• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
13 Kasım 2011 Pazar

Bedelli askerlik üzerine...

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Uzun bir aradan sonra bedelli askerlik yeniden gündeme geldi. Yapılan açıklamalara bakıldığında, kısa süre içinde konuyla ilgili düzenlemenin yapılacağı anlaşılıyor. Bedelli askerliğin gündeme gelmesiyle birlikte, bedelli askerlik yandaş ve karşıtları ortaya çıktı; lehine ve aleyhine çok sayıda görüş bildirildi.
Konu hakkında yapılan yorumların önemli bir bölümü geleneksel yöntemle gerekçesiz bir şekilde 'evet' veya 'hayır' temasını içeriyordu. Bu arada, fırsatı ganimet bilip orduya da dokunduranlar da oldu. Bu kadar fikir sahibinin olduğu bir ortamda, biz de kervana topal eşekle katılıp, çorbaya bir tutam tuz atalım istedik.

ASKERLİK VERGİDİR

Geleneksel yaklaşımda 'askerlik nedir?' sorusu, 'vatan borcudur' şeklinde yanıtlanır. İçeriğine bakıldığında, haksız da değildir. Çünkü askerlik, koşulları uygun olanlar için bir 'borçtur'. Bu tür benzetmeler, borcun iyi koşullarda ödenmesini sağlamaya yönelik motivasyondur.
Askerlik, aslında bir vergidir. Günümüzde vergi denildiğinde 'parasal' yollarla yapılan ödemeler akla geliyor. Oysa para ekonomisinin yeterince yaygınlaşmadığı dönemlerde vergiler 'mal olarak' da ödenebiliyordu. Geçmişte vergilerin 'bedeni olarak' da ödendiği biliniyor. Cumhuriyet'in ilk yıllarında uygulanan 'yol vergisi' bunun en tipik örneği. İşte, askerlik de belirli yaşa gelmiş ve herhangi bir engeli olmayan erkeklerin hizmet ifası şeklinde ödedikleri bir vergi.

NE OLMALI?
Bu kadar laftan sonra sıra, bedelli askerlik konusunda ne düşündüğümüzü söylemeye geldi. İşte tam burada, konuya ilişkin yaklaşımlarda dikkate alınması gereken bazı noktalara değinilmesi gerekiyor.
Hizmet olarak ödenen bir yükümlülüğün parasal olarak da ödenmesi mümkündür. Ancak, bu konunun belirli dönemlerde geçici olarak gündeme getirilmesi doğru değil.
İkinci olarak, bedelli askerliğin toplumdaki algısı değiştirilmeden bu yola gidilmesi sakıncalı. Böylesi bir aceleci yaklaşım; zengin-fakir şeklindeki ayrışmayı körükler.
Üçüncü olarak, bedelli askerlik uygulaması devlet açısından iyi bir 'gelir' potansiyeline sahip. Ayrıca, politik olarak oy potansiyeli olduğu da rivayet ediliyor. Oy konusunu bilemeyiz ama böyle bir konunun salt gelir potansiyeli yönüyle gündeme gelmesini doğru bulmuyoruz.
Dördüncü olarak, bu konunun kalıcı olarak çözümlenmesini sağlamak ve her seferinde temcit pilavı muamelesi görmesini engellemek için profesyonel ordu konusunda çalışma yapılması gerektiği açık.
Ancak, bu konu tek başına siyasetçilerin günlük kaygılarına dayalı olarak değerlendirilmeyecek kadar önemli. Böylesi nazik bir konu; ordunun ihtiyaçları, öncelikleri ve görüşleri mutlaka dikkate alınarak ve aceleye getirmeden, iktidarı ve muhalefetiyle ortak paydada buluşulduğunda kalıcı olarak çözüme bağlanabilir.

PARASI OLMAYANLAR
Profesyonel ordu konusunda somut adımlar atıldığında, bedelli askerlik uygulamasından yararlananların yapmış oldukları ödemeler, ordunun finansmanında kullanılabilir. Bu noktada akla parası olmayanların ne olacağı sorusu gelebilir.
Ödeme gücü olmayanlardan dileyenler askerlik yapabilecekleri gibi askerlik yapmak istemeyenler için belli süre kamu hizmetlerinde çalıştırılma modeli düşünülebilir. Örneğin, atama bekleyen öğretmenler temel eğitimin ardından askerliklerini mesleklerini ifa ederek yapabilirler. Bu modelde herkes uzmanlık alanıyla ilgili ihtiyaç duyulan alanlarda çalıştırılarak bir taşla iki kuş vurulabilir. Bedelli askerlik, belli aralıklarla gündeme getirilen tekrarlanan geçici bir uygulama olmamalı. Bunun yerine parası olmayanların da bir biçimde kapsama alınabileceği etkin ve akılcı bir model benimsenmelidir.

AKLINIZDA BULUNSUN
İş sözleşmesinin feshinde savunma
4857 sayılı İş Kanununun 19. maddesine göre, hakkındaki iddialara karşı savunması alınmadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. İş sözleşmesinin, işçinin davranışlarından kaynaklanan nedenlerle feshedilmesi halinde, fesihten önce işçinin savunmasının alınması gerekir. Fesihten önce savunma alınmaması feshi geçersiz kılar.

İsteğe bağlı prim ödemeniz 41 ayı geçmemeli
02.04.1962 doğumluyum. İlk sigortalı işe girişim 01.05.1987. Şirketlerden çalıştığım süre içinde toplam 2100 günlük ödenmiş primim bulunmakta. 01.01.2007 tarihinden bu güne değin isteğe bağlı sigortamı ödemekteyim. Şirketlerde ve 2007'den bu yana ödediğim isteğe bağlı prim gün sayım toplam 3870 gündür. Son üç buçuk yılı (1260 günü) geçirmeden tekrar ne zaman SSK sigortasına geçmem gerekiyor. Askerlik geri ödememi henüz yapmadım. Metin Özer
1 Ekim 2008 tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyeceğiniz süre 41 ayı (1230 günü) aşmamalı. Buna göre Şubat 2012 sonunda isteğe bağlı sigortalılığınızı sona erdirmeniz gerekiyor. Şubat 2012 sonu itibariyle toplam 3960 prim gününüz olur. Askerliğinizi ilk defa sigortalı olduğunuz tarihten önce yaptıysanız, emeklilik için gereken prim ödeme gün sayınız 5300'e iner. Eksik kalan 1340 günün askerlik borçlanması sonrası kalan kısmını 4/a (SSK) kapsamında tamamlamalısınız. Prim gününüzü 5300 güne tamamladığınız tarihte de 4/a (SSK) statüsünden emekliliğe hak kazanırsınız.

GÜNÜN SÖZÜ
'Kendi odununuzu kendiniz kesin; böylelikle iki kez ısınırsınız.'  
Henry Ford

<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla, koronavirüs aşısına dai

Bakan Koca paylaştı: Aşı uygulaması hakkında pratik bilgiler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de aslan yavrusu bulundu

İran, Hint Okyanusu'ndaki temsili hedeflere uzun menzilli balistik füzeler fırlattı