• $9,6245
  • €11,205
  • 554.705
  • 1471.16
17 Ekim 2016 Pazartesi

En büyük yapısal reform: Başkanlık sistemi

Başkanlık sistemine karşı çıkan tüm kesimlere seslenen Başbakan Binali Yıldırım, "Buna karşı çıkmanın mantığı özgüven eksikliği" dedi ve ekledi: "Sen de çalış kardeşim. AK Parti beceremezse sen kazan. Başkanlık sistemi en büyük yapısal reform; spekülasyona meydan vermez. Esprisi tek başına iktidar."

Başbakan Binali Yıldırım, önceki akşam Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde gazetelerin ekonomi müdürleriyle sohbetine “Dersimiz ekonomi” diyerek başladı ve gayet pratik bir şekilde “Hemen sorularınızla başlayalım” diyerek devam etti. Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli ve Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın da eşlik ettiği Dolmabahçe buluşmasına Başbakan Yıldırım’ın esprili üslubu damga vurdu. ‘Ekonomi dersi’nin en önemli başlığı doğal olarak ‘Başkanlık sisteminin ekonomiye etkileri’ oldu. İki saate varan sohbetimizde Başbakan Yıldırım şu mesajları verdi:

‘SÜREKLİ TEK BAŞINA’

Başkanlık sisteminin en önemli esprisini "sürekli tek başına iktidar" olmaktır. Yapı öyle kurulmalı. Böyle olunca, şu anda tek başına iktidar yok mu? diye sorabilirsin. Var şu anda. Bir şikayetimiz yok ama ömür boyu böyle olacak diye bir şey yok. Türkiye, sürekli tek başına iktidar üretmezse sorunlarını çözemez.
Türkiye çok kritik bir bölgede duruyor. Birliğini ve beraberliğini muhafaza etmesi için güçlü siyasi iradeye ve güçlü siyasi iktidara ihtiyaç var. Bugün bunu AK Parti sağlıyor. Daha önümüzdeki 10 sene de evelallah sağlar ama devletler için 10 sene bir şey değil ki... Türkiye’de mutlaka istikrar üreten, güçlü siyasi irade getiren bir iktidar olması lazım. Bu da başkanlık sistemi.

SEN DE ÇALIŞ, BAŞKAN OL!

Başkanlık sistemi en büyük yapısal reformdur. İstikrarı kalıcı hale getirir. Karşı çıkmanın mantığı ne? Özgüven eksikliği. Biz kazanamayız, AK Parti kazanır. Sen de çalış kardeşim. AK Parti beceremezse sen kazan. Bugüne göre hesap yapmanın mantığı yok. Bakıyorsun ABD’de bir Cumhuriyetçiler kazanıyor, sonra kaybediyor 2-3 dönem başkası kazanıyor. Ama her seferinde ülke kazanıyor.
İtalya yıllarca debelendi. Sonra daha basit bir çözüm buldu; 'Yüzde 40’ı bulan iktidar olur' dedi. O da bir yöntem. Ekonomide güçlü iktidar, güçlü siyasi irade olunca karar alma süreçleri kısalacak. Ekonomide zaman kaybı para kaybıyla aynıdır. Geç aldığın her karar bir maliyet getiriyor. Bu maliyet bazen o kadar büyür ki sonradan aldığımız para o zararı karşılamayabilir.

OLUMLU ALGI YAPAR

Dolardaki yükselişi başkanlık tartışmalarına bağlayanlar bile oldu. Her şeyi getirip dolara bağlamanın anlamı yok. Piyasa şartları neyi gerektiriyorsa o olacak. Spekülatif algılar oluşturuluyor. Bakınız 15 Temmuz'u yaşadık. Ekonomik parametrelerdeki değişim Brexit'in etkisi kadar oldu. Yani başkanlık açıklaması spekülasyona meydan vermez, aksine daha da olumlu algı oluşturur. Kafanızda başkanlıktan başka bir şey anlıyorsanız o ayrı. O algıyı düzeltmek de bizim görevimiz.”

TÜRKiYE EKONOMiSi: Ekonomide zerre kuşkumuz yok!

"Ekonomiyle ilgili zerre kadar kuşkumuz yok, bunu bilin” diyen Başbakan Yıldırım şöyle devam etti: "Temeller kuvvetli ama bu ekonomiyle ilgili bir şey yapmayacağız anlamına gelmiyor. Dışarıdan saldırılara karşı ekonomimiz diz çökmez. Ancak içerideki tereddütleri kaldırmamız lazım. Piyasaların daha hareketlenmesi, dolayısıyla büyümenin oransal olarak daha fazla artması için buna ihtiyacımız var. Bölgesel istikrarsızlık ve sınırlı da olsa terörle mücadele olumsuz etkiliyor. Göz ardı edemeyiz. Ekonomi duran bir şey değil. Bu yüzden de yapısal reformlarla kamudaki ‘hantal’ süreçleri gözden geçirip, zaman ekonomisini dikkate alan yol benimsedik.

BANKACIYA ‘KREDİ’ MÜJDESİ

? Bu kapsamda bilirkişi müessesesini yeniden tanımladık. Bilirkişilik konusu sorunları daha da artıran bir hal aldı. Bunu değiştiriyoruz.

? Teminatlar konusu, 2000-2001 krizlerinin mirası. Bunu kaldıracağız.

? Sen kredi verdiğinde gerekli istihbaratı yaptın, krediyi verdin. Sonra bir gün adamın işleri bozuldu. Kardeşim sen niye kredi verdin? Bunu da düzeltiyoruz."

KÖRFEZ’DEN YATIRIM: Türkiye Fonu’na katılmak istiyorlar

Körfez bölgesindeki yatırımcıların Türkiye iştahıyla ilgili de konuşan Başbakan Yıldırım, “Körfez ülkeleri iki türlü geliyor. Bir Türkiye'de uzun vadeli gerçek yatırım yapmak istiyorlar. Bunun yanı sıra katılım bankacılığında ortaklık yapmak isteyen var. Ayrıca şu an yeni kurduğumuz Türkiye Varlık Fonu'na da aktif katılım düşünceleri var. Bu konuda görüşmeler sürüyor" dedi.

EMEKLİYE PROMOSYON: Sıkışınca bana pas atıyorlar

Emeklilerin promosyonları hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun çözüm için kendisini işaret etmesine ilişkin Yıldırım “Gazeteciler arkadaşları sıkıştırdığı zaman, işin içinden çıkamayınca Başbakan'a pası atıyorlar, oluyor bitiyor. Bu da onlardan biri. Yani bizim de görevimiz böyle sorunları arkadaşlar aşamazsa devreye biz gireceğiz. Doğrusu bekliyoruz Çalışma Bakanı'ndan, ne getirecek diye" değerlendirmesini yaptı.

Kart düzenlemesi talebi canlandırdı

Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, kredi kartı yapılandırmasıyla ilgili "Orada bir mali alan açıldı ve talebi kamçılayacak rakamlar ortaya çıkmaya başladı. Hem yapılandırma hem de taksit sayılarındaki artış konusunda ilk datalar, talep canlılığına işaret ediyor” diye konuştu.

FİNANS MERKEZİ: Başkaları silahla ABD ise mevzuatla yapıyor

İstanbul Finans Merkezi'nin (İFM) bir çekiciliği olacağını belirten Başbakan Yıldırım, “Adamlar bir fark varsa gelecekler. Yoksa neden gelsin. ABD gibi, bir tane teröristin nüfus kağıdında Suudlu yazıyor diye faturayı Suudi Arabistan'a keserse insanların aklını başına alıp artık böyle abuk sabuk işler yapılmayan yerlere gitmesi lazım. Böyle bir aptalca iş olur mu? Ne o; 'ben güçlü devletim'... ABD kimliği olan, bir yerde bir katliam yapanın hesabını Amerika'dan mı soracağız? Evrensel hukuka da aykırı. Başkalarının silah zoruyla yaptığını, bunlar mevzuat düzenlemesiyle yapıyor. Zaten Obama da çok uğraştı ama gücü yetmedi” dedi.

HUZUR MEZARLIKTA: Biz bir bağımsızlık mücadelesi veriyoruz

Toplantıda Doğu ve Güneydoğu teşvik paketi de bazı yatırımcıların ‘huzur gelsin öyle yapacağız’ yaklaşımı da Başbakan’a soruldu. Bu soruya esprili bir yanıt veren Başbakan Yıldırım şöyle dedi: "Huzur mezarlıkta. Var mı, yok mu onu da bilmiyoruz, onların dünyasına giremediğimiz için. ‘Türkiye'de huzur yok’ denilmesi çok büyük haksızlık. Az önce 58 ülkeden sendika başkanlarıyla konuştum. Adamlar, 'Bize anlatılan Türkiye ile gördüğümüz Türkiye arasında taban tabana zıtlık var. Buraya gelmeden CNN, diğer uluslararası kanallarda 'Türkiye'de kimyasal silah kullanılıyor' filan. Gördüğümle anlatılanlar arasında şaşırdım kaldım’ diyorlar. Türkiye 15 Temmuz darbesi yaşadı. Terörle mücadele sürüyor. Bunlara rağmen hâlâ dünya ortalamasının üzerinde büyüyoruz. Biz bir bağımsızlık mücadelesi veriyoruz. DEAŞ'la PKK'yla mücadele ediyoruz."

27 EKİM’DE CEO ZiRVESİ: Dünyadevlerigelecek

Yatırımcının tereddütlerini gidermek için bu ayın 27'sinde kapsamlı bir toplantı yapacaklarından bahseden Yıldırım "Katılım sayısını yaklaşık 21-22 kişiyle sınırlı tuttuk. Bunlar global şirket CEO'ları ve çok büyük yatırımcılar. Amerikalı da var, her taraftan var. Ekonomiyle ilgili çok güzel kararlar aldık. Biz bu ekonomik reformlara çalışırken FETÖ darbeye çalışmış. Biraz ara verdik, onların işini hallettik, sonra devam ettik. Reformlar sürüyor" dedi.

Tam 27 milyar liralık alacak yapılandırıldı

Maliye Bakanı Naci Ağbal borç yapılandırmasında gelinen noktayı şu sözlerle özetledi: "Cuma günü itibarıyla 3.7 milyon kişi müracaat etti. 27 milyar liralık vergi alacağını yapılandırdık. 31 Ekim'e kadar müracaatlar devam ediyor."

NOTLAR:

? YÜKSEK GIDA FİYATLARI: Enflasyona hak ettiğinden fazla (yüzde 30) etki yapıyor. Kabul edilemez. Üzerine gideceğiz.

? BORÇ YAPILANDIRMASI: 31 Ekim’e kadar sürüyor. Şu ana kadar 3.7 milyon kişi 27 milyar liralık yapılandırmaya imza attı.

? DOĞU-GÜNEYDOĞU’YA TEŞVİK: Ezber bozacağız. Özel sektörden kahramanlık beklemiyoruz, parasal katkıdan pazarlamaya işin içinde yer alacağız.

? MEDVEDEV'LE GÖRÜŞME: Rusya ile ilişkiler gelişiyor. Henüz eskiye dönmedik. Vize konusunda da kademeli düzenleme olabilir. Önümüzdeki dönemde Rusya Başbakanı Medvedev’le bir araya geleceğiz.

? BREXİT: Brexit sonrası karşılıklı ticaretimizde iyileşme olacak. 15 Temmuz darbe girişiminin sonrasında Türkiye’nin yanında darbeye karşı net bir tavır sergilediler.

? FAİZ İNDİRİMİ: Politika faizi ile piyasa arasındaki makası daraltacağız. İndirmeye devam edeceğiz. Bütçe açığı, cari açık ve kamu borcu açısından sıkıntı yok. Şartlar yerinde. Sadece psikolojik algı çabası var.

? BÜROKRASİ: Adam yatırım yapacak 50 yere gidiyor. Onu gör, o belediyeyi gör, o bakanlığı gör, dolanıp duruyor. Eğer o belediye ondan bir harç alacaksa biz verelim onu kardeşim. Memurların inisiyatif kullanmasını sağlayacak düzenlemelere hız veriyoruz.

YIL SONU BÜYÜME:Son çeyrekte iyileşme olacak

Yıl sonu büyümesiyle ilgili de yorum yapan Binali Yıldırım, “Son çeyrekte iyileşme olacak. Biz işimizi kış tutalım da yaz gelirse bahtımıza. Bu anlayışla yüzde 3,5 çıkarsa, 'tahminlerin üzerinde çıktı' deriz. İhtiyatı elden bırakmamak lazım" ifadelerini kullandı.

Teşvikleri 10 kez yetiştiririz

Yıldırım, “İFM konusunda eylem planı belirlendi ve master çalışması yapıldı. Geçmişte bazı kurumlarımız gönülsüz davrandı, ayak sürdüler. İstanbul Türkiye’nin ticari başkenti. Şimdi sırada teşvikler var. Binalar yapılıncaya kadar teşvikleri 10 seferde yaparız” diye konuştu.

OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ: 1950'deki Türkiye'ye denk!

Başbakan Yıldırım, Osmangazi'yle ilgili fiyat eleştirilerine fayda-maliyet kavramıyla yanıt verdi: "Zaman ekonomisi diye bir şey var. En pahalı hizmet, ‘olmayan’ hizmettir. Osmangazi ve otoyolunun toplam bedeli Türkiye'nin 1950’deki GSYH'sine eşit."

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Yıkamaya getirdiği halı servet değerinde çıktı

Mega lüks yat ''Lady Gulya'' Marmaris'te

Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırıldı! Restorasyon çalışması sırasında şans eseri bulundu