• $ 5,8139
  • € 6,4399
  • 273.295
  • 109301
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Millet sahneyi boş bırakmaz...

Yazıyı seçim sonuçları belli olmadan yazmak zorundayım. Sonuçların hayırlı olmasını diliyorum öncelikle. Milletimiz her zaman en doğrusuna karar vermiş, demokrasi gemimizi sarp kayalıklardan uzak tutmuştur. Millet dediğimiz kavram, pek çok parçalardan oluşsa da, ortak sağduyu her zaman doğru yönü bulmakta mahir olmuştur.

Eğer böyle olmasaydı, geçmişimizde bunca darbe ve şüpheli hadiseye maruz kalmazdık. Milletin sağduyusu eğer algı operasyonlarına boyun eğseydi, demokrasi dışındaki yöntemlere ihtiyaç kalmazdı. Bu müdahaleler, milletin sağduyusunun da bir kanıtıdır.

Menderes katledildikten sonra, millet ilk fırsatta DP’nin devamı sayılan AP’yi sandıktan birinci çıkarmıştır. 1980 darbesinden sonra da ilk serbest seçimlerde cuntanın desteklediği partiyi değil, sivil bir hareket olan ANAP’ı seçmiştir. Bin yıl sürecek denen 28 Şubat rejimi beş yılda çökmüş, yine millet bir yıllık AK Parti’yi iktidar yapmıştır. 2007’deki askeri muhtıra sonrasındaki erken seçimlerde AK Parti’nin oylarını yüzde 47’ye yükselterek onu korumaya almış, girdiği tüm seçimlerden de birinci çıkarmıştır.

Başka hangi ülkede seçimlere üç ay kala yapılan hain 17/25 Aralık FETÖ kumpası ters tepebilirdi? Yine 7 Haziran seçimlerinden sadece altı ay sonra başka nerede AK Parti dokuz puan yükselip iktidarı tek başına elde edebilirdi?

Peki ya 15 Temmuz? Böyle bir ihaneti başka hangi ülke atlatabilirdi? Hangi ülke böyle ağır bir ihanetten hemen sonra Fırat Kalkanı harekatını gerçekleştirebilirdi? Sadece o mu? 15 Temmuz’un doğal bir devamı olarak hangi ülkede Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gibi tarihi bir reform mümkün olabilirdi?

O yüzden bu milletimizi affedersiniz “göbeğini kaşıyan adam” veya “makarnacı” olarak hakir gören zihniyet her zaman yenilgiye mahkum olmuştur. “Benim oyum, dağdaki çobanla bir mi olacak?” diye soran kesimler, partilerinin operasyona uğramasına seyirci kalmışlar, PKK ile düşüp kalkmışlar, FETÖ ile yarenlik etmişlerdir. “Erdoğan’ı hal etmek” uğruna kılıktan kılığa giren, ülke çıkarlarına karşı dış güçerle birleşen sentetik yapıların bindirilmiş kıtalarına dönüşmüşlerdir.

Üstelik bu garip durumu perdelemek için kendi yarattıkları sert ortamı kutuplaşma diye Erdoğan’ın sırtına yüklemeye kalkmış, yalan çamurunun içinde debelenmişlerdir. Bundan daha ibretlik bir durum olabilir mi?

Zannediyorlar ki, uğraştıkları ve yenemedikleri bir şahıs, yani Erdoğan’ın kendisidir. Oysa onlar milletin sağdusuyuna çarpıp çarpıp duruyorlar. Dün Menderes’ti, Özal’dı, bugün Erdoğan. Yarın bizlerin devri tamamlanınca, bu millet yine kendi derin ferasetinden bir başka millet evladını tarih sahnesine çıkartacaktır.

Türkiye ilelebet bağımsız ve hür yaşayacak, düşmanları da nefret ve hırslarında boğulacaklardır.

Ağrı Büyükşehir Belediye Başkanı Savcı Sayan Paylaştı: Devrim Yaptık

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

İşte 2019'da Twitter'a damgası vuran isimler

Dünya metrolarında görülmüş en garip yolcular