• $32,5
  • €34,9119
  • 2406.12
  • 10391.9
7 Haziran 2024 Cuma

ABD'nin ‘SDG yükü' ağırlaşıyor

ABD, Afganistan'dan çekildiğinde, askeri nakliye uçağına yapışan ve düşerek parçalanan insanların görüntüsünün acıklılığı tüm dünyada gündem olmuştu.

Ama o görüntüler sadece bir 'grupta' daha farklı bir duyguya neden olmuştu: Korku, endişe ve öfke...

Suriye'nin doğusunda, ülkeyi kuzeyden güneye ikiye ayıran en zengin toprakları ABD desteğiyle işgal eden terör örgütü PYD/YPG tarafında...

"ABD bizi de terk edecek" kaygısına dair haberlere, ABD ve Avrupa merkezli gazetelerde sıkça rastladık o günlerde.

Örgütün, şu sıralar işgal ettikleri bölgede 'seçim' yapma girişimi de 'terk edildikten sonra, tutunabileceğimiz sözde demokratik meşruiyetimiz olsun' aceleciliğinden kaynaklanıyor.

Sonuçlarını garantiye aldıkları 'Esad/Saddam' seçimlerini özellikle Avrupa'ya satmayı planlıyorlar.

***

Ama bir sorun var.

ABD de bu seçim girişimini 'kendine rağmen' bir 'oldu bitti' olarak görüyor.

'Örgüte çizilen sınırların aşılması' olarak değerlendiriliyor.

Ve 'mekanın sahibi' son tahlilde ABD...

***

ABD, uzun süre terör örgütü ile IKDP'nin arasını düzeltmeye çalıştı.

Ancak örgüt Suriye'de Barzani'ye yakın aşiretlere baskı yaptı, sürdü, öldürdü, esir aldı.

Kuzey Irak tarafında Peşmerge'ye saldırdı, onlarcasını öldürdü.

ABD'nin güvenliğini kendi ajandası için kullandı.

***

Dün gelen haber, seçim girişiminin ağustos ayına ertelendiği yönünde.

ABD'nin resmi uluslararası yayın organı Amerika'nın Sesi, ertelemeyi, "Türkiye'nin tepki gösterdiği, ABD'nin de destek vermediği seçimler ertelendi" diye duyurdu.

Türkiye'nin tepkisi etkili olmuş.

Ama bu 'sonuç' değil.

Sonuç, gayrimeşru bir terör örgütünün işgal ettiği bir ülkenin topraklarında gayrimeşru bir seçim 'yapamaması' olmalıdır...

Görünen o ki, öyle de olacak.

***

Zira;

ABD, uzun süre örgütle ilişkisini 'DEAŞ ile mücadele ile sınırlı ve geçici' olarak ifade etti.

Ancak örgüt şimdi DEAŞ'tan daha fazla maliyet üretmeye başladı.

SDG'yi oluşturan ve yöneten PYD ve YPG'nin PKK bağlantısını bütün 'müttefikler' gibi Rusya ve Çin de biliyor, sadece dile getirmiyorlar.

Ancak bir kez dile getirilirse, ABD 'bir terör örgütüne askeri destek vermek' gibi bir büyük riskle karşı karşıya kalacak.

ABD için 'büyük risk' olan bir başka şey daha var:

Para...

Türkiye'nin operasyonları sonrası, terör örgütü "en az 10 yıl geri gittik" diye Batılı 'kaynaklarından' destek almaya çalışıyor.

Bu, bugüne kadar ABD bütçesinden onlara harcanan 700 milyon doların 'boşa gittiğini' gösteriyor.

ABD halkı için 'vergilerin nereye gittiği' önemlidir. Bir kez sorgulanması, siyasi tartışma için yeterlidir.

***

ABD, buna rağmen, 'başka çıkarları uğruna' terör örgütünün 'maliyetine katlanmayı' sürdürebilir mi?

Prensip olarak yapar...

Ancak bu kez 'terör örgütüyle işbirliği yapmamayı' sadece 'talep eden' bir Türkiye yok.

Gerektiğinde terör örgütüyle işbirliğinin 'maliyetini artırabilen' bir Türkiye var.

Zamanında, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri yapılanması CENTCOM komutanları bu hesabı doğru yapmadı.

Bedeli de giderek artıyor.

ABD'nin, İsrail'in Gazze'de ürettiği bedelin daha fazlasına ihtiyacı yok.

AKŞENER ANKARA'YI TERK ETMEDİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki gün İYİ Parti eski Genel Başkanı Meral Akşener'i kabulü sürpriz oldu.

Erdoğan'ın siyasi genel başkanlarıyla diyalog konusunda yaklaşımı hep pozitif olmuştur.

Görüşmeyi reddeden, temas kanallarını kapatan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ni partililerine 'yasaklı' hale getirenler muhatapları oldu hep.

"Külliye'ye giden CHP'li" tezviratı, -bir tarafıyla da- bu yasak delinmesin diye ortaya atıldı.

Ancak Akşener, Külliye'de ulusal günlerde yapılan toplantılara katıldı.

Ne konuştular, niye konuştular sorularının cevaplarını bilmiyoruz.

Henüz...

***

Bu konuları ilk bilenler Ankara gazetecileri olur.

TürkMedya Ankara Temsilcisi Melik Yiğitel'e sordum, "Talep Akşener'den gelmiş; İstanbul'da Özer Uçuran Çiller'in cenaze töreninde Erdoğan'la selamlaşıp ayak üstü konuşurken söylemiş. Erdoğan da kısa sürede randevu vermiş" dedi.

AKŞAM Ankara Haber Müdürü Lütfü Kaplan da bir 'hareket noktası' gösterdi: "Akşener Ankara Bilkent'teki evini hiç boşaltmamış."

Bu, Ankara'da elbette biliniyordur ama bugün daha başka anlamlandırılıyor. Lütfü, 'hareketin devamının izlenebileceği' iki noktayı da işaret etti: "Cumhurbaşkanı'nın belli bir program takvimi var. Herhangi birinde basınla sohbet ederse veya TBMM'deki grup toplantıları sonrası sorulara cevap verebilir. Akşener'in ise siyasi bir görevi olmadığı için belli bir programı yok. Ama şu sıralar biraz daha 'görünür' olabilir, bu da sorulara muhatap olmak ve cevap vermek için fırsat yaratır."

Bakalım Akşener nerelerde ne kadar görünür olacak?

'BAKIMLI' SOHBETLER

Siyasetin magazinini epeydir unutmuştuk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'siyasette yumuşama' başlıklı iki kabulünde 'bir ortak nokta', magazin boyutuyla Ankara'daki gergin siyasi sohbetlere de ilaç gibi gelmiş.

Özgür Özel'in, Erdoğan'la görüşmek için AK Parti Genel Merkezi'ne gelişinde fark edilen 'saç, yüz bakımı yaptırmış' hali üzerindeki yorumlar soğumamıştı ki; Külliye'deki Akşener'in yeni tasarım kır-sarı saçları ve enerjik duruşunu yansıtan görüntüsü geldi...

Birine koltuk, diğerine koltuktan kalkmak yaramış...

Akşener, yaklaşık 10 yıllık yorgunluk ve bir yılda bir o kadar yıpratıcı olan 'altılı masa' sürecinden sonra kendine zaman ayırmış görünüyor.

İki konuğunun da 'kendilerini yenilemiş' olarak Cumhurbaşkanı'nı ziyarete gitmesi Ankara siyasi kulislerine renk katmış.

İlk yorumlar daha çok 'kozmetik' tarafıyla ilgiliydi...

Kimilerinden "siyasete 'estetik' de getirsin" dileğini duydum.

Ama daha 'yapısal' bakanlar da var.

İşin kozmetik ve estetik boyutundan çok 'siyasette yapısal normalleşme'yi önemsiyorlar.

Ben de o kanaatteyim, "Cuzelluk geçicidur"...

<p>Erbil - Guyer yolu üzerindeki yakıt dağıtım işletmesi ve zift deposunun da yer aldığı rafineride

Erbil'de petrol rafinerisinde patlama! Alevler geceyi aydınlattı

4 bin 299 hakim ve savcının görev yeri değişti | Sıralı tam liste

Ve beklenen transfer açıklandı! Dünya yıldızı sonunda imzayı attı

Yaprak Dökümü ile ünlenen oyuncu ters kelepçeyle gözaltına alındı