• $13,5561
  • €15,295
  • 776.584
  • 1981.04
25 Nisan 2014 Cuma

Erdoğan’ı bu kafayla mı yeneceksiniz?

VİDEO İÇİN TIKLAYIN

Bitpazarına düşmüş Neocon kopyası bazı liberaller, kıblesini şaşırmış devrimci solcular ve bazı taze faşistler akıllarınca Tayyip Erdoğan’a karşı bir savaş yürütüyorlar. Hele bazıları var ki ‘sara nöbeti’ne tutulmuş gibi iflah olmaz haldeler.
Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının başladığı şu günlerde bu çevrelerin baskıcı, jakoben genleri depreşti ve yeniden halkın oyları üzerinde tepinmeye başladılar. Düşünün ki tam 12 yıldır üç genel seçim, üç yerel seçim ve iki referandumdan zaferle çıkan ve de siyasi istikrarın teminatı olan bir başbakan için “Erdoğan aday olur kazanırsa ülkede huzur kalmaz” şeklinde yorumlar yapılabiliyor. Böylesine hezeyan dolu bir yaklaşımın akıl ve mantıkla izahı yapılamaz. Çünkü bu hem insan aklına hem de halkın iradesine hakarettir.
Adeta bir akıl tutulmasıyla tarif etmeye, hezeyanlarla mahkum etmeye çalıştıkları Tayyip Erdoğan, 1915 olaylarıyla ilgili bütün dünyaya ilan ettiği ‘yüzyıllık taziye’ ile Erdoğan nefretiyle malul bu zihniyeti bir kez daha ters köşeye yatırmıştır.
Bu tablo karşısında aslında yol ve yöntem bellidir, normal insanlar, “Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarının hangi din ve etnik kökenden olursa olsun, Türk, Kürt, Arap, Ermeni ve diğer milyonlarca Osmanlı vatandaşı için acılarla dolu zor bir dönem olduğu yadsınamaz. Adil bir insani ve vicdani duruş, din ve etnik köken gözetmeden bu dönemde yaşanmış tüm acıları anlamayı gerekli kılar” ifadeleriyle kompleksiz ve güçlü Türkiye fotoğrafı çizen Erdoğan’ı alkışlar.
Ama hemen söyleyelim, “Başbakan Erdoğan inşallah oyla gider, yoksa sokak olaylarıyla düşer" diyebilecek kadar asgari demokrasi saygısını bile yitirmiş olanların derdi demokrasi filan değildir.
Etrafta ne kadar demokratlık ve liberallik cakası satan varsa hemen hepsinin tek özlemi eli sopalı demokrasidir. Halkın kendi iradesine sahip çıkması bu beyleri rahatsız ediyor, bu yüzden de şimdi gerçek köklerine geri dönüyorlar.
Malum Türkiye’nin modernleşme macerasının başladığı ilk günden bu yana özellikle Cumhuriyet elitleri, halkı eğitilmesi, hizaya sokulması ve de güdülmesi gereken bir sürü olarak gördüler. Bu yüzden de hep eli kırbaçlı dolaştılar. Çünkü bu eli sopalı jakobenlere göre halk nasıl giyineceğini, neye inanacağını, nasıl düşüneceğini hatta kime oy vereceğini bilmez.
İşte bu modernleşme haydutları yıllarca halkı aşağıladı ve toplum hafızasında adeta terör estirdi. Darbelerle de pekiştirilen bu baskı süreçlerinde halkın sırtından sopa hiç eksik olmadı.
1950’de Menderes’le birlikte bu toplum onur kırıcı baskılara karşı nefes aldı ve özgürlükleri konusunda bir bakıma kapıyı araladı. Sonrasında demokrasi yürüyüşü darbelerle kesintiye uğratılsa da millet demokrasinin ve özgürlüklerin değerini keşfetti.
AK Parti iktidarının başladığı ilk günden bu yana tam 12 yıldır toplum gerçek anlamda iktidara ortak oldu. Millet artık biliyor ki sandıkta ortaya koyduğu iradeye Ankara’da birileri musallat olamayacak. Bunun en önemli teminatı olarak da Tayyip Erdoğan’ı görüyor.
Eğer demokrasi zekâsı yerlerde sürünen bu tayfa, Erdoğan’ı yenebileceğine inanıyorsa gerçekten işi zor demektir. Bu gidişle on yıl sonra da aynı sayıklamalar içinde olacaklarını şimdiden görür gibiyim…

<p>Diyarbakır'ın Silvan İlçesi'ne bağlı Usluca  Mahallesi'nin büyük bir bölümü baraj suyu altında ka

Servis yok, kayık var

AFAD'dan Afganistan'daki ihtiyaç sahibi 2 bin aileye gıda yardımı

Antalya'yı fırtına vurdu! Dev dalgalar oluştu, ağaçlar devrildi

1,5 ton skunk ele geçirildi