• $7,4186
  • €9,0117
  • 446.319
  • 1569.35
11 Ekim 2012 Perşembe

Mirasın da vergisi var

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Ölüm, yaşamın doğal sonucu olarak yüzleşmek zorunda olduğumuz bir gerçek. Ölümün diğer yönlerinin yanında hukuki boyutu da var. Ölümle birlikte kişilik sona erdiğinden kişiye bağlı olan haklardan mülkiyet hakkı sona eriyor. Ölenin sahip olduğu ekonomik değerler mirasçılarına geçiyor.
Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan kişilere ait mallar ile Türkiye'de bulunan malların veraset veya bağış yoluyla el değiştirmesi, Veraset ve İntikal Vergisi'nin konusuna giriyor. Özellikle veraset yoluyla intikal eden malların idarece tespiti son derece kolay. Bu bakımdan, kendisine miras kalanların zaman geçirmeden maliyeye başvurmalarında yarar var. Hemen belirtelim, veraset yoluyla el değiştiren mallar (para ve menkul mallar dahil) için beyanname verilmesi, her zaman için vergi ödenmesini gerektirmiyor.

YÜKSEK İSTİSNALAR

Özellikle veraset yoluyla malların el değiştirmesi halinde, vergi dışı tutulacak kısım oldukça yüksek belirlenmiş durumda.
Evlatlıklar da dahil olmak üzere, füru (çocuk, torun) ve eşten her birine isabet eden miras hisselerinin 2012 yılında 130.589 TL'si, füru bulunmaması halinde eşe isabet eden miras hissesinin 261.336TL'si  üzerinden veraset vergisi alınmıyor. Bağış yoluyla el değiştiren mallar için ise istisna 3.010 TL olarak uygulanıyor.
Yukarıda belirttiğimiz tutarları aşmayan veraset yoluyla el değiştirmeler için beyanname verilmesi gerekmekle birlikte, vergi ödenmesi gerekmiyor. El değiştiren malların değerinin daha fazla olması halinde ise vergi, istisna edilen tutarı aşan kısım üzerinden hesaplanıyor.

BEYANNAMENİN VERİLECEĞİ YER
Veraset ve İntikal Vergisi beyannamesi;
Veraset yoluyla vaki intikallerde ölen kimsenin, bağışlama yoluyla gerçekleşen intikallerde bağışlayan şahsın ikametgahının, tüzel kişilerde merkezlerinin bulunduğu,
Ölen veya bağışlayan kişinin ikametgahı yabancı bir ülkede ise Türkiye'de son ikametgahın bulunduğu,
Ölen veya bağışlayan Türkiye'de hiç ikamet etmemiş veya son ikametgahı tespit edilememişse Maliye Bakanlığının belirleyeceği vergi dairesine verilecek.

BEYANNAME VERME SÜRESİ
- Ölüm halinde, mirasçılar Veraset ve İntikal Vergisi beyannamesini;
- Ölüm Türkiye'de gerçekleşmişse mirasçıların Türkiye'de bulunmaları halinde ölüm tarihini izleyen dört ay içinde, mükelleflerin yabancı bir ülkede bulunmaları halinde ölüm tarihini izleyen altı ay içinde,
- Ölüm yabancı bir ülkede gerçekleşmişse mirasçıların Türkiye'de bulunmaları halinde ölüm tarihini izleyen altı ay içinde, mükelleflerin ölenin bulunduğu ülkede olmaları halinde ölüm tarihini izleyen dört ay içinde, mükelleflerin ölenin bulunduğu ülkenin dışında başka bir ülkede bulunmaları halinde ölüm tarihini izleyen sekiz ay içinde,
- Gaiplik halinde, gaiplik kararının ölüm siciline kaydolduğu tarihi izleyen bir ay içinde, ilgili vergi dairesine verilmesi gerekiyor.

Mirasın reddi
Mirasın açılmasıyla, miras (tereke) aktifi ve pasifiyle kendiliğinden mirasçılara geçer. Ancak bu durum, mirasçıların mirası kabul etmek zorunda oldukları anlamına gelmiyor. Yasal ya da atanmış (mansıp), mirasçılar mirası reddedebilirler. Mirasçıların, mirası reddetmesi iki nedenle söz konusu olabiliyor.
Birincisi, murisin (miras bırakan kişinin) borcunun, miras bıraktığı mallardan fazla olmasıdır. Bu durumda, mirasçı mirası reddetmediği takdirde, üste ödeme yapmak durumunda kalacaktır. İkincisi ise mirasçılardan bir ya da birkaçının kişisel borcunun olması, miras payına alacaklılarının el koyacak olması nedeniyle mirası reddetmeleridir. Bu durumda, mirası reddeden kişinin payının ne olacağı, yasal mirasçı veya atanmış mirasçı olmasına göre değişmektedir.
Mirasın reddi, ancak miras hakkının mirasçıya intikalinden sonra söz konusu olur. Mirasçı, iki halde ret hakkından mahrum olur. Bunlardan birincisi, mirasın açık veya kapalı kabulü halidir; ikincisi de üç aylık süre içinde ret hakkının kullanılmamış olmasıdır.

Cezai şart için fatura düzenlenmesi
İşletmemiz ile başka bir işletme arasındaki imzalanan sözleşmede, şartların sağlanamaması veya sözleşmeden cayılması halinde karşı tarafa ödeme yapılması yönünde bir hüküm var. Sözleşmeler noterde yapıldı ve damga vergileri süresinde ödendi. Karşı taraf sözleşmeden caymak ve tazminatı ödemek istiyor. Ancak ödeyeceği tazminat için bizden fatura kesmemizi de istiyor. Bu fatura ne şekilde düzenlenecek, KDV'si ne olacak? Y. Soycan
Sözleşmelere istinaden yapılacak ödemeler için fatura kesilmesi, işletmeye yapılacak ödemenin tevsiki bakımından yasal bir zorunluluk. Yani, fatura kesilmesi zaten gerekiyor, aksi takdirde söz konusu ödeme kayıtdışı hasılat olacaktır. Bu da vergisel açıdan sizi sıkıntıya sokabilir. KDV konusuna gelince, bu tür işlemler bir mal veya hizmet teslimi niteliğinde olmadığı için KDV konusuna girmiyor. Yani, bu fatura için KDV hesaplanmayacak. Diğer taraftan bu fatura ödemeyi yapan firma açısından sadece ödeme yapıldığını belgeleme işlevi görür; yapılan ödeme 'kanunen kabul edilmeyen gider' olarak muhasebeleştirilir.

GÜNÜN SÖZÜ
'Ayakta ölmek, dizüstü yaşamaktan iyidir.'  G. C. Tacitus

<p>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genel  Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in IrakR

Sincar'daki PKK Varlığı Nasıl Son Bulacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi ve Kütüphanesi açılıyor

Kızılırmak buz tuttu