• $28,9208
  • €31,485
  • 1924.11
  • 8026.27
6 Ekim 2023 Cuma

Türkiye Yüzyılı'nın dış politika vizyonu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geliştirdiği 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunu, şu cümleyle tanıtmıştı: "Türkiye Yüzyılı, ülkemizi muasır medeniyetler düzeyinin üzerine çıkaracak kapsamlı bir yol haritasıdır."

Bu yol haritası, Cumhurbaşkanı'nın uluslararası alanda verdiği mesajlarda, ziyaretlerinde ve iç politikada attığı adımlarda görünür olmaya başladı.

***

Dışışleri Bakanı Hakan Fidan'ın önceki gün düşünce kuruluşu SETA Vakfı'nın yayın organı Insight Türkiye'de yayınlanan makalesi de bu yol haritasının dış politika tarafını ortaya koyuyor.

Fidan, "Türkiye Yüzyılı Başında Türk Dış Politikası: Zorluklar, Vizyon, Hedefler ve Dönüşüm" başlıklı makalesinde kapsamlı bir analiz yapıyor, vizyonu ve yol haritasını netleştiriyor.

NATO, ABD ve AB'ye yönelik mesajları, Türk Dünyası, Latin Amerika ve Dışişleri'ndeki organizasyonel dönüşümle ilgili 'yeni' noktalar önemli.

Bazı bölümlerini kendi ifadelerimle özetleyerek alıntılıyorum:

***

Tespitler:

- 1945 sonrası liberal uluslararası düzen yeni bir dünya savaşının çıkmasını engelledi. Ancak sürdürülebilir barış ve güvenlik sunmada yetersiz kaldı. Berlin Duvarı yıkılınca dünya düzeni tek kutupluluktan iki kutupluluğa geçti, şimdi çok kutupluluk tartışılıyor.

- Bu süreçte dünya büyük güçlerin siyasi stratejilerinin çatıştığı bir savaş alanına dönüştü. Silahlı çatışmalar, terörizm, düzensiz göç, yabancı düşmanlığı, İslamofobi, iklim krizi, gıda kıtlığı ve siber tehditler sınır tanımıyor.

- Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş, güvenlik risklerinin yanı sıra, küresel enflasyon, ekonomik durgunluk, enerji krizi, gıda güvensizliği gibi küresel sonuçlar ortaya çıkardı. Çözüm yetkisine sahip kuruluşlar ise buna çözüm bulmaktan acizler.

- Hiçbir devlet bunlarla tek başına mücadele edemez. Uluslararası sistem köklü bir dönüşümden geçmeli.

***

Türkiye'nin vizyonu:

- Türkiye, daha kapsayıcı, etkili, adil ve güvenli bir uluslararası sisteme katkıda bulunmayı amaçlıyor:

'Kutupluluk yerine dayanışmaya dayalı sağlam bir sistem.'

Türkiye bu yüzden BM ve diğer çok taraflı kuruluşlarda reform çağrıları yapıyor.

- Türkiye, sağlam siyasi iradesi ve artan yetenekleriyle böylesi yeni bir uluslararası sistemin mimarlarından biri olacak konumdadır.

- Bölgede barış ve güvenliğe katkıda bulunmak için tehditleri ortadan kaldırmak ve bölgesel işbirliği modelleri geliştirmek gerekir.

***

Terörizm:

- Terörizm, barış ve güvenliğe yönelik en önemli tehdittir, insanlık suçudur. Ancak hâlâ vekâlet savaşlarının aracı olarak kullanılıyor. Bu belaya karşı etkili ve gerçek bir uluslararası işbirliği gerekir.

- Türkiye, IŞİD'e karşı sahada mücadele eden tek NATO müttefikidir. Aynı anda PKK/YPG terör örgütü ve uzantılarıyla da, darbeci terör örgütü FETÖ ile de mücadele ediyor.

- Sınırlarımıza yakın her türlü terör örgütü tehdidini sadece milletimiz için değil, bölgesel istikrar açısından da engellemeye kararlıyız.

- Ancak Türkiye'nin kararlılığı başkalarını sorumluluktan kurtarmaz.

***

Suriye:

- Suriye'nin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine yönelik en büyük tehdit, bu ülke üzerinde hesabı olan güçlerin terör örgütlerine verdiği açık destektir.

- Suriye'de teröristlere 'güvenli bölge' sağlanmamalıdır. Suriye'nin geleceğini Suriye halkı belirlemelidir. Bunun için meşru Suriye muhalefeti, BMGK kararında ortaya konulan siyasi geçişin yol haritasına uygun olarak bu siyasi süreçte tam olarak yer almalı.

Böylece Suriyeliler evlerine güvenli, gönüllü ve onurlu bir şekilde dönebilirler. Türkiye'nin çabaları sayesinde yüz binlerce Suriyeli evlerine geri dönebildi.

Irak:

Türkiye Irak'ın toprak bütünlüğünün ve siyasi istikrarının da ana savunucusudur. Bu amaçla, başta PKK ile mücadele olmak üzere, terör gruplarının Irak'tan temizlenmesine yönelik girişimleri kararlılıkla desteklemeye devam ediyor.

***

Ortadoğu:

- Ortadoğu bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Kendi kendini üreten yeni bir güç dengesi oluşuyor.

- İran ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden başlaması bölgedeki yakınlaşma ve normalleşme eğilimleri açısından bir dönüm noktası oldu.

- Başkalarının da izleyebileceği bu tür adımlar genel güvenliği, istikrarı ve refahı artırır.

Filistin:

- Çağımızın en büyük küresel adaletsizliklerinden biri olmaya devam eden Filistin-İsrail çatışmasının çözümü de adil ve kalıcı bir çözümle mümkün olabilir.

- 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve bitişik bir Filistin Devleti'nin yer aldığı iki devletli çözüm, İsrail'in de aradığı barış ve güvenliği bulmasını sağlayacaktır.

***

Rusya-Ukrayna savaşı:

Savaşın, taraflar, bölge ve küresel açıdan sonuçları oluyor. Türkiye, Ukrayna'nın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğü temelinde barış için kolaylaştırma/arabuluculuk çabalarını sürdürecek.

Ermenistan:

- Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki müzakere süreci, Ermenistan için tarihi bir fırsattır. Türkiye, bölgenin yeniden inşasına yatırım yapmaya hazırdır.

- Zengezur Koridoru'nun açılması herkes için daha fazla refaha da yol açacaktır.

İran:

İran'la terörle mücadelede ikili ve bölgesel işbirliğimizi güçlendirmeye hazırız.

Yunanistan:

- Mevcut olumlu atmosfer, tartışmalı konulara çözüm bulmak ve işbirliği için değerli bir fırsat sunuyor.

- Türkiye, meşru hak ve menfaatlerinden taviz vermeden, Yunanistan'ın da aynı samimiyetle karşılık vermesi şartıyla bu çabasında samimidir.

Kıbrıs:

Kıbrıs sorununun çözümü, Kıbrıs Türklerinin doğuştan gelen haklarının, egemen eşitliğinin ve uluslararası eşit statüsünün yeniden teyit edilmesi ve KKTC'nin tanınmasıyla sağlanabilir.

Balkanlar:

Türkiye, hem bölgenin ayrılmaz bir parçası olan hem de bölgedeki diğer milletlerin güvendiği bir ülkedir ve yapıcı bir rol oynuyor.

Afrika:

Türkiye'nin Afrika Ortaklık Politikası saygıya, eşit ortaklığa ve karşılıklı faydaya dayanır. Türkiye, kıtanın küresel yönetişimde söz sahibi olması gerektiğine inanıyor.

Afganistan:

Türkiye, Afgan halkının yanında olmaya kararlıdır. Silahlı mücadelenin yeniden canlanmasından ne pahasına olursa olsun kaçınılmalıdır.

***

ABD:

- Türkiye, NATO müttefiki olarak ABD ile stratejik ortaktır. Bazı farklı bakış açılarına rağmen, birçok bölgesel ve küresel meselede ilgilerimiz ve yaklaşımlarımız örtüşüyor.

- ABD ile önümüzdeki dönemde ortak çıkarlar temelinde ve geniş alanlarda işbirliğimizi güçlendirmeye çalışacağız. Ancak böyle bir işbirliğinin olmazsa olmaz koşulu, müttefik dayanışması ruhudur. Bu, birbirlerinin ulusal güvenliğini baltalamayı değil, güçlendirmeyi gerektirir.

NATO:

Türkiye, transatlantik bağlantının Avrupa'nın güvenliği ve refahı açısından hayati önemde olduğunu düşünüyor.

***

AB:

- Avrupa Birliği'ne üyelik stratejik bir öncelik olmayı sürdürüyor.

- Türkiye'nin katılım müzakereleri liyakate dayalı ilerlemiyor. Bu, AB'nin kararsızlığının nedeni "Türkiye'nin kimliği mi nüfus büyüklüğü mü" sorusunu gündeme getiriyor.

- Bölgesel ve küresel zorluklar, Türkiye'nin katılım sürecinin ilerlemesini daha fazla zorunlu kılıyor. Genişlerken Türkiye'yi geride bırakmak stratejik bir hata olur.

- AB, Türkiye'yi rakip olarak görmek yerine zorluklar karşısında çözüm ortağı olarak görmeli ve liyakate dayalı bir katılım süreci sürdürülmeli.

- Reform çalışmalarımıza şimdiden yeni bir ivme kazandırmaya başladık.

***

Türk Devletleri Teşkilatı:

- Teşkilat, Türk Dünyası'nın birlik ve beraberliğinin pekiştirilmesinde kilit rol oynayan, ileriye dönük ve gelecek vaat eden bir projedir.

- 'TURAN Özel Ekonomik Bölgesi' işbirliği ve entegrasyon çabalarımızda bir mihenk taşı olacaktır.

İİT ve D8:

İslam ülkeleriyle işbirliğini geliştirmek önceliklerimiz arasında yer alıyor. D-8 Örgütü 8 ülkeyle sınırlıdır. İİT'yi ekonomik entegrasyon ve kalkınma için kurumsal bir platforma doğru kurumsallaştırarak genişletmek daha iyi olacaktır.

***

Ekonomi:

- Önümüzdeki dönemde dış politikanın ekonomik bileşenine özel önem verilecektir. Zira güçlü bir Türkiye ekonomisi, yalnızca Türk halkının değil, aynı zamanda komşularının, dostlarının ve ortaklarının da ekonomik refahını artıracaktır.

- Türkiye, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefi doğrultusunda ekonomik ilişkilerini çeşitlendirecek ve derinleştirecektir.

- Savunma sanayii de dahil yüksek ve kritik teknolojiler bu derinleşme ve çeşitlenme sürecinde öncelikli alanlardır.

- Bu doğrultuda Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi sürecinin tamamlanması yönündeki çabalarımızı yoğunlaştıracağız.

Enerji ve ulaştırma:

Enerji ve ulaşım koridorlarında merkez konumumuzu güçlendirerek bağlantı kapasitemizi artıracağız.

***

Latin Amerika ve Karayipler:

İlişkilerimizi 'Türkiye-Latin Amerika ve Karayipler Ortaklık Politikası'na dönüştürmeyi hedefliyoruz.

Asya:

2019'da duyurduğumuz 'Yeniden Asya Girişimi' ile ticaret, yatırımlar, ulaştırma, lojistik ve altyapı gibi çok çeşitli işbirliği alanlarındaki fırsatları keşfetmeye devam edeceğiz.

***

Irkçılık ve İslamofobi:

Batılı ülkelerde görülen ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi salgını endişe vericidir. İlk ayeti 'Oku!' ile başlayan bir dinin kutsal kitabının yakılması karşısında eylemsizlik kabul edilemez. Bu tehlikeli eğilimler karşısında boş durmayacağız.

***

Dışişleri'nin yapılanması:

Dışişleri Bakanlığı'nın organizasyonel dönüşümü de hızlanıyor. Bu dönüşüm, daha çevik ve proaktif olma, dış politika oluşturma ve uygulamada verimliliği artırmak amacıyla çeşitli departmanların yeniden yapılandırılmasını ve modern teknolojilerle donatılmasını içeriyor.

<p>Yangın Giresun'un Eynesil ilçesi Gümüşçay mahallesinde özel bir firmaya ait olan balık işleme soğ

Balık tesisindeki yangın havadan görüntülendi

Yaban hayvanlarına ev sahipliği yapıyor! Limni Gölü Tabiat Parkı

Pekmez ve limon küründen sabahları tüketen yaşadı! Faydaları saymakla bitmiyor

İnsani ara bitti vahşet başladı... İşgalci İsrail Gazze saldırılarını yeniden başlattı