• $28,9208
  • €31,485
  • 1924.11
  • 8026.27
26 Eylül 2023 Salı

F-35'ten Allah kurtarmış!

Türkiye, ABD ve Avrupalı 'müttefikleri'nden hava savunma sistemi satın alamayınca Rusya'dan S-400 almış, buna karşı 'ambargo' olarak ABD tarafından F-35 savaş uçağı ortak programından çıkarılmıştı.

Daha doğrusu, ana sözleşmede ortaklıktan çıkarma gibi bir düzenleme olmadığı için, F-35 programının diğer ortakları ayrılıp yeni bir ortaklık oluşturmuş, Türkiye dışında kalmıştı.

ABD, Türkiye için üretilmiş 6 uçağı teslim etmedi.

Ortaklık payı ve uçaklar için ödenen para da henüz geri ödenmedi.

***

ABD bize bunu 'yaptırım' ve 'ambargo' olarak uyguladı.

Yani 'kötülük' amacıyla yaptı.

Fakat gün geçtikçe bunun nasıl bir 'iyilik' olduğunu daha iyi anlıyoruz.

***

ABD Hesap Verebilirlik Ofisi (GAO), son raporunda F-35 programının neredeyse fiyaskoya dönüştüğünü ortaya koydu.

21 Eylül 2023 tarihli rapora göre, uçakların üretimi ve yedek parça tedariki giderek daha fazla gecikiyor. Eğitim verilmiyor, uçuş saati hedefleri tutturulamıyor. Pilotlar, uçuş ve bakım onarım personeli iş yapmadan bekleyerek işgücü ve para kaybına neden oluyor.

Örneğin kanopi, motor, sensörler ve motor havalandırma fanı gibi en kritik parçaların gelmesi 72 günü, neredeyse 2,5 ayı buluyor.

Bu yüzden ABD ordusundaki 450 uçak ancak yüzde 55 oranında uçuşa/göreve hazır halde bulunuyor. Oysa bu oran yüzde 70-75 olarak planlanmıştı.

***

30 Mayıs'taki raporda belirtilen bir konu ise çok daha kritik: Uçağın soğutma sistemi iyi çalışmıyor ve aşırı ısınma yüzünden motor istenen gücü sağlamıyor, çabuk ve sık bozuluyor, ömrü kısalıyor.

***

Üretici şirket Lockheed Martin, yılda 125'ten fazla uçak üretiyor ve bugüne kadar ABD ordusuna 450 uçak teslim etti. ABD Savunma Bakanlığı, toplam 2 bin 500 uçak almayı planlıyor.

Rapora göre, bu uçakların toplam yaşam döngüsü maliyeti 1,7 trilyon doların üzerinde olacak.

Ancak bu rakamın sadece 400 milyar doları uçak parası.

1.3 trilyon doları ise uçağın işletme ve bakım maliyeti.

Rapora göre, üretici şirket bakım ve onarım yükünü hükümete devretmeyi planlıyor.

Rapordaki şu ifade çarpıcı:

"F-35 uçağı artık programın 10 yıldan fazla gerisinde. Kongre, artan maliyetlerin nereye varabileceğini kestiremiyor."

***

Bütün bunlar ABD ordusuna satılan F-35'lerle ilgili yaşananlar.

Diğer ülkelere satılanlarda durumu siz tahmin edin.

Ya biz de alsaydık, şu an ABD lazım olan yedek parçayı, eğitimi, tedariki bize mi sağlardı, kendisine mi?

***

Geliştirme ve üretim aşamalarında F-35 ve aynı neslin Avrupa modeli olan Eurofighter uçaklarını yerinde inceleme fırsatı bulmuştum.

Ve F-35'in Türkiye için daha maliyetli ve daha az yararlı olduğunu defalarca yazdım.

ABD'den sadece F-35 almayacak, üzerine en az 10 F-35'lik taksite bağlanacaktık.

Üstelik daha sonra 'modernizasyon yaptırmama, yedek parça vermeme' vb olası yaptırım ve ambargolar gelme olasılığı da cabası.

Bugün F-16'lar için yapıldığı gibi.

F-16'ları yerli imkanlarla modernize etmeyi ancak 30 yılın son 10 yılında başardık.

F-35'lerde tam teslim olacaktık.

***

Verilmiş sadakamız varmış.

ABD'nin şerrinden hayır çıktı.

Türkiye, ekonomik, mühendislik ve teknolojik imkan ve kabiliyetlerini Milli Muharip Uçak KAAN için kullanıyor.

UZAKTAN ÇALIŞMA TURİZMİ

Kovid salgını, bize de bütün dünyaya da 'uzaktan çalışma' diye bir yöntem öğretti.

Üç yıldır bu yöntem tüm dünyada deneniyor.

Dijital teknolojiler alanında çalışanlar artık işlerini bilgisayarlarını götürebildikleri her yere taşıyabiliyorlar.

Sağlık, eğitim, medya gibi alanlarda bile bazı aşamalar veya görevler uzaktan yapılabilir hale getirildi.

***

Bu durumun turizm sektöründe nasıl bir fırsat yarattığını -doğal olarak- 80'lerdeki 'elektronik devrimi'nin yıldızı Japonlar fark etmiş.

Japon mühendis Tsugio Makimoto ve gazeteci David Manners, 'Dijital Göçebe'nin kitabını 1997'de yazmışlar.

***

Ancak bu göçebelerin devasa bir 'turist kitlesi' olması için internet altyapısının ve hızının artması, üzerine de Kovid salgınının gelmesi gerekiyormuş...

Dijital göçebelerin paylaşım platformu olan Nomad List'e göre; bugün dünyada 40 milyon dijital göçebe var ve bu sayı 2035'te 1 milyarı bulacak.

BM Turizm Ofisi raporundan 2022 rakamlarını vereyim, kitlenin büyüklüğünü anlayın:

2022'de dünya genelinde 963 milyon turist seyahat etti. Fransa 80 milyon turistle ilk sırada, İspanya 71,6 milyonla ikinci, ABD 50,8 milyonla üçüncü, Türkiye 50,4 milyonla beşinci sırada.

***

Türkiye'de durumun yeni yeni farkına varılıyor.

Bu konuyla ilgili bir çalışmayı 2022 tarihli Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesince yayınlanan bir makalede gördüm. Ertuğrul Düzgün imzalı 'Yeni Bir Turist Tipolojisi Önerisi: Dijital Göçebelik' başlıklı makalede, turizm bürokrasisi ve işletmelerine 'dijital göçebelik pazarına' yönelik eğitim, tanıtım, dijital altyapı yatırımı yapmaları önerilmiş.

Bu yılın ağustosunda da Turizm Strateji ve Araştırma Merkezi (TURSAM) adlı bir kuruluş, dijital göçebe araştırması yayınladı.

Buna göre, dijital göçebeler sürekli göç etmiyor, büyük çoğunluğu ilk seyahat noktasında 3-6 ay arasında konaklıyor.

Dijital altyapısı güçlü, turizm açısından zengin, aynı gelirle daha yüksek bir yaşam standardı imkanı sunan ülkeleri tercih ediyorlar.

Arjantin, Singapur, Tayland, Endonezya, Meksika, Brezilya, Portekiz ve İspanya'nın turistik kentleri ilk sıralarda tercih ediliyor.

Bazı ülkeler bu alana yatırım yapmaya başlamış bile.

Örneğin, Dominik, Meksika, Dubai, Ekvador, Estonya, Kuzey Makedonya, Gürcistan, Norveç, Bahamalar, Almanya, Panama, Yunanistan, Romanya, Macaristan, İzlanda, Endonezya, İspanya, Hırvatistan, Letonya, Malta ve Çek Cumhuriyeti 'dijital göçebeler' için kolay vize veriyor.

İtalya'nın Sardinya Adası bir adım daha ileri gitti ve 'dijital turistlere' vizesiz ve ücretsiz konaklama imkanı sundu.

***

Dijital göçebelik yerine 'uzaktan çalışma turizmi' demek daha doğru.

Daha yüksek gelirli, daha çok boş zamanı olan, daha hareketli ve alışveriş yapan bir turist kitlesi bu.

Türkiye zaten dijital turistlerin en çok geldiği gelişmiş ülkelere vize uygulamıyor.

Dijital altyapısı müsait.

Devletin muhtemelen, 3 aydan fazla kalışlar gibi bazı konularda düzenleme yapması gerekebilir.

Ancak bu turistleri çekmek için asıl iş turizm işletmecilerine düşüyor.

***

Bunun bir de 'iç turizm' boyutu var.

Büyük şehirlerden sahillere, doğal güzellikleriyle tanınan illere akın eden yerli dijital turistlerin sayısı da az değil...

Bu alana yatırım ve tanıtımını yapan şehirlerin 'temiz ve masrafsız turizm' gelirleri artar.

İlk anda kiraları da artırır ama kısa sürede şehirlerin eğitim ve gelir düzeyini yükseltmeye başlar.

Benden önermesi...

ABD, SENATÖRÜ 'YOLDAN ÇEKTİ'

Türk düşmanı, Ermeni ve Yunan lobisinin sevgilisi Senatör Bob Menendez'e rüşvet soruşturması açıldı.

Evlendiğinde 'icralık durumda' olan Ermeni asıllı eşinin de külçe altınları olduğu ortaya çıktı.

Menendez, ABD Senatosu Silahlı İşler Komitesi Başkanı olarak, Türkiye'ye yeni nesil F-16 Viper ve modernizasyon kitleri satışını engelleyeceğini açıklamıştı.

Soruşturma nedeniyle başkanlığı düştü.

Yani artık engelleyemeyecek...

***

Senatör daha önce de yolsuzluk ve rüşvet soruşturması geçirmiş.

Bu da yeni değil.

Ama ABD'nin 'sırası' şimdi geldi!

Menendez, Türkiye ile ilişkilerin önünden çektirildi!..

***

Neden?

Kara kaşımıza, kara gözümüze sevdasından değil.

Menendez, eş durumundan Ermeni ve 'lobi' durumundan Yunan destekçiliğinin suyunu çıkardı.

Türkiye zaten elindeki F-16'ları modernize edebiliyordu, yenilerini ve kitleri satıp para kazanmak daha iyiydi.

Türkiye ile ilişkilerde arada bir de olsa olumlu adımlar atmak gerekiyordu.

***

Yani mesele rüşvet de...

Sadece rüşvet değil...

<p>İsrail ordusu Gazze Şeridi'nde bir haftadır devam eden 'insani aranın' bittiğini ve saldırılarına

Ateşkesin ardından işgalci İsrail'in saldırıları sürüyor

Pekmez ve limon küründen sabahları tüketen yaşadı! Faydaları saymakla bitmiyor

İnsani ara bitti vahşet başladı... İşgalci İsrail Gazze saldırılarını yeniden başlattı

UNESCO'nun Türkiye'de koruma altına aldığı ilk eser! Restorasyonda sona yaklaşıldı