• $28,9172
  • €31,511
  • 1938.64
  • 8026.27
13 Aralık 2022 Salı

Çocuklarımızı sapkınlardan koruyun

Türkiye günlerdir genç bir kadının 6 yaşından itibaren "anne ve babasının rızasıyla tecavüze uğradığı iddiasını" konuşuyor. Mağdurun savcıya verdiği ifadeyi yüreğiniz daralmadan okuyabilmeniz mümkün değil.

Eğer iddialar doğruysa karşımızda bir kız çocuğunun tıpkı cahiliye döneminde olduğu gibi adeta diri diri toprağa gömülmesine benzer bir vahşet var. Yargılama sonunda şayet bu iddia doğrulanır ve anne-babanın da dâhil olduğu sanıklar ceza alırsa, en az çocuğun uğradığı suç kadar belki de ondan daha büyük bir suçla karşı karşıyayız demektir. Çünkü tecavüz ağır bir suçtur, fakat bu korkunç cürmü normal görmek ondan daha büyük bir suçtur.

Daha önce de bazı öğrenci yurtlarında çocuklara yönelik cinsel taciz iddiaları ortaya atılmış, hatta bazıları doğrulanmış ve bu sapkın caniler ağır cezalar almışlardı. Muhalefetin tüm çarpıtma ve karalama çabalarına karşın Aile Bakanlığı bu davalarda taraf olmuş ve sapıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlamıştı.

Bugün de Bakanlık, mağdura sahip çıkarken davaya müdahil olmuş durumda. Sadece bakanlık değil, Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan da "Hiçbir dine, ahlaka, geleneğe sığmayan bu sapkın suçu işleyen, göz yuman, sessiz kalanların da cezalandırılması gerektiğine" işaret ederek sürecin takipçisi olacağını açıkladı.

İşte tam burada muhalefete çok önemli bir iş düşüyor. Çünkü aile kurumunu çökerterek, çocuklarımızı cinsel bir meta haline getirebilecek tehlikelerden korumanın yolu şu anda TBMM'ye sunulan teklife onay vermekten geçiyor. Ailenin ancak "kadın ve erkeğin evliliği" ile kurulmasını zorunlu hale getiren yasa teklifi eşcinsel evlilikleri ve doğal olarak bu kişilerin evlat edinmelerini imkânsız hale getiriyor.

Bugün Avrupa'da 18, dünyada ise 32 ülke eşcinsel evlilikleri yasal hale getirmiş durumda. Henüz hiçbir İslam ülkesinin onay vermediği bu duruma, çevremizdeki Hıristiyan ülkelerden sadece Sırbistan, Ermenistan ve Rusya gibi birkaç devlet direnebildi.

Almanya'dan İngiltere'ye, ABD'den Avustralya'ya kadar dünyanın neredeyse yarısında bu sapkınlık normalleştirildi. Böylece bir çocuğun biri baba diğeri anne rolünü üstlenen iki erkekle ya da birisi baba rolünü üstlenen iki kadın ebeveynle yaşaması meşrulaştırıldı. Keyiflerine göre cinsel yönelimleri değişen, bir gün erkekle, diğer gün kadınla birlikteliğin yaşanabildiği evde bir çocuğun normal kalabilmesi nasıl mümkün olur?

Çocukların cinsel tercihleri olabileceği, hayatına kadın, erkek ya da biseksüel olarak devam edebileceğini savunan, ebeveynlerinin kız çocuklarını kız, erkek çocuklarını erkek gibi yetiştirmesinin engellenmesini isteyen bir sapkınlığa nasıl olur da göz yumulur? Tecavüze uğrayan bir çocuğun hakkını savunanların, bu sistemli saldırıya direnmesi gerekmez mi?

Bu durum sadece gelecekte olması muhtemel bir tehlikeye değil, bugün dünyada yaşadığımız bir sosyal faciaya işaret ediyor. Ne yazık ki CHP'li pek çok belediye bu sapkınlığı normalleştirmeye ve kanuni kılıf üretmeye çalışan LGBT lobisiyle birlikte hareket ediyor. Kılıçdaroğlu, çocukları sapkınlıklardan koruma konusunda samimi ise önündeki yasayı desteklemeli. Yoksa kopan bu kasırganın altında kalır?

Yalnız o mu? Ülkücülük iddiasındaki Akşener ile içinde cinsel yönelim ifadesi geçiyor diye "İstanbul Sözleşmesi iptal edilsin kampanyası" yapan Karamollaoğlu da imtihanda.

<p>Çanakkale Boğazı ile adalar hattında ulaşımı sağlayan Gestaş Deniz Ulaşım A.Ş'den yapılan açıklam

Bozcaada ve Gökçeada'ya 2 gündür sefer yapılamıyor

Beşiktaş'ta yeni bir dönem başlıyor! İşte Hasan Arat'ın yapacakları...

5 Aralık 2023 BİM aktüel ürünler kataloğu

Ağrı'da yoğun sis etkili oldu