• $9,5044
  • €11,0624
  • 548.063
  • 1519.25
15 Ağustos 2015 Cumartesi

Almanya Türkiye’den ne istiyor?

Ne zaman ki Türkiye Ortadoğu’da varlık göstermek ister, Almanya devreye girer. Ülkemizin elini kolunu bağlamak için kullandığı enstrüman ise CHP-PKK birlikteliğidir.

1991 yılını hatırlayalım. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal Irak’taki durumun Türkiye’nin hayati çıkarlarını ilgilendirdiğini saptamış ve ülkemizin Ortadoğu’ya müdahil olmasını istemiştir. Özal, bürokraside bu konuda mevcut olan direnişle mücadele etmiş ama karşısına o zaman SHP çatısı altında toplanan CHP ve PKK çıkarılmıştır. Erdal İnönü’nün başkanlığındaki SHP, bazı PKK unsurlarını parti listesinden Meclis’e sokarak terörün meşruiyet kazanmasını sağlamış ve 90’lı yıllarda ülkemizin binlerce şehit vermesine yol açacak olan süreci başlatmıştır. Bu kumpasa en büyük desteği Almanya vermiştir. PKK ile Türkiye solunun birlikteliği projesinin başını Almanya ile ilişkili SHP milletvekilleri ve Alman kurum ve vakıfları çekmiştir. O dönemde de İran kaynaklı suikastlarla, Almanya’nın teröre verdiği yataklık ve finans desteğinin at başı gitmesi dikkat çekici olmuştur.

Yıl 2014-2015. Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye krizinde Türkiye’nin aktif olmasını istemiş ve İran destekli Esad’ın katliamlarına dur demiştir. Erdoğan bu konuda bürokrasinin de desteğini almış ama karşısına Demirtaş’ın HDP’si ile CHP birlikteliği çıkarılmıştır. CHP’nin başını çektiği bir ‘Erdoğan düşmanlığı’ cephesi yaratılmış, Alman sermayeli Doğan medyanın Demirtaş’ı parlatması yoluyla terör bazı çevrelerce baş tacı edilmiş, Türkiye kana bulanmıştır. Bu işbirliğinin başını Almanya Alevi Dernekleri Federasyonu kökenli CHP milletvekilleri, Alman vakıflarınca finanse edilen aşırı sol gruplar, PKK’yı koruyan Alman hükümeti ve medyası çekmiştir.
Bugün, 1991’deki ihanet ortaklığının ülkemizi petrol kaynaklarından uzak tutmayı başardığını ve bize en az 12 yıl kaybettirdiğini biliyoruz. Binlerce insanın canına mal olan bu ihanetin hesabı sorulmadığı için aynı ekip bugün neredeyse tıpatıp aynı senaryo ile yine karşımızda.

Peki Almanya Türkiye’den ne istiyor? Balkanlar ve Doğu Avrupa’nın bir bölümü gibi Türkiye’yi de ele geçirmek, asimile etmek istiyor. Ancak tamamıyla nüfuzu altına almak istediği Türkiye ona çok büyük geldiği için, ülkemizi parçalamak ve eski Yugoslavya gibi parça parça yutmak istiyor. Almanya’nın Osmanlı’nın yıkılmasıyla sonuçlanan 1’inci Dünya Savaşı’ndan beri işbirlikçisi olan İttihatçı güçler hep aynıdır. Bu ülkenin 27 Mayıs’taki, 9 Mart 1971 darbesindeki, 12 Eylül öncesindeki rolü, PKK teröründeki finans katkısı, DHKP-C’nin ve hilafetçi Kaplancıların eylemlerindeki desteği, Madımak ve faili meçhuller, örneğin Mumcu ve Hablemitoğlu cinayetlerindeki etkisi de tartışmalıdır.
Ama bugün ülkemiz 1991’dekinden çok daha güçlü, Almanya ise daha zayıftır. Ortadoğu denkleminde Türkiye, ABD liderliğindeki koalisyonla yaptığı anlaşma sonucunda durumunu sağlamlaştırmıştır. Ortadoğu’da Suudiler ve diğer Sünni güçlerle birlikte Suriye’nin geleceğinde söz sahibidir. ABD ile paylaştığımız Esad’sız bir Suriye formülüne yavaş yavaş Rusya da yaklaşmaktadır. Barzani liderliğindeki Kürtlerle beraberiz. Karşımızda ise Esad, Esad’ın hamisi İran, İran pazarına gözünü dikmiş ve Türkiye’ye iştahlanan Almanya ve bunların kontrolündeki PKK ve bağlaşıkları bulunmaktadır. Maalesef, Kılıçdaroğlu kliği işte koskoca CHP’yi bu cepheye sokmuştur. Bugün CHP’de ‘Türkiye ile İran arasında çatışma olursa İran’la birlikte savaşacağını’ söyleyen milletvekilleri bile bulunmaktadır. Neyse ki, Türkiye bu maceraperest ve nihilist mezhepçilere karşı şerbetlidir ve 1990’lardan önemli dersler çıkarmıştır.

<p>Küresel ısınma ve iklim değişikliği artık inkar edilemez bir  seviyede ancak ne yazık ki bu konud

İklim değişikliğindeki büyük tehlike

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu