• $ 7,8702
  • € 9,3184
  • 483.365
  • 1210.41
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

CHP'nin paralel iktidar yaratma hikayesi nedir?

CHP Batılı bir akılla mı hareket ediyor?

Zira bugüne kadar Türkiye’de CHP dahil devletçi ve sağ partiler parayı verenin düdüğünü çaldılar.

Parayı verenin ideolojisi ‘Türkiye politikası’ oldu, kendi zenginini, sermayesini, kültürünü yarattı, dayattı.

Yine aynı düzenin geri gelmesini isteyenler olabilir. CHP’yi destekleyen iş dünyası ve kültür çevrelerinin o dönemin yetiştirdiklerinden oluşması tesadüf değil.

O yüzden ‘varlığımız batılı olmaya armağan olsun ama bize bir şey olmasın’ demenin bir karşılığı var.

Doğru ve değerli bulduğumdan değil ama var.

***

Yoksa Batı’nın sevdiği şeyleri yaparak ‘benimle çalış’ demeye mi çalışıyor?

İşti bu durum biraz daha vahim.

CHP’nin, ABD’nin dünyada desteklediği ne varsa ona destek veriyor.

Doğrudan destek vermek açıkça utanç verici ise karşısındakini kötülüyor.

Misal, terör örgütü YPG/PKK’ya doğrudan destek veremiyor ama örgütün Türkiye aleyhine tüm yalan haberlerini siyasete taşıyor!

Aynı durum FETÖ konusunda da geçerli...

Misal, Venezuela’da ABD’nin pespaye bir şekilde ‘paralel başkan’ ilan ettiği Guaido’yu -bir sol görünümlü parti olarak- destekleyemiyor; bunun yerine Maduro’ya Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkisi üzerinden yükleniyor!

Misal, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne NATO ordusu olarak saygı gösteriyor, ancak ‘Türk ordusu’ olarak hareket ettiğinde “ÖSO’cuların peşine takılmış” diyebiliyor!

CHP Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘sadece’ ABD, Avrupa, Yunanistan, Ermenistan ve İsrail’le iyi ilişkilerini över. Onu da ‘bak nasıl da döndünüz buraya’ diye Türkiye aleyhine kullanır.

Acıklı olan, bu tutum ‘patron’da da güven yaratmıyor.

Raporlarında “CHP ile çalışmalıyız” demiyor, yanına daha kendilerine müzahir HDP’yi ve eski ‘patroncu’ dönemin kalıntılarını ekleyerek, adına da ‘demokratik ittifak’ diyerek destek veriyorlar.

***

Bu ‘demokrasi güçleri, demokratik güçler’ gibi kavramlar tanıdık.

HDP de sıkça kullanıyor.

Halk da sıkça kullanılır.

Barış da...

Deyince oluyormuş gibi.

Örneğin dağılan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’ne bağılı Doğu Almanya’nın adı Demokratik Almanya idi.

O eskidenmiş demeyin.

Kuzey Kore’nin tam adı Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’dir.

Ama demokrasi deyince olmuyor.

Halk deyince de halkın desteğini almış olmuyor.

Guaido örneğini özellikle verdim.

Zira bu eleman, “Halk arkamda” diye başladı yürümeye.

Washington da “Venezuella halkını destekliyoruz” diye arkasından ittirdi.

Guaido ‘isyan’ başlattı, olmadı.

Arkasından ‘sokağa çıkın’ dedi, yine olmadı.

En son ‘bari genel grev yapın’ diye yalvardı, kimse dinlemedi.

***

Washington da, dönemin Sovyetler’i ve oraya öykünen sol-sosyalist örgütleri gibi bu kavramları aynı mantıkla kullanırdı.

Biri faşist darbe için, diğeri sosyalist devrim için.

Ama emperyalist sistem ‘devrimcileri’ de destekler.

Zamanında Sovyet etkisinde kurulmasın diye kurduğu ve yönettiği sözde sosyalist, komünist hatta Marksist-Leninist örgütler gibi...

Bugün de CHP-HDP-İP ittifakında ‘sol-sosyalist’ blokun ağırlığını görüyoruz.

CHP’nin devletin tüm kampanyalarında ‘alternatif’ üretmesi bu açıdan boşuna değil.

Temel mantığı zaten kendinden olmayanı ötekileştirme, dışlama ve aşağılama olan bir anlayış çok yerleşiktir CHP’de.

O yüzden örneğin AK Parti’ye AKP diyerek ayrı isim koyar ve kitlesini AKP diyenler diye ayrıştırır.

“Biz onlara beyaz anlamında ak demek istemiyoruz, o yüzden” bahanesi de gerçek değildir. Zira pek ala, Adalet ve Kalkınma Partisi diyebilirler.

Ancak şükür ki, bu ahlaki düzeyi koruyabilenler hala var.

CHP, şimdi AK Parti’yi değil, milletin vermediği merkezi iktidarı ‘itibarsızlaştırarak’ kendi yerel iktidarını onun yerine koymaya çalışıyor.

‘Halk böyle istiyor’ yalanı darbecinin de sözümona devrimcinin de ortak yalanıdır.

Bu ülke gerçek anlamda milliyetçiliği, dini, ideolojileri tartışmadıkça bu sahte yemlerin takıldığı oltalara gelip duracak.

Tek kaygım bu.

BU BAYRAK DÜNYAYA YAKIŞIYOR

Türkiye’nin dünyanın 34 ülkesine koronavirüse karşı tıbbi yardım yapması hepimizi gururlandırdı.

Yakın zamana kadar bu ülkenin ‘geçmişi’ ve ‘potansiyeli’ ile gurur duyardık.

Ama bugün ‘bugünün Türkiyesi’ yaptıklarıyla göğsümüzü kabartıyor.

Ülkesiyle gurur duyan Türkiye, artık ülkesini Batı’ya şikayet edenleri daha iyi fark ediyor.

Belki bu yardımların içeride yarattığı en önemli sonuç da bu.

İNGİLTERE YERİNDE TÜRKİYE OLSAYDI

Yani Türkiye’de maske, koruyucu elbise, dezenfektan krizi büyüse...

Hastaneler, sağlık çalışanları, muhalefet partileri iktidarın üstüne üstüne yürüse...

Medya her yerden bir eksik, bir kriz haberi vermeye başlasa...

Hükümet de çıkıp “Merak etmeyin, İngiltere’den yardım gelecek, kriz bitecek” diye kurtuluş reçetesini açıklasa...

Türkiye’de ne olurdu dersiniz?

Neden İngiltere’de böyle olmuyor?

İngilizler siyasi rakiplerine veya iktidara zarar vermekle ülkelerine zarar vermek arasındak farkı biliyorlar...

BATI ÇİN’DEN TAZMİNAT PEŞİNDE

Evet, koronavirüs Çin’de ortaya çıktı.

Evet, bir biyolojik çalışmanın ürünü olarak bilinçli veya kazara yayılmış da olabilir.

Ama bugünlerde ABD’den İngiltere’ye, Fransa’dan Avustralya’ya kadar Çin’e bu konuda yüklenmenin arkasında ‘gerçeklere ulaşma’ niyetinden çok daha ‘duygusal’ birşey var.

Dünyada Çin ve Almanya dışında kimsenin ekonomik durumu iyi değil.

Almanya da bütün Avrupa’ya para dağıtmayı hiç düşünmüyor.

Geriye kalan en ‘parlak’ ihtimal, koronavirüsle iyice artan borçları Dolar ve Euro zengini Çin’den finanse etmek.

Tazminat beklentili bu açıklamaları dikkatle izliyoruz.

Dağlık Karabağ'da 27 yıl sonra ezan sesi

Dağlık Karabağ'da 27 yıl sonra ezan sesi

Kuşadası'nda iki deniz kaplumbağası karaya vurdu

Kuşadası'nda iki deniz kaplumbağası karaya vurdu

İstanbul'da uyuşturucu operasyonu

İstanbul'da uyuşturucu operasyonu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları