• $ 5,9252
  • € 6,5405
  • 281.597
  • 95257.6
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

İşte kirli çamaşırlar

Savunma Muhabirimiz, “Abi yarın Genelkurmay’da yemeğe bekliyorlar” dedi. 28 Şubat öncesiydi, davet sahibi de Genelkurmay Genel Sekreteri Tuğgeneral Erol Özkasnak’tı. Yemeğin sebebi ise belli değildi.

Ertesi gün Akşam’ın Genel Yayın Müdürü rahmetli Bülent Aydın ve Savunma Muhabirimiz Banu Soysal’la birlikte yemeğe katıldık. Erol Paşa yemek boyunca esip gürledi. Erbakan ve Refahyol İktidarını yerden yere vurdu. Bir ara “kafaları kırmaktan” bile bahsetti.

Monolog bitince, usulen Bülent Aydın’a dönüp, “Siz ne düşünüyorsunuz Bülent bey” diye sordu. O da “Emin Bey cevap versin” diye topu bana attı.

Dün gibi hatırlıyorum… Türkiye’nin o günkü durumu ile ilgili birkaç cümlelinin ardından “Kafaları kırmakla bir yere ulaşılamaz Paşam” ifadesini kullandım. Özkasnak, beklemediği bu cevap karşısında hiddetlendi, “Yemek bitmiştir” deyip kovarcasına bizi gönderdi.

Dışarı çıktığımızda Banu yüzüme şaşkın şaşkın bakıp, “Ne yaptın sen abi” dedi!

Daha sonradan öğrendik ki, bizimki ilk yemekmiş. Çünkü, medyayı yönlendirme çalışmaları çerçevesinde başka gazeteler de Genelkurmay Karargâhı’na davet edildiler. Muhtemelen onlarla da aynı konuşmalar yapıldı. Bizimki ilk ve son görüşme oldu. Akşam’a kapılar kapandı; diğer malum gazetelerle irtibat devam etti.

Onlar da askerle beraber “post modern darbe” denilen 28 Şubat’ın alt yapısını oluşturmak için gereğini yaptı!

Ama şimdi hepsi sözde demokrat!

28 Şubat’ın yıldönümünde yaşadığım bu olayı hatırlatmak istedim.

***

O günlerde demokrasi dışı müdahaleler had safhaya ulaşmıştı. Biz de gazete olarak tavrımızı ortaya koymak istedik. Ankara-Kızılay’da bir “demokrasi mitingi” yapmayı kararlaştırdık.

Günlerce hazırlandık…

28 Şubat’tan bir hafta kadar önce Kızılay Meydanı’na rahmetli Erkal Zenger’in seçim otobüsünü yerleştirdik. Kuş pazarlarından tek tek topladığımız beyaz güvercinleri uçurduk. THK uçaklarını arkalarına taktığımız “Demokrasi” pankartları ile Ankara semalarında dolaştırdık. Meydanda toplananların üzerine gökten karanfiller yağdırdık.

Tabi, seçim otobüsünün üzerine çıkıp, demokrasiden yana konuşmalar da yaptık. Ben konuştum, rahmetli Cenk Koray kalabalığa hitap etti. O dönemde Akşam’da yazı yazan şarkıcı Neco otobüsün üzerine çıktı.

Ertesi gün haberimiz Cumhuriyet Gazetesi’nde hangi başlıkla yer aldı biliyor musunuz? “Şeriatçı miting tutmadı” başlığı ile! Demokrasiden yana koyduğumuz tavır yerden yere vuruldu.

En üzücü olanı “Gelin birlikte olalım” dediğimiz basın mensubu arkadaşlarımız da yanımızda yer almadı. Bugün bakıyorum hepsi “demokrasi” denilince mangalda kül bırakmıyor!

Bilinsin istedim, o yüzden hatırlattım bunları.

***

FETÖ yoktu, o dönemde gerçek niyetini gizleyen ve “cemaat” denilen yapılanma vardı. O yapılanmanın “gazeteci” taifesinin içinden pek çok ismi aradım. “Gelin, birlikte olalım” dedim. Hepsi ortadan kayboldu, sipere yattı.

Biliyor musunuz, bugün de benzer görüntülerle karşı karşıyayız…

O gün bizi ortada bırakıp kaçanlar yine buluştular. Yine el-ele, kol-kola birlikte yürüyorlar!

<p>Türkiye´nin Suriye sınırındaki Barış Pınarı operasyonunu protesto eden 600 kadar terör örgütü yan

Almanya´da terör destekçileri iyice azıttı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

YPG-PKK'lı teröristlerden Mardin Kızıltepe'ye havan saldırısı: 2 sivil şehit, 12 yaralı

Baraj suyu çekilince insan kafatası ve kemikleri ortaya çıktı