• $7,54
  • €8,9922
  • 414.064
  • 1541.98
27 Ocak 2012 Cuma

Zor zamanların lideri

Her şeyin aşırısı insanın sonunu getirirmiş. Boşuna değil, eski Yunan'dan beri en temel hedeflerden birisi 'ölçülü olmak'.
İşte bu nedenle 'güç insanını gücün, para insanını paranın, zevk insanını zevkin' önce var edip, ardından yok etmesinin anahtarı aşırıya kaçması...
Tek tek bireylerden bahsediyor değilim.
Elbette, bunlar 'insani' gerçekler...
Ama bugün zaafların bizi nerelere sürüklediğini anlamak için toplumsal pencereyi açmanın zamanı.
İnsanın ötesinde, insanlığın geleceğini görmeli.
Biz soluk alıp verirken tarih yeniden yazılıyor bu aralar.
Bütün sistem sorgulanıyor, küresel akış en baştan kurgulanıp, yenileniyor.
Amerika'nın başkanlık seçiminde en temel tartışma konusu vergilendirme.
Hem de tam olarak 'zenginlerle fakirler arasındaki vergi adaletsizliği'.
Hoş geldiniz.
Amerika'nın en zengin yatırımcılarından Warren Buffett'in önerilerine birkaç ay sonra da olsa Obama hak verdi, ulusa sesleniş konuşmasında yeni vergilendirme çalışmalarından bahsetti.
Başkan itiraf etti: 'Bu sistem böyle gitmiyor arkadaşlar.'
Kapitalist sistemin sonu gelmese bile, ciddi bir reformasyona tabi tutulacağı kesinleşti.
Acı çekmeden ihtişam da olmaz.
Başucu kitapları gibi başucu filmleri de vardır ya...
Ben bazen 'Olağan Şüpheliler'e bakarım, bazen Baba serisine... Zaman zaman Esaretin Bedeli (Shawshank Redemption), bir de sık sık Büyük İskender filmine...
Hocası, İskender'e liderlik dersi verirken öncelikle, 'Acı çekmeden ihtişam da olmaz' felsefesini öğretmiş. En temel idare ilkesi olarak da 'güçle değil, akılla yönetmesi' gerektiğini...
Bir de şu kural onun aklının bir köşesinde hep dururmuş ve onu uygularmış sürekli:
'Savaşın ilk kuralı, adamlarından istediğini önce kendin yapmandır.'
Obama önce ABD'ye, oradan eminim bütün dünyaya, zenginlerden başlayarak acı reçetenin nasıl içileceğini gösterecek. Kaçış yok. Küresel sistem, zengin fakir uçurumunu kısmen de olsa çözmeye başlamadan yürüyemeyecek, belli oldu.
Bugünlerde sinemalarda Margaret Thatcher'in filmi oynuyor. Mutlaka izlenmeli. Hayat dersleriyle dolu. Çok öğretici, dokunaklı, etkileyici.
Bir zamanlar uluslararası gazetelerde 'Tarihin gidişatını değiştiren kadın' olarak tanımlanmıştı. Yaşamı boyunca babasının 'asla sürüden birisi olma' sözünü ilke edinmiş. Zaten, başbakanlığının son günlerinde 'Tek istediğim bu dünyada fark yaratmak' diyerek o yaşam mottosunu kayıtlara geçirmiş.
Bugün nefret etseler bile...
Obama'nın ve diğer liderlerin karşı karşıya kaldığı zor kararlarla ilgili şöyle bir ilkesi var Demir Leydi'nin:
'Böylesine zor kararları aldığınızda sizden nefret ederler. Ama nesiller boyu size teşekkür edeceklerdir.'
İşte bu nedenle 'Siyasetçi bir sonraki seçimi düşünür, devlet adamı bir sonraki nesli' denilmiştir.
Önceki akşam Mövenpick Otel'de Bab-ı Ali Toplantıları'nda Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım konuşmacıydı. Uzun ama yararlı bir sunum yaptı. Kriz önlemi olarak 'Küçülün, daralın, tasarruf yapın' denildiğini hatırlatan Yıldırım, 'Bu doğru değildi, tam tersine krizin ilacı yatırımdır' diyerek altyapı harcamalarına ağırlık vermelerinin gerekçesini açıkladı. Tasarruf sadece ekonomik yavaşlamayı daha da şiddetlendirecektir. Dün sabahki haber toplantısında dikkatimi çekti, Nobelli ekonomist Joseph Stiglitz de dünya ekonomisi için benzeri yorumlarda bulunuyordu. Uzun uzadıya anlatmayayım, ekonomi sayfamızda yer alacak ama şurası buradan da vurgulanmalı:
'Dünya liderleri ve onlara oy veren seçmenler eninde sonunda bunun farkına varacaklar. Büyüme ihtimali zayıflamaya devam ettikçe, başka seçenekleri kalmayacak. Peki bu arada daha ne kadar acı çekmek zorunda kalacağız.'
Yorum yok.
Küresel ekonominin 2012 rakamlarına bakıyoruz, ABD neredeyse yerinde sayacak, bütün AB ülkeleri küçülecek ama Brezilya, Çin, Hindistan gibi ülkeler büyüyecek. Türkiye için kafalar biraz karışık ama son yıllardaki performansa bakılırsa yüzde 3-4 oranında büyümenin ihtimal dahilinde olduğu görülüyor. Zor zamanlardayız. Ama Büyük İskender'e öğretildiği gibi talih cesur adamların peşinden gidermiş. Bugünün gerçek liderleri belki tepki çekecekler ama gelecek nesiller tarafından şükranla anılacaklar.

<p>Türk dizileri yurt dışında tarih yazıyor. İster Güney Amerika'ya gidin ister Balkanlar'a, Orta As

Türk dizileri tarih yazıyor, şer odakları boş durmuyor!

Sosyal medyadan servis ettiler... Haftanın yalanları

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı