• $ 5,8989
  • € 6,5104
  • 281.627
  • 99027.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Paralel yargının liberal antenleri

12 Ekim'de yapılacak HSYK seçimleri için örgütlü bir ele geçirme faaliyeti içinde olan bütün paralel ve kripto paraleller tam bir adanmışlık duygusu içinde her türlü yalanı mubah sayıyorlar. Bunun için gerekirse din adına bile yalan söylemenin ne kadar makbul bir faaliyet olduğunu hiç yüzleri kızarmadan tam bir görev bilinciyle kapı kapı anlatıyorlar.
Devlet içinde örgütlenen bu yapının adalet duygusuyla değil, örgüt liderinden talimat alarak başka bir hiyerarşik yapı oluşturduğunu ve bildiğimiz anlamda bir demokratik hukuk devletine asla tahammülü olmadığını artık çok iyi biliyoruz. Bunun için de yeni HSYK'nın oluşumu safhasında her türlü tezviratı yapmaktan çekinmeyeceklerdir.
Paralellerin, hukuku bir manivela gibi kullanarak örgütsel hezeyanlarla önüne gelene saldırması aslında tıynetlerine son derece uygun. Çünkü adalet onların ruhuna aykırı bir kavram.
Ancak her cümleye başlarken evrensel hukukun, kuvvetler ayrılığının faziletlerinden bahsedip, yargı kurumlarının üzerine çöken paralel despotizme toz kondurmayan liberal ve demokrat görünümlü kripto paralelleri anlamak mümkün değil.
Evrensel hukukun egemen olduğu, kuvvetler ayrılığının tıkır tıkır işlediği hiçbir demokratik hukuk devletinde yargı siyasi iradeden talimat almaz. Ama aynı kurumlar Türkiye’de olduğu gibi devlet hiyerarşisi dışındaki 'mistik vesayet’ odaklarından da talimat almaz.
Ayrıca Türkiye’de uygulanan şekliyle ‘kuvvetler ayrılığı’ prensibi modern demokrasilerle karşılaştırıldığında darbe dönemlerinin refleksini çağrıştıran özellikler taşıdığı da bir gerçek. Çünkü bu prensip millet iradesinin temsilcisi olan parlamentonun ve iktidarın her zaman yanlış yapabileceği ama yargı kurumlarının asla yanlış yapmayacağı esasına dayanmaktadır. Yani siyaset yanlış yaparsa yargı denetleyecek ama yargı yanlış yaparsa hiçbir merci onu denetleyemeyecek. Bunun adına kuvvetler ayrılığı değil, sadece yargı despotizmi denebilir.
Son günlerde HSYK seçimleri üzerinden köşelerinde bol bol ‘kuvvetler ayrılığı’ vaazı veren kripto kalemler siyasi iktidarın yargıdaki paralel yapılanmayla ilgili uyarılarını, “HSYK’yı yürütmeye uyumlu hale getirme hırsı” olarak değerlendirip parlak cümlelerle paralel despotizmi gizlemeye çalışıyorlar.
Ama öyle yağma yok, bir taraftan ‘yargı bağımsızlığı’, ‘kuvvetler ayrılığı’ diyerek gösterişli masallar anlatacaksınız, ama iş yargıyı kuşatan paralel vesayete gelince bütün bildiğiniz evrensel hukuk ezberlerinizi unutuvereceksiniz.
Peki, çok önem verdiğiniz şu kuvvetler ayrılığı ilkesi yargıyı kuşatan paralel vesayet için geçerli değil mi? Yoksa sizin okuduğunuz evrensel hukuk ilkeleri mistik vesayete cevaz mı veriyor?
Eğer birazcık olsun ‘adalet’ diye bir kavrama inanıyorsanız ve de yüreğiniz varsa çıkar, yargıda paralel vesayetin asla kabul edilemeyeceğini açık açık yazarsınız. Aksi takdirde bu yazdığınız bağımsızlık masalları sizin sadece kripto paralelciliğinizin kanıtı olacaktır.
Paralel unsurların faaliyetlerini bize ‘bağımsız’ ve ‘tarafsız’ yargı örneği olarak yutturmaya çalışan liberal antenler belki hiçbir zaman anlamayacaklar ama biz yine de hafızalarını bir kez daha tazeleyelim.
Size göre, Balyoz Davası'nda yüzlerce masumu darbecilerin arasına katarak mahkûm eden zihniyet bağımsız ve tarafsız bir yargının ürünü müdür?
Size göre, ülkenin genelkurmay başkanının terör örgütü lideri olarak müebbet hapse mahkûm edilmesi adaletin tecellisi midir?
Hanefi Avcı’nın hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden yıllarca cezaevinde tutulması da o çok beğendiğiniz tarafsız yargının bir sonucu mudur?
Size göre, henüz yazılmamış bir kitap yüzünden Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın cezaevine tıkılması da yine bir tarafsızlık abidesi midir?
Size göre, içinde başbakanın, cumhurbaşkanının, bakanların, siyasi partilerin, işadamlarının, gazetecilerin de olduğu binlerce insanın yasadışı yollarla dinlenmesinin altına imza atan zihniyet de bağımsız ve tarafsız bir yargı sembolü müdür?
Peki, 7 Şubat 2012’de MİT Başkanı Hakan Fidan üzerinden siyasi iradeyi yargılamaya kalkan zihniyet de bir kuvvetler ayrılığı şaheseri midir?
Bu tür örnekleri yazmaya sayfalar yetmeyecektir. Ama işte öve öve bitiremediğiniz, koruyup kolladığınız yargı içindeki paralel unsurların bağımsız ve tarafsız adalet örnekleri bunlar…
Eğer hâlâ vicdanları kanatan, hukuku utandıran bu örnekleri bir adalet tecellisi olarak görüyorsanız, orada söz bitmiştir. Size kolay gelsin…

<p>Turizm sektöründe uzun yıllar boyunca çalışan aşçı Şaban Kahrıman’ın bütün hayatı başına gelen ol

Aşçı Şaban Usta Araba Lastiklerinden Sanat Eseri Yapıyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Herkesi şaşkına çeviren gelişme! Bir Recep Sert portresi...