• $7,5143
  • €9,0772
  • 443.616
  • 1522.01
03 Şubat 2011 Perşembe

Mısır denklemine nasıl bakıyorlar?

Bişkek
Türkiye'den beş saatlik uçuş mesafesinde, arada da saat farkı dört olan Kırgızistan'da Başbakan Erdoğan'ın ve ekibinin bir numaralı gündem maddesi, Mısır.

Uçakta yanımıza gelmiş ve 'Dönüşte konuşalım' demişti. Kısa hal hatır sorma faslında, Meclis'teki çağrısından bahsedildi. Mübarek'e yönelik, 'halkının sesine kulak ver' ana fikrindeki mesajları çok olumlu tepkiler toplamıştı.

Mustafa (Karaalioğlu), 'Git demiş mi oldunuz?' diye sordu. Erdoğan tebessüm etti, 'Hayırlısı' dedi.

Grup konuşmasının Ortadoğu'da da yankı bulduğundan söz edilince Başbakan, 'Katar Emiri de aradı, konuştuk' diye bilgi verdi.

Aldığım hava, 'Emir de mesajları beğendi' şeklinde.
Erdoğan'ın konuşması El Cezire tarafından canlı yayınlanmıştı. Katar sermayeli kanal, Mısır'dan çıkarılıyor biliyorsunuz. Başbakan'ın o konuşması ise Kahire'deki Tahrir Meydanı'nda dev ekranlara yansıtılmış.

BEŞ YILDA İKİ KEZ AYAKLANDILAR
Kırgızistan'da 'Mısır depreminin' gündeme gelmesi hayli manidar. Halk hareketleriyle lider devirme tecrübesi buralarda yakın zamanda iki kez yaşandı. 1991'de bağımsızlık kazanan ülke, 2005 seçimlerindeki usulsüzlüklerin ardından geniş çaplı halk hareketlerine sahne olmuş, Cumhurbaşkanı Akayev ülkeyi terk etmişti. Beş yıl sonra Kırgız halkı, yolsuzluk ve rüşvet iddiaları nedeniyle ayaklanmış, bu kez Bakiyev ülkeden kaçmıştı.

MISIR'DA GERİ DÖNÜŞ ÇOK ZOR
Başbakan'ın dış politikayla ilgili kurmayları gelişmeleri dikkatle izliyor. Ortak kanaatleri, Mısır'ın demokratikleşmeye mecbur olduğu yolunda. Geri dönülmez noktanın geçildiği düşünülüyor. Mübarek'in mevcut konumunu uzun süre koruması artık beklenmiyor. Herkesin dileği, 'kan dökülmesin, Mısır halkı zarar görmesin'.
Bişkek'te otellere yerleştiğimizde saatler gece yarısını bulmuştu. Lobide AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ve Başbakan'ın danışman kadrosuyla bir süre oturdum. Heyet listesinde adını görmüştüm, SPK Başkanı Vedat Akgiray da oradaydı. Çok ilginç bir Türk-Rus mücadelesi yaşanmış. Başkan Akgiray'dan dinledim.

TÜRK-RUS BORSA SAVAŞI
Meğer bizim SPK, Kırgız borsasının yüzde 24'üne sahipmiş. 'Nasıl oldu?' diye sordum. Başkan, 'İki ayrı borsa vardı, Ruslar ayak oyunuyla hakim olmak istediler. Biz de mücadele ettik, direndik. O borsa kapandı, anonim şirket olan ve ortak olduğumuz borsayla yola devam ediliyor' yanıtını verdi. Başkan, şimdi Kazakistan borsası için çalışma yürüttüklerini ve onun çok daha büyük ölçekli bir iş olacağını anlattı.

BARIŞ YAPICI TÜRKİYE
Dedim ya, lobideki grupta Ömer Çelik vardı, dışişlerden sorumlu... Mısır işini nasıl görüyor, merak ettim. Davutoğlu'nun 'düzen kurucu' iddiası için 'Evet, Türkiye barış yapıcı bir rol oynuyor' görüşünü dile getirdi. Sonra ekledi:
'En büyük ihraç ürünümüz istikrar.' Çelik, Erdoğan'ın Obama gibi küresel liderlerle olduğu gibi Katar, Suriye ve Suudi Arabistan gibi bölgesel temaslarla da Tunus-Mısır-Cezayir hattındaki gelişmeleri yakından izlediğini anlattı.

ERDOĞAN PAZAR GÜNÜ SURİYE'YE GİDİYOR
Lobideki sohbetimizde Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörü İbrahim Kalın Hoca da vardı. O da akademisyen gözlüğüyle çok çarpıcı bir yorum getirdi: 'Bu olup bitenler, Arap sokaklarındaki bilinç ve farkındalığı gösterdiği gibi, Arap milletleriyle ilgili dolaşıma sunulan negatif algılamaların ne kadar yanlış olduğunu tüm dünyaya ispat ediyor. Evrensel değerlere olan özlemlerinin ne denli güçlü olduğunu da...'

Bu arada Erdoğan'ın, cumartesi günü büyük bir eyleme hazırlanan Suriye'ye, pazar günü gideceğini öğrendim. Erdoğan, 'Biz de reform yapacağız' diyen Esad'la görüşecek ve baraj açılışına katılacak.

Yazının bu bölümünü bitirdiğimde burada, sınır komşusu Çin olan Kırgızistan'da saatler 02.00'yi geçmişti. Odadaki televizyonda NTV yayını vardı ve Mısır tartışılıyordu.
Uyandığımızda, Erdoğan Bişkek'te neredeyse sabaha kadar Mısır ile ilgili olayları takip ettiğini söyledi. Mübarek'in mesajlarının yeterli olmadığını açık açık tekrarlaması hayli çarpıcıydı.

Gündem her yerde Mısır. Normal, 25-30 yıllık diktatörlerin tahtı sallanıyor, ne olup bittiğini Ömer Çelik, 'Bir çağdan diğerine geçiliyor' diye özetliyordu.

<p>Özel harekat polislerinden oluşan Taktik Su Altı Operasyon Grup Amirliği, su altı ve üstünden düz

Suyun altında da 'özel harekat'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı