• $7,4102
  • €8,9919
  • 445.644
  • 1569.35
08 Aralık 2011 Perşembe

Eş, dost, akrabaya düşük fiyatla yapılan satışa vergi var!

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Sadece eş, dost ve akrabaya değil, ana, baba, çocuk ve torunlara hatta üçüncü derece dahil yansoy hısımlar ile kayın hısımlarına yapılan düşük fiyatlı satışlar için de vergi var... 
'Mal benim değil mi, istediğim fiyattan satarım, bunun vergiyle ne ilgisi var?' diyebilirsiniz. Ancak vergi kanunları bu yaklaşımı sınırlandırıyor.
Eş, dost, akraba veya ortaklara düşük fiyattan satış veya onlardan yüksek fiyattan alım yapıldığında, devletin vergi kaybı ortaya çıkıyor. İşte bu yüzden vergi kanunlarımız buna izin vermiyor.
Bu sınırlama kuşkusuz gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin ticari faaliyetleri kapsamındaki işlemleri için söz konusu. 

VERGİ VE CEZA SÜRPRİZİ
Kurumlar Vergisi Kanununa göre; kurumların, ilişkili kişilerle 'emsallere uygunluk ilkesine' aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazanç 'transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış' sayılıyor.
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılan kazanç, 'dağıtılmış kar payı' sayılıyor. Brüt tutarı üzerinden de kar dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılması
gerekiyor. 
Benzer düzenleme Gelir Vergisi Kanununda da yer alıyor. Teşebbüs sahibinin, ilişkili kişilerle 'emsallere uygunluk ilkesine' aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması halinde, emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs sahibince uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan farklar 'işletmeden çekilmiş' sayılıyor.
İşletmeden çekilmiş sayılan farkların, vergilendirilecek ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi kabul edilmiyor.
Bu işlemlerin sonradan tespit edilmesi halinde cezalı vergi tarhiyatı ile karşılaşılıyor.

EMSALLERE UYGUNLUK İLKESİ
Emsallere uygunluk ilkesi; İlişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ediyor.
Örneğin, inşaat işleriyle uğraşan bir şirketin inşa ettiği bir daireyi ortağına düşük bedelle satması halinde, dairenin emsal bedeli ile satış bedeli arasındaki fark örtülü olarak dağıtılmış kar payı sayılıyor.  
Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendiriliyor.

İLİŞKİLİ KİŞİLER
Vergi kanunlarında ilişkili kişi için oldukça geniş bir tanım yapılmış. Neredeyse selam verilen herkes ilişkili kişi kapsamına giriyor.  
Kurumlar vergisi uygulamasında ilişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ediyor.
Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılıyor.
Gelir vergisi uygulamasında ise ilişkili kişi; teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer şirketleri ifade ediyor.

Vergi mahremiyetine dikkat
Vergi işlem ve incelemeleri ile uğraşan memurların, vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay'da görevli olanların, vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlara katılanlar ve vergi işlerinde kullanılan bilirkişilerin; görevleri nedeniyle mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine ilişkin öğrendikleri sırları veya gizli kalması gereken diğer bilgileri ifşa etmeleri ve kendilerinin veya üçüncü şahısların yararına kullanmaları yasaklanmıştır. Bu yasak, bu kişiler görevlerinden ayrılsalar bile devam ediyor.
Yasak olmasına rağmen bu fiilleri işleyenler Türk Ceza Kanunu'nun 239. maddesine göre cezalandırılıyor. 239. madde bu kimselerin şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmasını öngörüyor.

SSK'dan emeklilik için ne yapmam gerekiyor?
Aktif Bağ-Kur sigortalısıyım. Sigorta başlangıç tarihim 04.10.2000. Bu ay Bağ-Kur'u kapatıp isteğe bağlı Bağ-Kurlu olacağım. Doğum tarihim 09.06.1970. Ne zaman emekli olabilirim? En erken SSK'lı olabilmem için ne gibi bir prosedür gerekmektedir? Süleyman Yılmaz
25 tam yıl (9000 gün) prim ödemek şartıyla 60 yaşınızı doldurduğunuzda, 15 tam yıl (5400 gün) prim ödemek şartıyla da 62 yaşınızı doldurduğunuzda Bağ-Kur'dan emekli olmaya hak kazanırsınız.
SSK'dan ise 7000 prim günüyle veya 25 yıllık sigortalılık süresi ve 4500 prim günüyle, 60 yaşınızı doldurduğunuzda emekliliğe hak kazanırısınız.
SSK'dan aynı yaşta daha az prim ödeyerek emekli olmanız mümkün. Ancak prim ödemelerinizin son yedi yılında en fazla hangi statüden prim ödemiş olursanız o statüden emekli olursunuz. 4/a (SSK) statüsünden emekli olabilmeniz için son yedi yıllık (2520 günlük) prim ödeme süresi içinde daha çok 4/a (SSK) statüsünde prim ödemeniz gerekiyor.

GÜNÜN SÖZÜ
'Hayatta yapılacak o kadar çok hata varken aynı hataları yapmakta ısrar etmenin anlamı yoktur.' Jean Paul Sartre

<p>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genel  Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in IrakR

Sincar'daki PKK Varlığı Nasıl Son Bulacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi ve Kütüphanesi açılıyor

Yılan belgeselciyi canlı canlı yedi! İşte o anlar