• $32,2053
  • €35,1156
  • 2500.7
  • 10643.6
1 Ekim 2022 Cumartesi

Kemal Bey ve patlayan teröristler

Türkiye'de gazetecilere göz açtırılmadığı yalanına Batı'yı inandırmak için hazırladığı Tutuklu Gazeteciler Raporu canlı bomba olup patlamaya başlayınca CHP'ye toplumun her kesiminden büyük tepkiler gelmişti.

Partinin içine düştüğü bu sıkıntılı durumdan terör örgütü öyle derin etkilenmiş olacak ki, 48 saat bekleyip sonunda adı anılan teröristin patlamadığını, yanlarında yeni eylemler için hazırlık yaptığını duyurdu. Kemal Bey derin bir oh çektiğine göre bu duruma sevinmemiz lazım herhalde.

Kılıçdaroğlu, terör örgütünün açıklamasına itibar edip, patlayanın CHP'nin raporundaki terörist olmadığını söylediğine göre, listedeki teröristlerin ne zaman patlayacağını da örgütten öğrenebilirse çok memnun olacağız. Toplumumuzu bu konuda aydınlatırsa önemli bir kamu hizmeti yapmış olur.

Şaka bir yana, pişkinlikleri artık inanılmaz boyutlara ulaştı. CHP'liler terör örgütünün açıklamalarına itibar etmelerinin utancını örtmek için olacak, şimdi hükümete dönüp "Siz de Öcalan'ın mektubuna izin vermiştiniz" diye savunma yapıyorlar.

Her gün bin tane olay yaşayan bir millet olmamızdan mıdır bilinmez, bazı şeyleri çabuk unutuyoruz. Bu yüzden CHP'lilerin sıkıştıklarında hemen diline doladığı şu mektup meselesini hatırlamakta fayda var.

TERÖRİSTBAŞININ MEKTUPLARI

Öcalan, çözüm süreci sırasında kamuya açık iki mektup kaleme almıştı. Aslında bu mektuplar çözüm sürecinin neden bittiğinin de en önemli şahitleri. Bunların ilki 2013 Nevruz'unda Diyarbakır'da HDP'li vekiller tarafından okundu. Teröristbaşı bu mektupta PKK'ya silah bırakma çağrısı yapıyordu. Sonunda PKK ateşkes ilan etti ve teröristlerin silahlarını bırakıp Türkiye'den ayrılmasını kabul etti.

Fakat örgüt bu süreçte sadece yaralı ve yaşlı üyelerini Türkiye'den çıkardı. Aktif silahlı teröristler gitmeyince Başbakan Erdoğan duruma itiraz etti ve sürecin sonlanabileceğini duyurdu.

Öcalan ikinci mektubunu 2015 Nevruz'unda gönderdi. Bu mektupta PKK'nın silah bırakma kongresi toplayarak eylemlerine kalıcı olarak son verme çağrısı yaptı. Yani her iki mektup da, teröristlere silah bırakın diyordu.

Bu tarihte, hükümeti ve Ak Parti'yi Davutoğlu'na bırakarak cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, TBMM'nin İzleme Komitesi kurmasına itiraz etti. Sürecin Meclis'te yürütülemeyeceğini, devletin örgütle ancak istihbarat birimleri seviyesinde muhatap olabileceğini söyleyerek Davutoğlu'na açıktan tepki gösterdi. PKK'nın Kandil'deki başları ise Öcalan'ın Türk Devleti'nin elinde tutuklu olduğunu ve silah bırakma konusunda emir verecek durumda olmadığını söyledi.

Sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan sürecin devam edemeyeceğini açıkladı. Selahattin Demirtaş ise Meclis Grubu'nda tek bir cümlelik konuşma yaparak buna cevap verdi: "Seni başkan yaptırmayacağız". Demirtaş, üç defa tekrarladığı bu cümle ile Davutoğlu'na "inisiyatif al" mesajı verirken, Erdoğan'a ise savaş ilan ediyordu.

2015'in Temmuz'unda, kod adını Dersim İsyanı'nın elebaşısı Seyit Rıza'nın eşinden alan terör örgütünün liderlerinden Bese Hozat (Hülya Oran), CHP'nin raporunda en çok mağdur edilen gazete olarak geçen Özgür Gündem'de yayınladığı bildiriyle militanlarına savaş çağrısı yaptı. Ve çözüm süreci bitti.

Bese Hozat'ı kamuoyu bir yerden daha hatırlıyor: Yüzlerce şehit verdiğimiz hendek olaylarında devletimize "katil" diyen çirkin bildiriyi yazan kişi olarak. Hani Kemal Bey'in iktidarlarının ilk günü görevlerine dönecekleri müjdesini verdiği akademisyenlerin törenle imzaladığı o bildiriyi.

<p>Brexit, Kovid-19 ve Rusya-Ukrayna Savaşı... Sizce bu  gelişmeler Avrupa'nın sonunu mu getiriyor?<

Brexit, Kovid-19 ve Rusya-Ukrayna Savaşı… Sizce bu gelişmeler Avrupa'nın sonunu mu getiriyor?

Türk bayrağı New York semalarında! Wall Street'te bayrak çekme töreni düzenlendi

Fethiye'de piton yılanı alarmı! Bulunması için fotokapan kuruldu

60 KPSS puanı yetiyor: İlan resmen açıklandı! Onlarca personel alımı yapılacak…