• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
08 Aralık 2011 Perşembe

Aydınlık ve OdaTV işbirliği

Nagehan Alçı
Nagehan Alçı
YAZARIN SAYFASI

'Basın özgürlüğü elden gidiyor' diye çırpınarak gazetecilik görüntüsü altında darbecilik ve silahlı derin yapılarla işbirliği yapanları savunmaya kalkanların son birkaç gündür kullandıkları koz Aydınlık Gazetesi'ydi. Bu gazetenin 'muhalif duruşu' nedeniyle savcı tarafından arandığını söyleyerek korku atmosferi pompalamaya kalkıyorlar hatta işi 'Bugün gazetecilere uygulanan baskı 28 Şubat'taki Genelkurmay baskısından daha fazla' demeye bile getiriyorlardı. Dün darbecilerin talimatıyla insanları cinayete azmettiren yazılar yazanlar bugün de -muhtemelen yine talimatla- 'Ergenekon'u sulandırma taktikleri'ne aynen devam ediyorlar. Oysa Aydınlık'a yapılan baskın ve gazetenin sahibi Mehmet Sabuncu'nun gözaltına alınma sebebi ortaya çıktı...
***
Yasemin Çongar'ın sütunundan öğrendiğimize göre Aydınlık Gazetesi'nde 19 Ağustos 2011 günü yapılan aramada birtakım yazışmalar ele geçirilmiş. Bu yazışmalar Başbakan Erdoğan, Taraf Gazetesi Yayın Yönetmen Yardımcısı ve yazarı Yasemin Çongar ve Cumhuriyet Savcısı İlhan Kansız arasında geçen bir e-mail trafiği izlenimi veriyor. Bu maillerde güya Başbakan, Yasemin Çongar ve Cihan Kansız'a talimat iletiyor ve Taraf ekibi de bu talimat üzerine OdaTV aleyhine iddianameyi yazıyor. Tabii ki tümü, sahte account'lar üzerinden gönderilmiş bir düzmece!
***
Düşünebiliyor musunuz? Kendine basın mensubu diyen birileri Başbakan, bir savcı ve bir gazeteci adına sahte adres alıyor, internet kafelere gidiyor ve böyle bir oyun kurguluyor. Ne için? Kimin adına? Ve sarı basın kartı var diye böyle bir sahtekarlığı yapanlara, bir davayı yasadışı yöntemlerle karartmaya çalışanlara gazeteci denebilir mi? Hukukun gereği olarak
gözaltına alınıyorlar diye 'basın özgürlüğü elden gidiyor' sloganı atılabilir mi? Bu sloganı atanlar iyi niyetli olabilir mi?
***
Aydınlık Gazetesi son derece zavallı yöntemlerle de olsa açıkça devam eden davaları akamete uğratmak amaçlı hazırlanan bu yasadışı tezgahın neresinde duruyor? Kendi kendine mi planladı yukarıda anlattığım düzeneği? Yoksa birileri talimat mı verdi? OdaTV soruşturmasını karartmayı kimler istiyor? OdaTV davasında ikinci iddianamenin geleceği biliniyor. Bu ikinci iddianame hangi gazetecilere tutuklanma kabusları gördürüyor? Cihan Kansız'ın tabiriyle OdaTV örgüt üyesi olan ve şu an halen yazan gazeteciler kimler? Bu sorular çok önemli...
***
Bir de tabii, bu meselenin tam ortasında duran OdaTV'nin duruşu ve konuyla bağlantısı da çok önemli. Aydınlık OdaTV'yi aklamaya kendi kendine ve OdaTV'ye haber vermeden soyunmuş olamaz. En azından onlar için nasıl bir 'mücadele' yürüttüklerini OdaTV'ye ve bu davayla ilgilisi olanlara iletmişlerdir... O zaman bu siteyi şu an yöneten ve yönlendirenler bu korkunç yasadışı tezgahı bilmiyorlar mıydı? Bilmiyorlar ve şimdi öğrendilerse neden açıklama yapmıyorlar?
***
Dün siteye baktım, Mehmet Sabuncu'nun gözaltına alınmasını haber yapmışlar ama
gözaltı nedeninden bahsetmemişler. Oysa tam da kendilerini ilgilendiren bir nedenden gözaltına alındı Sabuncu. Bunu OdaTV'nin görmezden gelmesi çok tuhaf. Son günlerde sitenin Aydınlık'la ilgili yaptığı detaylı haberler var gerçi. Mesela zoru başararak kendi matbaasını kurduğunu, her geçen gün tirajını artırdığını, Cumhuriyet ve Taraf gazetelerini tiraj olarak solladığını kısa aralıklarla ayrı ayrı haberleştirmiş site. Yani adeta Aydınlık'ın reklam ofisi gibi çalışmış. 
***
Ama... İş gözaltına gelince... Orada öznesi kendi olan haberin esasını yazmamış. Allah
Allah... Kesinlikle çok tuhaf! OdaTV'yi şu an yöneten ve yönlendirenlerin Aydınlık'ın bu tezgahından haberdar olmaması imkansız. Bunun da hukukun gereği olarak aynı kapsamda soruşturulması gerekmez mi?

<p>Millet ittifakının ortağı İyi Parti'den, HDP'yi sevindirecek bir açıklama geldi. İyi Parti Genel

İyi Parti'den skandal çağrı: Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Karıncaların şaşırtan gücü

İşte Galatasaray'ın gündemindeki golcü oyuncular