• $7,5354
  • €9,1058
  • 444.89
  • 1513.22
11 Aralık 2011 Pazar

Kaçakçılık suçuna vergi kaybı şartı

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 359. maddesinde düzenlenmiş olan kaçakçılık suçu, mükelleflerin korkulu rüyası. Bu suç şekli suç olarak düzenlendiğinden ortada vergi kaybı olmasa bile suç oluşuyor. Kaçakçılık suçunun oluşması için kanunda belirtilen hareketin yapılması yeterli olup ayrıca vergi kaybının ortaya çıkması (çift defter kullanma fiili hariç) gerekmiyor.

VUK TASLAĞINDAKİ DURUM
Maliye Bakanlığı tarafından bir süredir yürütülen çalışmalar sonucunda Vergi Usul Kanunu taslağı hazırlandı. Henüz son şeklini almamış olan taslakta kaçakçılık suçunu oluşturan fiillere 258. maddede yer veriliyor. Söz konusu maddenin ilk fıkrasında;
'Vergi kaybına neden olacak şekilde aşağıda yer alan fiilleri işleyenler kaçakçılık suçu işlemiş sayılırlar' ifadesi yer alıyor.
Bu ifadeden sonra kaçakçılık suçunu oluşturan fiiller üç bent halinde sayılmış. Taslakta yer verilen fiiller, halen yürürlükte olan VUK'ta düzenlenen fiilleri kapsıyor. Ancak, taslakta iki önemli farklılık var. Bunları başka bir yazımızda ele alacağız.
Taslak, kullanılan dilin sadeleştirilmesi anlamında oldukça olumlu. Ancak, yürürlükteki kanunda yer alan anlaşmalı matbaa konusu taslakta da atlanmış durumda. Yani, anlaşmalı matbaanın sahte belge basması taslakta da suç fiilleri arasında sayılmamış.
Taslakta öngörülen ve bu yazımızda üzerinde duracağımız farklılık; kaçakçılık suçunun şekli suç olmaktan çıkartılarak 'netice suçu' haline getirilmesi. Taslağın 258. maddesinin ilk fıkrasında yer alan 'vergi kaybına neden olacak şekilde' ifadesi, suçun oluşumu için vergi kaybı sonucunun ortaya çıkması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

VERGİ KAYBI OLMAZSA

Kaçakçılık suçunu oluşturan fiiller, kasıtla işlenebilen ve kamu düzeni açısından tehlike yaratabilen özellik taşıyor. Bu nedenle, vergi kaybı olmasa bile özellikleri nedeniyle bu fiillere ceza verilmesi gerektiği düşüncesindeyiz.
Taslakta da aynı yaklaşımdan hareketle, kaçakçılık fiillerinin vergi kaybına neden olmaması hali için de ceza öngörülmüş. Taslağa göre; kaçakçılık suçunun fiillerinin vergi kaybına neden olmaksızın işlenmesi halinde, 'kaçakçılığa teşebbüs' suçu oluşacak.

ÖNGÖRÜLEN CEZALAR
Taslakta, kaçakçılık suçunu oluşturan fiillere verilecek cezalarda (fıkraların bent olması dışında) herhangi bir değişiklik öngörülmüyor. Taslak yasalaşıp yürürlüğe girdiğinde; (a) bendindeki fiiller için 18 aydan 3 yıla, (b) bendindeki fiiller için 3 yıldan 5 yıla ve (c) bendindeki fiiller için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilmeye devam edecek.
Taslakta, kaçakçılığa teşebbüs kapsamına alınan fiillere verilecek cezalar da aynı sistematiğe uygun olarak düzenlenmiş durumda. Buna göre; (a) bendindeki fiiller için 6 aydan 1 yıla, (b) ve (c) bendindeki fiiller için 12 aydan 26 aya kadar hapis cezası verilecek.
Taslakta önerilen kaçakçılık suçuna ilişkin düzenlemeleri genel olarak olumlu buluyoruz. Özellikle fiilin vergi kaybına sebep olup olmaması yönünden bir ayrıma tabi tutulması ve oluşacak suç ve verilecek cezanın farklılaştırılması isabetli bir yaklaşım.
Ancak, anlaşmalı matbaa konusunda yürürlükteki kanunda yer alan 'unutkanlığın' taslakta aynen korunmasını yadırgadığımızı belirtmek isteriz...

4/a (SSK) sigortalısı olabilirsiniz
Ben 1956 doğumlu bir bayanım. 1987-1991 yılları arasında esnaf Bağ-Kur sigortalısı olarak hizmete başladım, 1991 yılında dosyamı kapattım. 10.10.2010 tarihinde yeniden Bağ-Kur sigortalısı oldum. SGK'ya başvurdum, 01.01.2012 itibarıyla 2014 yılına kadar ödeme yaparsan (59) yaşında emekli olursun dediler. Ancak 6 Aralık 2011 Salı günü sayfanızda yayınladığınız yazıda benzer bir konuda bir bayanın SSK'ya geçebileceğini yazmışsınız. Adıma vergi mükellefiyim. Bu durumda ben de 4/a (SSK)'ya devam edebilir miyim, 4/b (Bağ-Kur) sigortalılığım devam edecek mi?
Vergi mükellefiyetiniz devam ederken, kendi işyerinizde olmamak üzere 4/a (SSK) statüsünde sigortalı olarak çalışmaya başlayabilirsiniz. Bu durumda SSK sigortalısı sayılırsınız ve Bağ-Kur sigortalısı olarak prim ödemeniz gerekmez.
Verdiğiniz bilgilere göre 1987-1991 arası 4 yıl, 10.10.2010'dan bu yana 1 yıl 2 ay olmak üzere toplam 5 yıl 2 aylık Bağ-Kur hizmetiniz var. Bağ-Kur'dan emeklilik için ise prim gününüzü toplamda 5400 güne (15 tam yıla) tamamlamanız, bunun için de (verdiğiniz bilgiler doğruysa) 10 yıl daha prim ödemeniz gerekiyor.
Oysa SSK statüsünden emeklilik için son 1260 günü SSK kapsamında olmak üzere toplamda en az 3600 gün prim ödemeniz yeterli olup, emeklilik planlamanızı SSK statüsünden emeklilik için yapmanızda yarar var.

Tahsilat ve ödemelerde banka zorunluluğu
Kurumlar vergisi mükellefleri, birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutmak zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnafın kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden mal veya hizmet bedeli olarak yapacakları 8.000 TL'yi aşan tahsilat ve ödemelerinin; banka, özel finans kurumları veya posta idaresi aracı kılınarak yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsiki zorunlu.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde; birinci sınıf tüccarlar için 1.070 TL'den, diğerleri için 530 TL'den az olmamak üzere işleme konu olan tutarın yüzde 5'i oranında özel usulsüzlük cezası kesiliyor.

GÜNÜN SÖZÜ
'Hedeflerinize ulaşmak istiyorsanız doğru ruh hali içinde işe başlamanız gerekir.' Oprah Winfrey

<p>Türk savunma sanayisi şirketi HAVELSAN kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer risklerin tespi

İHA'lara 'milli' dokunuş: Kimyasal riskleri de tespit edecek

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Rıdvan Dilmen: Beşiktaş şampiyonluğa inanmış

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor