. Lanet gibi bir kısır döngü...
***
Bu kısırdöngüyü görmeli ve onların 'bastırılma' duygularını Türk-Kürt ayırt etmeden hepimiz anlamalıyız. Ancak... Yine Türk-Kürt ayırt etmeden anlamamız gereken başka şeyler de var: Bugün Kürtlere kendini mağdur hissettiren ne? Hukuk sistemi ve kaynağını o sistemden alan YSK adlı kurum. Bu öyle hantal, toplumdan uzak ve totaliter bir sistem ki...
Bu sistem sorunu duygusal tepkiler ve provokasyona açık eylemlerle aşılmaz. Şayet hukukta bir devrim yapmak amaçsa bunun yolu, 'sen-ben', 'Türk-Kürt' değil 'Türkiye vatandaşlığı' temelinde hareket edip, Meclis'te bulunmaktan ve mücadele etmekten geçer. O nedenle BDP'liler bir an önce üzerlerine düşen görevi yapıp Meclis'e dönmeliler. Şayet bunun için AK Parti'den bir sinyal bekliyorlarsa ki alınan mesajlar o yönde, bu bekleme sürecini Diyarbakır değil, Ankara'da sürdürmeliler.
***
Diyarbakır BDP'nin tabanı açısından en önemli merkez olabilir ama Türkiye partisi olduğunu iddia eden bir parti Meclis dışında kalacaksa Türkiye'nin başkenti Ankara'da yapsın protestosunu. Diyarbakır'da değil. Diyarbakır'da kalmak 'benim merkezim burası' anlamına gelir. Bu da ayrı bir parlamento oluşturma gayretinden başka bir anlam taşımaz. Şayet amaçları buysa açık açık söylesinler. Değilse bir çözüm bulmak için başkente dönsünler.
***
O çözüm ne mi olabilir? Bu AK Parti ve BDP'nin karşılıklı yumuşama adımlarına bağlı. İktidar partisinin Dicle'nin yerine seçilen Oya Eronat'ın vekilliğini kabul etme hatasını telafi etmesine şart. Çok mu gerekliydi bir koltuk daha? Ne olurdu 'böyle bir durumda biz o vekilliği almıyoruz' deseler? Belki Oya Hanım üzülürdü ama BDP çok daha yapıcı yaklaşmaz mıydı konuya?  Neyse... Artık olan oldu. Şimdi 'bunun telafisi ne?' diye sormak gerek. Telafisi Dicle için bir formül bulmak elbette. Ara seçim formülü işi çözebilir ama elbette Hakkari gibi tüm koltukları BDP'li olan bir ilde değil. Hem AK Parti hem de BDP'nin vekil çıkardığı bir il düşünülmesi şart. En mantıklı adres dün Cengiz Çandar'ın da yazdığı gibi Diyarbakır. Ama bütün bunlar 'Küstüm' dercesine Diyarbakır'da oturmakla olmaz. BDP siyasetin merkezine dönmeli. AK Parti ise seçimlerde kazandığı büyük zafer ortada iken artık bir vekil iki vekil hesabı yapmadan bir formül yaratmalı...

Bir partinin intiharı
Krizin ikinci adresi CHP ile ilgili laf kalabalığına gerek yok. Her şey ortada. Her ne kadar Balbay ve Haberal'ın tahliye edilmemesini ben de eleştirsem de bu kararın adresinin Meclis değil mahkemeler olduğunu bırakın CHP'lileri kargalar bile biliyor. CHP yemin etmeyerek Ergenekon davasına teslim olduğunu açık seçik beyan etmiştir. Yanlıştan dönmezse bu bir intihar. Kılıçdaroğlu'nun şimdiye kadar hiçbir konuda masaya yumruğu vurmazken bu konuda son derce sert ve kararlı çıkışı ise ayrı bir tezat ve ironi... Ergenekon davasında yargılanan zanlılar, seçilmiş hükümeti alaşağı etmek ve Meclis'i işlemez duruma getirmeyi amaçlamakla yargılanıyorlar ya... Şimdi CHP bir nevi onların gerçekleştirmek istedikleri öne sürülen planlarını hayata geçiriyor. Ergenekon'un avukatlığını yapayım diye bu ülkenin meclisini işlemez duruma getiriyor. Bravo doğrusu!

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü