• $32,5435
  • €34,9829
  • 2434.26
  • 10471.3
13 Eylül 2022 Salı

Yunan dostundan ihanet masalları dinlediniz...

CHP görevlisi gibi hareket eden şarkıcının topladığı kalabalıkları karşısında görünce 9 Eylül'ü parti mitingine çevirdi. Sahnedeki kıvrak adam, nakarattan ibaret kalite özürlü şarkısıyla coşturur da, belediye başkanı türlü yalanlara bulanmış köhne masalları anlatmaz mı? Oysa gerçek, bu masallardan ne kadar uzak..

Devlet dört yıl süren savaştan mağlup olarak çıkmış, Anadolu dışındaki tüm topraklar işgal edilmişti. Sadrazamı, savunma bakanı gibi ülkeyi yöneten tüm liderler Almanya'ya gitmişti. Fakat Talat, Enver ve Cemal Paşaların gidişleriyle sorunlar azalmamıştı. Daha da kötüsü savaşın bittiği gün Sultan Reşat da 73 yaşında vefat etti. Sultan Vahdettin işte böyle bir ortamda 57 yaşında ve hasta iken padişah ilan edildi. İşgalcilerle ateşkes antlaşması imzalamaktan başka çaresi yoktu. Ülkeyi felakete sürükleyebilecek Sevr Antlaşması'nı ise parlamentoya sevk etmediğinden hiçbir zaman yürürlüğe koymadı. Belki de yaptığı en iyi işlerden birisi buydu. Bir diğeri ise Mustafa Kemal'i Anadolu'ya göndermekti şüphesiz.

ÜLKEYİ KUTUPLAŞTIRAN CHP

İzmir'in Yunan işgalinden kurtuluşunun 100. yılında CHP'li belediye başkanı Tunç Soyer, Anadolu'yu yakan yıkan işgalciler yerine tüm öfkesini Osmanlı'ya kusmasaydı bugün artık herkesin bildiği bu hakikatleri bir kez daha konuşmak zorunda kalmazdık. Ne var ki CHP yine ülkeyi kutuplaştırmayı, en çok birlik olunabilecek bir konuda dahi ayrıştırmayı başardı.

İzmir Pasaport İskelesi'ne ülkemizi işgale gelen İngiliz donanmasının ana zırhlısı Agamemnon'un ismini verecek kadar vatansever Soyer kimi ihanetle suçluyor? Çanakkale Savaşı'na gönderdiği gemiye sırf bize nispet olsun diye bir Yunan kralının ismini veren İngilizleri değil herhalde. Öyleyse bakalım, Yunan'a toz kondurmayıp, hain ilan ettiği İstanbul Hükümeti'nde kimler vardı o tarihte.

BUNLAR MI HAİN?

Ekim 1920'den, saltanatın kaldırıldığı Kasım 1922'ye kadar, yani tüm Kurtuluş Savaşı boyunca Tunç Soyer'in hain ilan ettiği Osmanlı Sarayı'nda sadrazam (başbakan) olarak Ahmet Tevfik Paşa görev yaptı.

İstanbul'un işgali üzerine parlamento Ankara'ya taşınacak ve Nisan 1920'de Milli Mücadele'yi başlatacak olan TBMM açılacaktı. Artık milletin hem siyasi iradesi hem de terhis olmayı reddedenlerden kurulu bir ordusu vardı.

Ocak 1921'de TBMM ilk sınavını Eskişehir'de verecek ve Yunan saldırısını durdurmayı başaracaktı. İsmet Paşa'ya soyadı olan İnönü ismini de verecek bu muharebeden sonra İngilizler, Sevr Antlaşması'nı biraz yumuşatarak yeniden teklif edebilmek için Londra Konferansı'nı tertiplediler. Toplantıya İstanbul Hükümeti'ni temsilen Tevfik Paşa davet edilmişti. Paşa bu durumu bir imkâna çevirip, konferansa Ankara'yı da davet ettirdi. Sonuçta iki heyet de Londra'ya gittiler.

Türk milleti arasında "iki başlılık" görüntüsünü doğru bulmayan Tevfik Paşa, konferans esnasında "Türkiye'nin tek temsilcisinin TBMM olduğunu söyleyerek" sözü Atatürk'ün temsilcisi Bekir Sami Bey'e bıraktı. Bu sayede TBMM ilk defa uluslararası bir meşruiyet kazanıyordu. Tevfik Paşa, Sultan Vahdettin'in sadrazamı sıfatıyla bu unutulmaz hamleyi yaptığında henüz ne Sakarya ne de Dumlupınar gibi muhteşem zaferler ufukta dahi gözükmüyordu. Söyleyin bakalım "Yunan'a neden laf söylemiyorsunuz" diye sorulduğunda "ben o işlerden anlamam, belediye başkanıyım" diyen Tunç Soyer: Son sadrazam Tevfik Paşa bir hain mi?

Osmanlı'nın son Savunma Bakanı Ziya Kutnak Paşa, tıpkı Tevfik Paşa gibi 1920-1922 yılları arasında görev yaptı. Kurtuluş Savaşı boyunca İstanbul'dan Anadolu'ya silah ve asker sevk edilmesini sağladı. Bu yüzden Cumhuriyet'ten sonra sürgün edilmeyenler arasındaydı. Vefat ettiği 1940'a kadar İstanbul'da yaşamını sürdürdü.

Ya Fevzi Çakmak'a ne demeli? Mustafa Kemal Samsun'a gönderildiğinde Osmanlı'nın Genelkurmay Başkanı'ydı. Sonrasında yaptığı Savunma Bakanlığı görevinde ise tıpkı Ziya Paşa gibi Anadolu direnişine cephane göndermeyi başardı. İstanbul işgal edildiğinde ise Ankara'ya geçerek görevini sürdürdü. İsmet Paşa'nın 100 binlik ordumuzun yarısının silahlarıyla firar ettiği Kütahya-Eskişehir muharebelerinde gösterdiği başarısızlık üzerine Atatürk tarafından Genelkurmay Başkanlığına getirildi ve tam 23 yıl bu görevde kaldı. Şimdi söyle CHP'nin belediye başkanı: Kim hain?

Elbette Anzavur Ahmet gibi çete reisini Milli Mücadeleyi bastırmak için Anadolu'ya gönderen, İngilizlere şirinlik olsun diye 90 bin sandık silahımızı imha ettiren, Atatürk hakkında idam fetvası yayınlatan Damat Ferid ya da Boris Johnson'un dedesi eski İçişleri Bakanı Ali Kemal gibi tescilli hainler yok değil. Fakat Osmanlı Sarayı da bunlar gibi hainlerden ibaret değil.

Bu topraklara ihanet edenlerin listesini hazırlamamız gerekseydi, Soyer bundan pek memnun olmazdı. Bu yüzden yaptığı işgüzarlığın farkına varıp sussa partisi için daha hayırlı olur. Bizden söylemesi.

<p>Edinilen bilgiye göre, ismi öğrenilemeyen şahıs, uyumak için otogarın mescidine girdi. Üzerinden

Otobüs terminalinin mescidinde ölü bulundu

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!

Dünya bizimkileri konuşuyor! ''Türkler mücevherine güvendi''

Milliler inanmış bir kere!