• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
31 Mayıs 2011 Salı

Kürt sorunu nasıl çözülür?

Bir süre önce devletin zirvesindeki isimlerden biriyle sohbet ediyorduk. Yurtdışı seyahatinden dönüyorduk. Dört gazeteciydik. 'Türkiye'nin geleceğinden umutlu musunuz?' diye sordum. Duraksayınca teybi kapattım ve 'Ülkenin önünde engel mi var?' dedim.
'Umutluyum ama biraz da Kürt sorununa bağlı' yanıtını verdi. Üniter yapıya sadık kalarak bu meseleyi çözmemiz halinde ülkemizin çok büyüyeceğini söyledi. Ardından ekledi:
'Ama maalesef özellikle Kürt siyasetine yön verenler bu bilinçle hareket etmiyor. Demokratik haklar noktasında çözüm bulundukça, talepler birbiri ardına geliyor. Bu ülkenin hak etmediği tartışmalara kadar işi vardırıyorlar.'
Gerek hükümetin, gerekse devlet kurumlarının son dönemdeki politika değişikliğinde bu psikoloji etkili oldu. Bitmez talepler, üniter yapıyı hiçe sayan gelecek projeksiyonları...
Frene basıldığı doğru, arkasında işte böyle bir rahatsızlık yatıyor.
Hafta başında CNN Türk'te Medya Mahallesi'nde konuşurken, Ayşenur Arslan her zamanki gibi detaycı zekasıyla tuzak bir soru yöneltti: 'Hep bölücü terör örgütü diyorsun, bilinçli bir tercih mi, lafın gelişi mi?' Uzunca bir zamandır derin bir üzüntüyle PKK-BDP çizgisinin ayrılıkçı bakışa takılıp kaldığını düşünüyorum. Neyse ki son zamanlarda başta Selahattin Demirtaş olmak üzere aksi yönde mesajlar veriyorlar. Buna da gönülden inanmak istiyorum.
HİZMETLERİN HİÇ ÖNEMİ YOK MU?
Başbakan Erdoğan'ın buruk olduğunu biliyorum. Bölgeye yapılan hizmetlerin görülmediğinden ve takdir edilmediğinden dolayı üzülüyor. 'Geri adım attı' eleştirilerinden rahatsız. Bir yönüyle haklı.
AKŞAM Gazetesi'nde, kısa süre önce 8 gün boyunca Tunceli'den Diyarbakır'a kadar gerçekleşen yatırımları işleyen bir dizimiz olmuştu. Ben de Tunceli, Siirt ve Elazığ'a gitmiştim. Devlet, kıt imkanlarını cömertçe seferber ederek o bölge insanımızın hizmetine yollar, hastaneler, barajlar yapıyor. Yerinde görünce etkilenmemek imkansız. Olayın bir boyutu da bu.
Can alıcı konuya dönelim...
Kürt sorunu nasıl çözülecek?
Öncelikle PKK'nın bölgedeki vatandaşlarımız üzerindeki baskısı ortadan kalkmalı. Ve muhakkak BDP üzerindeki belirleyiciliği de... Aksi halde çözüm imkansız. PKK barışçıl formüle 'evet' demez. PKK'yı kullanmak isteyen uluslararası güçler buna geçit vermez.  Bu, eşyanın tabiatına aykırı...
'PKK ile uzlaşmaktan' bahsedenler var, olamaz. Mümkün değil. Devlet ve hükümet doğrudan vatandaşımızı muhatap almalı, aracısız... BDP içinde başta Demirtaş olmak üzere sıkı siyasetçiler var. Yeter ki bu isimler üzerinde PKK baskısı olmasın. 
Ben yine de iyimserim. Denklemin olumlu yönde gelişmekte olduğu düşüncesindeyim.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin açılım politikası doğruydu. Yeni CHP'nin pozisyonu da aslında siyasal düzlemde bir konsensüsü açıklıyor. Yeni dönemde AKP ve CHP bu anlamda işbirliği yapacaktır.
Yani, devlet ve sisteme egemen siyasi partiler 'insani olarak bu sorunun çözümünde' bir mutabakata varmış durumdalar.
SEÇİM SONRASI ÇOK ŞEY DEĞİŞİR
AKP'nin bu dönemdeki farklı duruşunun seçime endeksli olduğu inancındayım. 13 Haziran günü, Başbakan çözüm odaklı bir bakışla tekrar balkondan mesajını verecektir.
İyi de bir de elinde silah, dağdaki teröristler var...
İşte asıl mesele onların nasıl dağdan indirileceği...
Sanırım en çok buna kafa yoruluyor.
Kürt sorunu Türkiye Cumhuriyeti lehine çözülecek, bütün kalbimle inanıyorum.
Bölünme akla ziyan bir tartışmadır ve her iki tarafa da zarar verir. Oysa bütünlük içinde bulunacak çözüm Türk ve Kürt kardeşliğine hizmet edeceği gibi kazan kazan formülüdür.
Sürdürülebilir ve kalıcı bir istikrar yolunda BDP'ye iş düşüyor. Ne yazık ki PKK baskısı nedeniyle bu mutabakat paktında onlar yer almak istemiyorlar. Profesör Halil Berktay'ın iki gündür yayınladığımız röportajındaki sözlerini herkes dikkatle okumalı.
Aydınların ve medyanın rolü son derece önemli. Barış dili hakim olmalı. Bir yandan teröre prim vermeden, örgüt propagandası yapmadan ama diğer yandan bütün aktörlerin görüşlerini aktararak sağlıklı tartışma zemini yaratılmalıdır. Kulakları birbirine kapalı insanlar birbirini nasıl duyacak? Yumrukları sıkılı taraflar nasıl tokalaşacak?
Seçim çok yakın. Oyuncuların rolleri değişti. Anayasa değişikliği kapıda. Türkiye Cumhuriyeti'ni güçlendirecek bir formül, sanıldığından daha kolay ama basiret lazım.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Balıkçıların buz tutan nehirdeki zorlu mücadelesi

Ölümsüzlük mantarı olarak biliniyor! Türkiye'de üretilmeye başlandı