• $32,5038
  • €34,7826
  • 2499.53
  • 9693.46
25 Nisan 2023 Salı

‘Muhalefet iktidar yüzü mü gördü ki?'

Bu sözün fıkra versiyonunu bilirsiniz.

Devamını/cevabını da:

"Ali, Veli, Selami, üç de ondan evveli; Recep, Şaban, Ramazan, bir de rahmetli baban..."

***

Şu sıralar muhalefet kanadından sıkça duyuyorum:

"Muhalefet iktidar yüzü görmedi ki, vaatleri icraatla kıyaslansın."

***

'Muhalefet'ten kasıt 'tek başına CHP iktidarı' ise -tek parti dönemi hariç- kısmen doğru.

Yok, 'CHP/SHP/DSP etrafında oluşan koalisyon' ise 'kısmen yanlış'...

1991-93 yılları arasında DYP-SHP iktidarı, bugünkü İyi Parti-CHP ittifakıydı.

1993-96 yılları arasında DYP-CHP iktidarı da öyle...

O günlerin DYP'sinin Meral Akşener'i bugün İyi Parti'nin genel başkanı.

O günlerin SHP ve CHP'sinin birçok siyasi aktörü de bugün CHP ve HDP'nin içinde...

***

1996-97'deki RP-DYP iktidarının 'devamı' olduklarını iddia edenler de Saadet Partisi olarak muhalefet ittifakında.

***

1997-99 yılları arasında iktidar olan ANAP-DSP-DTP iktidarlarının 'yetkili' birçok ismi de CHP ve İyi Parti'de devam etti.

***

1999-2002 yıllarının tek başına ve MHP-ANAP ortaklı DSP iktidarının siyasi aktörlerinin önemli bir kısmı da öyle...

***

Şimdi muhalefete eklenen Deva ve Gelecek partilerinin liderleri ve ekipleri de 2002-2016 yılları arasında AK Parti hükümetlerinde 'iktidar' idiler.

***

Ayrıca;

CHP'nin Eskişehir, İzmir, Muğla gibi uzun yıllardır; Antalya, Mersin, Adana gibi zaman zaman el değiştiren; İstanbul, Ankara gibi son 4 yıldır yönetiminde olduğu 'büyük' büyükşehir belediyelerinde 'yerel iktidarı' var...

Eski yılları siz değerlendirin...

***

Salim kafayla düşünelim;

Hangi muhalefet partisi, lideri ve/veya yönetici kadroları 'hiç' iktidar yüzü görmemiş?

***

"Efendim, çarpıtmayın, tek başına iktidar olmadılar anlamında bu; hem de bu kadar uzun süre tek başına iktidar hiç olmadılar!"

Bu mazeret mi, kabahat mi?

Demokrasilerde tek başına iktidar olmanın ilk ve temel şartı 'millete güven vermek'tir.

Ne kadar güven, o kadar iktidar...

Millet onlara 'stajyer iktidar' ve 'yerel iktidar' fırsatı verdi.

Ama tek başlarına Türkiye'yi yönetmeye ehil ve layık olduklarına dair bir başarı ve güven oluşturamadılar.

Millet de daha fazlasını vermedi.

***

Üstelik millet iki hayırlı iş yaptı:

CHP'yi muhalefette bırakarak 'niye iktidar olamıyoruz' diye 'dert etme' ve çözüm bulma fırsatı verdi.

CHP'ye iktidarı vererek ülkenin başını da derde sokmadı.

Daha ne yapsın!

CHP'YE SİYASAL İLETİŞİM DERSLERİ!

CHP'nin resmi haber kanalı Halk TV'de 'siyasal iletişimci' unvanıyla konuk edilen Şeyda Taluk, şöyle demiş:

"AK Parti'yi bugün AK Parti yapan, bu kadar büyümesinin, hâlâ iktidarda kalmasının nedenlerinden biri de kadın seçmendir. Kadın seçmenin büyük bir çoğunluğu ev kadınıdır. Sen, ben kadın nüfusunun içerisinde küçük bir azınlığız. Kendimize iyi eğitimli, beyaz yakalı diyelim. AK Parti'yi destekleyenler orta ve alt gelir grubuna sahip kentlerin çeperlerinde yaşayan ya da kırsalda yaşayan kadınlar."

***

Bu ifadede, seçkincilik, ayrımcılık, dışlama, hor görme gibi 'çağ dışı' suç ve ayıplar var mı, var...

Ama istatistik verileri ve siyasal davranışları okuyamamak da var...

***

AKŞAM yazı kadrosuna katılan sosyal politikalar uzmanı Tarkan Zengin'in cuma günü yayınlanan ilk yazısından bir not:

***

"Türkiye 17 yılda 11 milyon 395 bin ilave istihdam oluşturdu. 30 milyon 752 bin istihdamın içinde kadınların sayısı 4 milyon 773 binden 9 milyon 935 bine yükseldi. Bu sonucun ortaya çıkmasında kadınların işgücüne katılmasını kolaylaştıran ve istihdamını sağlayan yasal düzenlemeler, teşvikler ve istihdam politikalarının etkisi var."

***

Zengin, daha başka verileri de benimle ayrıca paylaştı:

Kızların okullaşma oranı 2002'de yüzde 39'du, bugün yüzde 88.

Yükseköğretimde kadın oranı 2002'de yüzde 11'di, şimdi yüzde 48,5.

Kadın istihdamı 2002'de yüzde 25,3'tü, şimdi yüzde 31,2.

Kadınların işgücüne katılımı 2002'de yüzde 27,9'du, şimdi yüzde 36,1.

***

AK Parti'nin, kızların okuması, kadınların çalışma ve akademi hayatına katılması için devrimci bir çaba ortaya koyduğunu söylemek için başka hangi veriye ihtiyacınız var?

***

'Siyasal iletişim uzmanı'na göre;

AK Parti "kadınlar AK Parti'ye oy vermesinler" diye olağanüstü çaba göstermiş!

"Eğitimli, kariyerli ve beyaz yakalı olsunlar sonra beni beğenmesinler, gidip muhalefete oy versinler" diye kendini yırtmış!

Ama kalan kısmı bile AK Parti'yi hâlâ iktidar yapıyormuş!

***

İyi tarafından bakalım;

'Uzman'ın, sunucuya hitaben "Sen, ben, kadın nüfusunun içerisinde küçük bir azınlığız" saptaması sevindirici.

"Seçim Nasıl Kazanılır?" adlı kitabında, "Oldum olası, her seçim sonrası 'Türklerin eğitimsiz, aptal' olduğuna dair edilen lafları itici ve ayrımcı bulurum. Aysun Kayacı'nın meşhur 'Benim oyumla çobanınki nasıl aynı oluyor,' cümlesinin haklı olduğunu düşünenlere fazlasıyla uzağım" diye yazması da 'kendi yazdığını okursa umut var' dedirtiyor.

***

Netice;

Bana siyasal iletişimini söyle, sana neden seçim kaybettiğini söyleyeyim!

'OYLARI BÖLÜYOR' DİYE İNCE'Yİ LİNÇ EDENLER KİMİ İKTİDAR YAPACAK?

CHP destekçileri, seçim şarkısından çok şu cümleyi tekrar ediyor:

"Muhalefet ilk kez iktidara bu kadar yakın ama Muharrem İnce oyları bölüyor."

Merak ediyorum, İnce oyları bölmezse kimi iktidar yapacaklar?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu mu?

İttifak ortaklarının ve bizzat kendilerinin 'kazanamayacak aday' olarak gördükleri Kılıçdaroğlu'nu?

Son anketlerde, ciddiye alınmayacak olanlarda bile CHP oyunu yüzde 26'ların üzerine çıkaramamış olan Kılıçdaroğlu'nu?

'Türk milletini çağdaş teknoloji ile tanıştırıyorum' diye 30 yıllık görüntülü konuşmayı örnek gösteren Kılıçdaroğlu'nu?

"Elektriği bedava vereceğim, nasıl diye soruyorlar, Allah'ın güneşi bedava" diyerek, fizik bilimini, güneş enerjisi teknolojilerini berhava eden, güneşe 'fiş takılacak priz' muamelesi yapan Kılıçdaroğlu'nu?

***

Yoksa, 'faşist' dedikleri MHP'den gelen Mansur Yavaş'ı mı?

'Neoliberal' diye tefe koydukları ANAP'tan gelen Ekrem İmamoğlu'nu mu?

'Faili meçhuller döneminin simgesi' gördükleri DYP'den gelen Meral Akşener'i mi?

'Gerici' dedikleri RP'den gelen Temel Karamollaoğlu'nu mu?

'Ülkeyi batırdı' dedikleri AK Parti'den gelen, 'Suriye bataklığına soktu', 'ekonomiyi batırdı', 'yargılanacaklar' dedikleri Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ı mı?

Ya da;

'Terör örgütüyle arasına mesafe koymalı ama yapmadı' dedikleri HDP'yi mi?

SCHLEFFNER MUHALEFETİ!

Zor durumdayken Allah'ın yardımını beklemek üzerine bir hikaye vardır.

Allah'ın nasıl 'sebepler' yarattığına dair...

Bir tv dizisinde 'Hıristiyan versiyonu'nu dinledim.

Hem de şahane bir anlatımla Al Pacino'dan...

Çeviriye olabildiğince sadık kalarak aktarayım:

***

Schleffner denilen bir adamla ilgili eski bir fıkra var.

Çok dindar bir adammış.

Günün birinde, televizyon izlerken, fırtına kopacağı haberini görmüş.

Bir süre sonra evin önünde bir araba dayanmış;

- "Schleffner, fırtına geliyor, gel seni yüksek bir yere götürelim" demiş sürücü.

- "Tanrı beni kurtarır" demiş Schleffner.

Sular yükselmiş, Schleffner ikinci kata çıkmış.

Bu kez bir tekne yanaşmış pencereye.

- "Schleffner, gel seni yüksek bir yere götürelim" demiş teknedekiler.

- "Merak etmeyin Tanrı beni kurtaracak" demiş Schleffner.

Sular daha da yükselmiş, Schleffner çatıya çıkmış.

Mucizevi biçimde üzerinde bir helikopter belirmiş.

Helikopterden bir adam sarkmış;

- "Schleffner, gel seni kurtaralım" diye bağırmış.

- "Hayır hayır! Tanrı beni kurtaracak, her şey yolunda" demiş Schleffner.

Sonunda...

Ölmüş...

Cennete gitmiş.

Tanrı'yı görmüş.

- "Tanrım" demiş, "Sana çok inandım. Nasıl yüz üstü bıraktın."

Tanrı dönmüş ve demiş ki;

- "Daha ne istiyorsun be!.."

- "Sana araba gönderdim..."

- "Sana tekne gönderdim..."

- "Sana lanet olası helikopter bile gönderdim..."

- "Schleffner..."

- "Sen bir ahmaksın!.."

***

Allah muhalefete;

Koalisyon ortağı yapacak kadar bile olsa güvenen bir seçmen verdi.

Kendini gösterebileceği kadar iktidarda olma fırsatı da verdi.

Üstelik, 'ne yapmasa' da oy verecek bir seçmen kitlesi de verdi.

***

Ama, muhalefet millete ülkeyi tek başına yönetebileceğine dair güven veremedi.

Daha ne yapsın!

<p>İsrail'in top mermisiyle beş sıvı nitrojen tankının  kapakları patladı. Tankların içindeki sıcakl

Bir mermide 5 bin hayat!

Kaçıran pişman oluyor: 50.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri…

Bodrum'da inşaatta toprak kayması! İki işçi, yaralı olarak kurtarıldı

Uşak'ta şiddetli fırtına! Bazı ev ve ahırların çatısı zarar gördü