• $ 5,7041
  • € 6,3087
  • 275.596
  • 101447
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Katilleri kurtardı Batı

Unutturulmaya çalışılan, ancak unutulması mümkün olmayan bir acıdır bu: Dün Srebrenitza katliamının 24. yıldönümüydü. O gün 8 bin 372 Boşnak sivil, BM, ABD ve AB’nin gözleri önünde katledilmişti.

Katliamlar bununla sınırlı değildi tabii. 1990’lı yılların başında Balkanlar’da sistemli bir soykırım uygulandı. Siviller, kadınlar, çocuklar, yaşlı insanlar hunharca yok edildi. Tek suçları vardı, o da Müslüman olmak!

“Hafta Sonu Sniperleri” nedir bilir misiniz? O dönemin ürettiği bir değimdir bu. Hafta sonları turlar düzenlenirdi bütün Avrupa’da. Kamuflaj kıyafetlerini giyen caniler, Bosna’ya doğru yola çıkarlardı. Orada silahlanıp, Saraybosna’nın çevresindeki dağlardan dürbünlü tüfeklerle insan avlarlardı.

Bütün Batı bilirdi bunu. Bilirdi, ama bırakın engellemeyi teşvik bile edilirdi.

Hakkı Turayliç, Bosna’nın 3 Başkan Yardımcısından biriydi. 8 Ocak 1993’te Saraybosna Havaalanı’nda Devlet Bakanımız Orhan Kilercioğlu ile görüşmüştü. Oraya BM aracı ile gelmiş, aynı araçla geri dönüyordu. Sözde etrafında bir koruma ordusu vardı. Yolu kesen Sırplar, BM konvoyunu durdurdular. Aracın içinden Turayliç’i indirdiler, BM askerlerinin gözleri önünde katlettiler. Ellerini kollarını sallayarak da gittiler…

Hangi birini anlatayım ki, o insanlık dramının! Boşnaklar sadece katledilmediler, çengellere asılıp Ortaçağ işkencelerine maruz kaldılar.

Sonra, Batı müdahale etti. 1995’te sözde yaşanan bu insanlık dramını durdurdu! Ama durum hiç de öyle değildi. Bir Fransız siyasetçi olan Bernard Henry Levy, o müdahaleyle ilgili olarak aynen şu ifadeyi kullandı:

“Batılı güçler, tam Bosna Ordusu zafer kazanacakken müdahaleyi gerçekleştirdi.”

Doğruydu bu değerlendirme. Çünkü, İzzetbegoviç bir yolunu bulmuş, Bosna Ordusu’nu yeni silahlarla donatmıştı. Üstelik bu ordu Sırpların Başşehri Banya Luka’ya doğru ilerliyordu. Sırplar için hezimet yakındı.

İşte böyle bir ortamda müdahale geldi!

Batı, önce katliamlara gözlerini kapadı. El altından destekledi. Avrupa’nın ortasında binlerce masum insanın katledilmesini sağladı. O katiller sıkıntıya girince de müdahale edip sözde akan kanı durdurdu.

Kimse kimseyi kandırmaya kalkmasın. Bosna’da görünen gerçek budur.

***

Bitti, mi? Bitmedi tabii ki…

ABD’nin desteği ile sözde bir anlaşma sağlandı. Aliya İzzetbegoviç, Slobodan Miloseviç, Franjo Tudjman ve Pavle Blotoviç, Dayton’da bir araya getirildi. ABD’li Richard Holbrooke tarafından hazırlanan bir anlaşma önlerine konuydu.

Silah zoruyla onlara “Bunu imzalayacaksınız” denildi.

İmzalamamakta direnmeleri üzerine de Holbrooke, aynen şu çirkin ifadeleri kullandı:

-Anlaşın, anlaşmak zorundasınız o… çocukları. İmzalayın bunu. Yoksa Saraybosna, Belgrad ve Zagreb’i bombalayacağım.

İzzetbegoviç, tehditler altında, içi kan ağlayarak, halkını daha büyük acılardan korumak için imzaladı o anlaşmayı. Bosna’nın başına da büyük yetkilerle donatılan bir AB Komiseri getirildi.

İşte Batı’nın gerçek yüzü ve Dayton’ın perde arkası budur! Peki bu kafa değişti mi o günden bu yana? Tabi ki hayır! Ama biz bu gerçeği çoğu zaman unutuyoruz!

Emin Pazarcı Diğer Yazıları

Nefret söylemi!

05.07.2019

<p>Eskişehir’in Beylikova ilçesinde yaşayan 71 yaşındaki Necmettin Bor, 10 yıl önce bahçesine bir me

Bu Meyvenin Adını Kimse Bilmiyor!

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

İşte 2019'un en iyi astronomi fotoğrafçıları!

TEKNOFEST'te yerli ve milli araçlar görücüye çıktı