• $7,3794
  • €8,977
  • 442.359
  • 1548.04
18 Ocak 2011 Salı

Liberallerle AKP'nin arasına kim girdi?

Kurulduğu günden bu yana hükümete destek veren liberal kalemler, son zamanlarda sadece yazılarıyla değil, bulundukları her zemindeki eleştirileriyle dikkat çekiyorlar.
Başbakan Erdoğan'ın son tartışmalardaki tutumunu yanlış bulduklarını bazen bakanların yanında, bazen de iç kabine dediğimiz danışman ekibin yanında vurguluyorlar. 

İktidarlarla ya da herhangi bir siyasal oluşumla liberal kanat ilişkisi doğal olarak inişli çıkışlıdır. Gerçi bizde sekiz yıldır küçük istisnalar haricinde iniş yaşanmadı ama neyse...

KIRILMA YAŞANIYOR
Bu kez daha farklı bir tablo ile karşı karşıyayız. İki taraf da geri adım atmaya niyetli değil gibi. Başbakan Erdoğan kendisiyle ilgili gerçekten çok ağır yazı yazan Ahmet Altan aleyhine dava açtı. Başyazarlığını Mehmet Altan'ın yaptığı Star gazetesinde de Ahmet Altan hakkında yine çok sert bir yazı yayımlandı. Hafta sonunda Radikal 2'deki Ahmet İnsel'den Baskın Oran'a kadar hemen bütün yazarlar Başbakan Erdoğan'la ilgili eleştiri dozu yüksek yazılar kaleme aldılar.

Ne olduğuna bakmak lazım...
İlginç bir kırılma yaşanıyor.

Yakın dönem siyasi gelişmeleri içinde kayda değer bir olay...
Güncel gelişmeleri bir yana bırakıyorum. Heykel, alkol, dizi ve benzeri tartışmaları...
Bir kere Erdoğan'ın söylemi eleştiriler için uygun zemin yaratıyor, o kesin.
Ancak daha yapısal bir farklılık hissediliyor.
Bence liberallerle AKP hükümetinin arasına CHP girdi.
'Nasıl yani?' diyenleri duyar gibiyim, anlatmaya çalışayım.
Türkiye'nin liberalleri derken, ağırlıklı olarak sol düşünürleri kastediyoruz değil mi?
Referandumda 'evet' derler ama birinci tercihleri aslında AKP değildir.
Bugüne dek hükümete desteklerinin arkasında AKP'nin değişimci, özgürlükçü, sivil, demokrat özellikleri yatıyordu. AKP'nin sol partilerin argümanlarını kullanması, sosyal demokrat ilkeleri savunması, liberallerin hoşuna gidiyordu. İktidarda olmasına rağmen statüko karşıtlığını üstlenmesinden etkileniyorlar ve onu cesaretlendirmek istiyorlardı. Bir çeşit ittifak kurulmuştu.
Üstelik AKP bu özellikleriyle alternatifsizdi.
Ama şimdi rüzgar tersten esmeye başladı.
Artık kendilerini alternatifsiz hissetmiyorlar.
Konu, CHP'deki lider değişimi...
Baykal'ın yerine Kılıçdaroğlu'nun gelişi bence alt zemindeki en önemli faktör.

CHP'DE NELER DEĞİŞTİ?
 Ana muhalefet bu kez 'istikrar değil değişim' diyor. Korku değil de umut aşılamaya çalışıyor. Geçmiş yerine geleceğe atıfta bulunuyor. Sağ değil, sol söylemlere başvuruyor. Yine Cumhuriyet diyor ama demokratik cumhuriyet vurgusu yapıyor. İşçi haklarından bahsediyor, sendikalara gidiyor, madene iniyor.
Elbette henüz ürkek, hatta biraz korkak davranıyor. Kürt politikasında, Alevi açılımında iddialı sözler söyleyemiyor. Toplumsal sorunlarda ayağı yere basan projeler dillendiremiyor. Ama çalışkanlıkta bir numaralı rakibi Erdoğan'dan, gündem belirlemede AKP'den geri kalmıyor. İktidarı boyunca çok ciddi reformlara imza atan AKP, ilk defa kendisinden daha fazla özgürlük talep eden bir muhalefet tarafından köşeye sıkıştırılıyor. Alevi açılımından sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik talepler konusunda 'Devrim Yasaları'nın engel olduğu mazeretini dile getiriyor, düşünebiliyor musunuz!
Yasakçı da değil, AB karşıtı da... Yani artık siyaset arenasında AKP'yi yalnız, liberalleri alternatifsiz bırakmıyor. Şahsen, 'aman ne güzel liberallerle AKP'nin arası bozuldu' diye sevinçle ellerini ovuşturanlardan değilim. Ancak Türk siyasetinin ve entelijansiyasının kendilerine 'liberal faşistler' denilecek kadar angaje olmasının yarattığı garabetin bitmesini de 'hayırlı' bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim. Rekabet her zaman iyidir. Erdoğan'ı bundan sonra aşırılıklardan koruyacak olan işte liberallerin bu tutumu olacaktır.

Evet, protestolar organizeydi
Seyrantepe'dekİ stat açılışında yaşananlar centilmenliğe de kadirşinaslığa da aykırıydı, yakışmadı. Bir kere Galatasaray'ın kendi imkanlarıyla yapamadığı bir stat tamamıyla Başbakan'ın bütün ağırlığını koyması sonucu tamamlanabildi. Hakkını vermek lazım. Bu bakımdan protestoyu değil, alkışı hak ediyordu. Başbakan dün 'protestolar organizeydi' derken haklı. Açılış günü öğlen saat 2.00'de haber toplantımızda spordan sorumlu arkadaşlarımız gündemlerini anlatırken, 'Seyrantepe açılışını izliyoruz. Başbakan Erdoğan'ın protesto edileceği haberlerini aldık' bilgisini verdiler. Yani daha açılışa en az beş saat kala biz haberdardık.

<p>Fiziksel şiddetin kadının bedeni üzerinde geçici ve kalıcı hasarlar bıraktığının altını çizen Der

Kadına şiddete dur de!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kırıkkale'de polis merkezi önünde silahlı kavga: 1 yaralı

Beş asırlık Tarihi Maraş Çarşısı'nın dış cephesi yenileniyor