• $ 5,7343
  • € 6,3677
  • 275.986
  • 96031.8
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Yeni sisteme intibakın handikapları...

Yeni hükümet sistemi 2019 seçimlerinde uygulanacak. Artık yürütmeyi üstlenecek olan Cumhurbaşkanlığı yarışında ilk veya ikinci turda, geçerli oyların yüzde 50+1’ini alabilen aday ipi göğüsleyecek. Bu basit bir aritmetik kural olarak kolayca tarif edilebilse de, siyasete etkileri çok köklü olacak. Bu noktanın biraz daha açılmasında fayda var. Çünkü söz konusu seçimlere çok az bir süre var ve intibak edilecek değişim tahmin edilenden çok daha büyüktür…

Türkiye’nin geçmiş siyasi yapısının üzerinde şekillendiği dışlayıcı vatandaşlık pratikleri, bu pratiklere karşısında toplumsal kesimlerin kendi içine kapanmasına, siyasetin de buna uygun biçimlenmesine yol açmıştır.

Öyle ki, kendisini ayırımcılıktan korumak isteyen, kendi yaşam biçimlerini tecrübe etmeye çalışan tüm toplumsal kesimler, kendi gettolarını kurmuş, su ve yağ gibi birbirine çok değmeden, değmek zorunda kaldıkları kamusal alanlarda da farklılaşarak var olmaya çalışmışlardır.

Tabii eski yerleşik düzenin taraftarları, iktidar tekeline sahip olmakla, aslında gerçekçi olmayan, kendi yaşam biçimlerinin genel kaide olduğu geçici bir “cennette” yaşamışlardır. Özellikle seküler kesimlerin son 15 yıldaki değişimle “Ötekiler” ile yan yana gelmelerine olan intibak zorluğu da steril ve gerçekçi olmayan bu mühendislik nedeniyleydi.

15 yıldır pek çok şey değişti. Bu değişim silsilesi, şiddetsiz, seçmen desteği, yani millet iradesiyle gerçekleşti. Bu değişime direnç gösteren vesayet yapıları (son olarak FETÖ) kendisini kustu ve deşifre oldu. Bu durum, süreçlerin anlaşılmasında karmaşa yarattı. Öte yandan, yukarıdan aşağı uygulanan Batıcılaşma ile birbirine tezat konumlandırılmış iki toplumsal kesim, dindarlar ve sekülerler karşı karşıya getirilmek istendi. Etnik sorunlar da terör örgütleri üzerinden kullanıldı.

Değişimden önceki hükümet sisteminde, yüzde 21’le bile hükümet olmak ve Meclis’te çoğunluk kurmak mümkündü. Bu ise siyasi partilere, sadece bir ideolojik grup, meşrep, sınıf, mezhep, ekonomik kesime dayanarak hükümet olma “lüksünü” veriyordu. Görüldüğü üzere, siyasal sistemimiz de çoğulculuğu ve birliği değil, ayrışmayı ve bölünmeyi destekleyecek şekilde kurulmuştu. Bunun tesadüf olduğunu kimse söyleyemez.

AK Parti var olan sistemin bu özelliğine karşıt olarak, millet iradesini temel alan bir çizgi izlediği için hem başarılı, hem de hedef oldu. Bu cesareti nedeniyledir ki, seçmenlerini genişletti, kavgayı meşru demokratik zeminlerde vererek ayakta kaldı.

Ancak, AK Parti’nin kendisini 80 milyona doğru genişletme çabası bilinçli şekilde engellenmeye çalışıldı. AK Parti mesela, DAEŞ’le iltisaklı gösterilmeye çalışılarak selefi bir mezhep partisi olarak sunuldu. Başta Erdoğan’a destek veren sözde liberal, özgürlükçü sol aydınlar da, ilk yıllardaki desteklerini temize çıkarmak adına, diktatörlük/otoriterlik/ataerkillik kampanyasını başlattılar. Öyle ki, Erdoğan 2010’lara kadar demokrattı, ama sonra bir günde diktatörleşmişti. Tarihsel nedenlere ve kendi kampanyalarına dayalı kutuplaşmadan da Erdoğan’ı sorumlu tuttular.

Bunun temel amacı, ülkenin siyaseten normalleşmesini engellemek ve AK Parti’nin merkez partisi vasfını gölgelemekti. Umdukları, sokak hareketleri ve PKK’nın hendek tuzağı için yaralı/öfkeli, kullanılmaya hazır bir sosyoloji yaratmaktı.

Şimdi yeni sistemin avantajlarını iyi kullanarak, hiçbir ayırım gözetmeden 80 milyona ulaşmanın, oluşturulmuş önyargıları, yaraları iyileştirmenin temel amaç olduğu bir siyaset yapma biçimine doğru ilerliyoruz.

Siyasetin buna intibak etmesi, sanıldığından daha zor bir meseledir. Alışılmış siyasi söylem ve pratiklerden sıyrılarak, çok zengin çeşitliliğe sahip bir topluma ulaşmanın iç reformunu yapmak sancılı olacaktır.

Çoğumuz, bu toplumsal zenginliğin sınırlarını bildiğimizi bile iddia edemeyiz. Ancak bu demokratik zorlanma, hayırlara vesile olacaktır.

İzleyip göreceğiz.

<p>İzmir´in Selçuk ilçesinde yer alan Efes Antik Kenti, UNESCO Dünya Kültürel Miras listesinde yer a

9 Bin Yıllık Kültür ve Tarih: Efes Antik Kenti

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Yağmurun nasıl oluştuğunu merak ettiniz mi? İşte yanıtı

Ayıları bal testine tuttu! Sizce ilk tercihleri ne oldu?